Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlığı kirletmek bu kadar kolaydı işte, domino taşları gibi birbirine çarpan, çarptıkça yıkılarak devam eden bireylerin makus kaderiydi bu. Biri de çıkıp "Hayır ben yıkılmayacağım," diye direnmiyordu. Başkalarının tesirinde kalıp yıkılmaya ne kadar da meyilliydik. Başkalarının hayatlarında yangınlar çıkararak ilerliyorduk. Hiçbir kalp bizim için önemli değil, hiçbir yürek bize yuva değildi. Çünkü insandık. Ya acı çekmeli ya da acı çektirmeliydik. Çünkü ortası yoktu bizim hikayelerimizin.
İnsanlar düşünce çığlık yerine kahkaha atıyor artık Seyla. İyi ve kötü arasındaki ayrımı kaldırarak insana düştüğünü unutturdular. Çığlığını elinden aldılar. İradesini yuttular. Kof bir kahkaha bıraktılar. Düşen insan, kahkaha atarsa onu kaldırmaya kimse gelmez.
İçimizde bir şey var Seyla, düşmek gibi bir şey. Onun sancısıyla çığlık atıyoruz ama kahkahalardan duyulmuyor.
insanlar uzun uzun ölür, ara sıra dirilirlerdi. Her insan kainattan başka bir nefesi çalarak, Azrail'i selamlayıp, ağzında kefen tadı bir hikaye ile usulca ölümden sıvışarak yaşamaya başlardı.