İç Bir Şey

·
Okunma
·
Beğeni
·
798
Gösterim
Adı:
İç Bir Şey
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
978 6053262589
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Ayşegül Genç, İç Bir Şey romanı ile okurlarına savaş, sanat ve sorumluluk üzerine iç burkan, hırpalayan bir kurgu oyunu sunuyor. Empati ve içselleştirmenin ötesinde bir hâlin, derin içerlemenin ürünü olarak kabul edebileceğimiz bu roman, özgün anlatım tarzı ve yazarın kendine has üslubu ile insanın içinde olan ama insana ait olmayan o şeyin peşine düşüyor. Hem için karanlığında, hem de karanlığın içinde; Aksak, Keçisakal ve Seyla'nın ayak sesleri ile...
160 syf.
·3 günde
Hani biraz moraliniz bozuktur, sorarlar size neyiniz var diye siz de hiçbir şeyim yok dersiniz. Bu kitabı ilk gördüğüm anda soruya hiçbir şeyim yok değil de iç bir şey yok demişim gibi hissettim hep. İçimde bir şeyler var, belki de çok şey var içimde ama şimdi söyleyemeyecek kadar da yorgunum. Biz yani İçinde Bir Şey Olan Yazarlar Topluluğu olarak kısaca İÇBİRŞEY olarak çok şey biriktirdik içimizde, kitaplar biriktirdik, şiirler biriktirdik, umut biriktirdik ve küçücük bir kız çocuğunu büyütmek istedik ama sonrası yok işte çocuk belki öldü, belki yaşadı. Belki onu yaşatan kişi öldü belki de onu yaşatan insanlarla bir araya geldi. Belki modern dünyanın baş aktörleri kazandı belki debir çocuğun ölümünü merhametinden dolayı isteyen kazandı.

Kim bilebilir ki bir kitabın sonunda ne olduğunu? Hangimiz anlayabiliriz ki bir insanın içinden geçenleri? Nasılsın diye sorduğunuz bir insan iyiyim derse hiç koşulsuz inanır mısınız? Ben inanmam. O zaman bir kitabın sonuna da söylediklerine de inanmak saçma olur.

En iyisi mi biz bu kitabı sadece içinde geçen cümleler için okuyalım. Böylesine güzel bir roman nasıl yazılmış, karakterler nasıl ahenkle yerine oturmuş onu görelim diye okuyalım. Ayşegül Genç Hanımefendi'nin kendine has bu üslubu beni oldukça etkiledi. Cümleler oldukça sarsıcı ve bağlayıcıydı. Kesinlikle okunulası bir kitap.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Söze 'ya sen nasıl muhteşem bir kitapsın' diye başlamak istiyorum. Ben Ayşegül Genç'in kitaplarını beğeniyorum ve bana çok şey kattıklarını düşünüyorum. Karakterlerinin kafa yapısını seviyorum. Kurulan cümleleri. Değinilen mevzuları. Benim gündemimde olan ve çoğu kitapta bulamadığım şeyler.
Bilmiyorum, bir kitap niye çok beğenilir?
İçinde hiç bilmediğin bir şey bulduğun için mi?
Yoksa içinde kendine benzeyen bişeyler bulduğun için mi? Bu hususu ayrıca düşüneceğim.
Kitaba gelirsek; güzel.
Kitabın adı iç bir şey manasında bir iç birşey değil. Bir kuruluşun kısaltılmış adı. Konuya hafif değinelim.
Kör bir şair. Adını hiç öğrenemedimiz işgal altında olan olan bir ülkede bir bodrum katta yaşamaya çalışıyor. Seyla. Seyla var. 17 yaşında bir kız. Kendisini hiç göremiyoruz. Sadece şairin onu bir bombardımanda kaybettikten sonra geri dönmesini beklerken, geçmişi hatırlamasıyla onun hakkında bilgi sahibi oluyoruz.
Kitap iki koldan ilerliyor. İkinci kol Seyla hakkında yazara yazılmış bir bölüm. İç bir şey yazarları tarafından. Ne için bunu yaptıklarını söylersem çok içeriğinden bahsetmiş olurmuş ki bunu, bu muhteşem kurguyu kitaptan okumanızı öneririm.
Şu kadar diyeyim. Ben bundan önce hiç bir kitapta, kitabı yazan yazara yazı yazan bir karakter yazdığını görmemiştim. Cümleye bakın. İşte böyle bir kitap. Ben beğeniyorum ve tavsiye ediyorum.
160 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Canım Seyla ,

Sen benim için savaşların ortasında zalimlere inat büyümeye çalışan bir hanımeli dalısın. Varlığın hem Keçisakal hem de benim için şiirden farksız . Hikayeni aldım omuzlarıma kaldırdım . Görüyorsun ya küçüğüm sana fazlasıyla bağlandım . Bunca laf kalabalığım o yüzden .

Kitabın zarif öyküsü okudukça insanın kalbini ağrıtıyor . Dünyanın başka bir yüzünü açığa çıkarıyor . Yaralardan ve yarınlardan bahsediyor. Bir gün yolunuzun Seyla'ya düşmesini ümit ederim . Hikayesinin ömür boyu sizinle devam edeceğinden emin olabilirsiniz .

29 Recep / Salı
13.43
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Varlığın bize güç, merhamet, sabır, korku... Pek çok duyguyu verecekti Seyla. Keçisakal seni beklerken, bizler seni beklerken, İÇBİRŞEY yazarlarından bazısı seni beklerken bunca zamandan sonra gelmek niye? Keçisakal seni çok bekledi, biz seni çok bekledik Seyla. Çivilerden biri girip biri çıktı tahtalara. Tahtalar delindi, çiviler yetmedi. Keçisakal ve biz bir ümit seni bekledik. Kitaplarına baktık tekrar tekrar. Seni hatırladık. Ne zaman geleceğini tartıştık. O bodrumu senin dönme ihtimaline karşı terk etmedik. Dönmemek niye Seyla? Keçisakal bir şiir daha yazdı ardından. Elinden aldılar onun şiirini. Keçisakal senin yokluğundan yaş aldı, senin gelmediğin günler eklendi saçlarının beyazına.
Kalbi kırık kırlangıç bile dayanamadı nihayetinde. Aksak bile dayanamadı. Yağmur yağıyor Seyla. Ayaklarımız yerden kesiliyor. Bir yeryüzünden kesiliyoruz Seyla. Korkarım ki sen geldiğinde biz gitmiş olacağız. Dönme sakın Seyla. Keçisakal' ın yokluğuna, delinmiş kitaplara, sana yazılan son şiire sakın dönme...
160 syf.
·8/10
Sevgili yazarın okuduğum ikinci eseri. Değeri ne kadar biliniyor şu günlerde bilmiyorum fakat kesinlikle adını Türk Edebiyat tarihine yazdıracak bir kalemi var. Roman yerini bilmediğimiz bir savaş yerinde geçiyor. Kör bir şair ve sadece yaşını bildiğimiz genç bir kızın dostluk hikayesi diyelim. Alışılmadık bir biçimde ara ara hikayeyi bölüp yazarlığın hatta insanlığın savaşa ve insanlara bakış açısıyla ilgili derslerde veriyor. Kalbinizi şöyle bir yokluyor desem yanılmış olmam. Zira benim kalbimi çoğu kez mahcup etti. Kalemine sağlık.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap insanı tokatlamayı, sendeletmeyi ve durdurmayı başarabiliyor. Özellikle 'durma'nın altını çizmek istiyorum, her şeyi tüketip harcadığımız, 'hız'dan aklımızın allak bullak olduğu bir dönemde durmak çok kıymetleşiyor.
Kitap iki farklı koldan ilerliyor, belki de üç. Normalde insana epey karışık gelen bu işi de yazarımız çok ustaca birbiriyle özdeşleştirmeyi başarmış. Aynı anda hem karakterlere söz verip, karakterleri yazan yazara da söz vermeyi başarmış, çok ilgi çekici.
Kitabın konusuna gelirsek; savaş desek değil, yoksulluk yahut yoksunluk desek değil, olsa olsa belki bizim normalde üstünden bakıp geçebileceğimiz her şey diyebiliriz. Biz unutkan varlıklarız ancak bazı şeyleri ara sıra hatırlamakta fayda var.
Feyzli okumalar diliyorum, esselam
160 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Karakter incelemesi:
Kitapta birçok karakter arasında Aksak ilgimi çekti. Aksak adlı karakter insanlardan nefret ederken yalnızca kuşları severken onun aslında gönlünün ne denli temiz olduğunu farkettim. Sonra yazar ile buluşmalar yaptığımızda bize Aksak kişinin okuyucular olduğunu söylemesi sonucunda fazlasıyla üzüldüm. Çünkü Aksak yalnızca kitapları sırtında taşıyordu.
Aksağın gökyüzüne bakıp "hep öylece uçup giderler mi? Göçmen kuşların hepsi öylece zayi olmadan giderler mi? Pat diye yere düşmezler mi yere lan!" diyerek kuşlara akıl sır erdirememesi ve yazarın diğer hikayede uzak diyarlara gitmek için havalanan kırlangıçın kendi dibine düşüp ölüşünü yazması Seyla karakterinin niçin ölmesi gerektiğinin cevabı oluyor bende.
160 syf.
·Puan vermedi
"Yalnızlığı altın kafese koymuşlar lan. Ne demiş biliyon mu? Ne demiş. Ben zaten altın kafesim. Beni bana koyamazsınız demiş. Hah hah ha."

Kitabı okurken hem savaşın soğukluğunu hem de benim savaşa dair buz tutmuş kalbimi hissettim. Abartılı gelebilir söylediklerim ama okuduğunuzda bu kadar bile kötü hissetmeyecekseniz okumayın zaten. Ama yazarın dediği gibi okuyucu olarak kitabı bırakıp hayatın normal akışına kendimi kolayca bırakabiliyorum. İnsanoğlu olarak fazla mı şeyiz?
İnsanlar nerede bir yalnız görseler onun birini beklediğini düşünürdü. Oysa bekleyenler, yalnız değillerdir. Asıl yalnızlar bekleyecek kimsesi olmayanlardır.
Bu kitap bizi neden endişelendiriyor biliyor musun Seyla?
Keçisakal bir şair ve seni sonsuza dek bekleyebilir. Ve bizi de bu bekleyişin içine çekebilir. Oysa biz kimseyi bekleyemeyecek kadar yorgunuz Seyla.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İç Bir Şey
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
978 6053262589
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Ayşegül Genç, İç Bir Şey romanı ile okurlarına savaş, sanat ve sorumluluk üzerine iç burkan, hırpalayan bir kurgu oyunu sunuyor. Empati ve içselleştirmenin ötesinde bir hâlin, derin içerlemenin ürünü olarak kabul edebileceğimiz bu roman, özgün anlatım tarzı ve yazarın kendine has üslubu ile insanın içinde olan ama insana ait olmayan o şeyin peşine düşüyor. Hem için karanlığında, hem de karanlığın içinde; Aksak, Keçisakal ve Seyla'nın ayak sesleri ile...

Kitabı okuyanlar 61 okur

  • Bahar Gok Barman
  • Dilruبa
  • ahsen
  • Gönül
  • muhammed hüseyin güneş
  • Orkun
  • Fatma Nur
  • Zehra Yenen
  • Ravda Yıldırım
  • Phantom

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.3 (13)
9
%23.3 (7)
8
%23.3 (7)
7
%6.7 (2)
6
%3.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0