Günebakanlar hep acı çekerdi. Güneşe âşıklardı ve sürekli o nereye giderse oraya çevirirlerdi yüzlerini. Sadece izleyebilirlerdi onu, ulaşamazlardı, engelleri vardı. Güneşin de umrunda değildi bu gerçek. O kendi döngüsünü devam ettirir, varlığına muhtaç bu çiçekleri umursamazdı. Oysa günebakanlar yaralıydı, âşıktı. Güneş gözlerinin önünden kaybolduğunda solarlardı.
Bazı aşklar zamanla küllenmek yerine, her geçen gün üstlerine serpilen özlem tozuyla alev almaya devam ederdi.Çekilen acı bile buna engel olmayı başaramıyordu.