Ahmet Ümit’in Bab-ı Esrar kitabını çok beğendim. Tasavvuf ile polisiye unsurlarını akıcı bir şekilde harmanlayarak güçlü bir roman ortaya koymuş.
Kahramanımız Karen, çözmeye çalıştığı bir yangın vakası için Konya’ya gelir. Bu yolculuk, geçmişte babasının onu neden terk ettiğine dair izleri de yeniden karşısına çıkarır. Konya’da Mevlana–Şems ilişkisi ve tasavvufun anlatıldığı bölümler, Karen’in kendi içsel yolculuğu ile birleşerek ona bambaşka bir perspektif sunar. İç huzursuzluğunun kaynağını çözmeye çalışan Karen, hem olayların gizemini hem de kendi geçmişini anlamlandırmaya uğraşır.