"Üzerimde yine mavi bir elbise vardı."
" Üzerinde yine mavi bir elbise vardı."
"Bana bir dans borcun var,"dedim.
"Kimin borcu o tartışılır,"dedi.
"Kiminse kimin,"diye mırıldandım.
"Şimdi ödeme zamanı."
Bir diyarın kaderini değiştirebilecek, tüm dengeleri altüst edebilecek bir lord ve vâris.
Ateş ve Suyun savaşı beklenendi ama birbirlerini sevecekler diye bir diyarın ödü kopuyordu.
"Peri masalı gibi diye düşünmüştüm,", dedim içimi çekerek.
"Masal gibi."
Ben de masallara kandım.
"Sümüklü su perisi," dedi dudaklarını saçlarımın üzerinde bastırarakd. "Ağlama."
"Burnum akarsa belki bir daha dudağımın üstüne üflemezsin!"
Bana hep bu şekilde unutturmuştu bir şeyleri. Kendini tutamamış olmalıydı. Tüm olanlara kim bu kadar dayanabilirdi ki?
"Sahneler, konuşulanlar,hareketler unutulur Ateş Lordu, hisler unutulmaz."
"Ejderhalar buz tutmaz, ateşten yaratılmışlardır."
"Lütfen," dedim kırgın bir şekilde. "Geri istiyorum."
"Yolu göstereceğine söz verdin. İşte şimdi yolu kaybettim."
"Yıldızlara güven," diye mırıldandım.
"En karanlık zamanlarda bile."
"Umarım yıldızlar istediğin şekilde parlar." diye gülümsedi.
Daren elini uzattı, elini tuttum. Beni iyice kollarının arasına çekti.
"Bir, iki,yıldız..." diye mırıldandım ve bir kitabın kapağını daha gökyüzüne bakarak kapattık.
Yanına oturup omzuna vurdum. "Yolunu mu kaybettin Gece Yarısı Lordu?" Hem sözlerim hem temasım onu güldürdü.
"Neden ateş değil de gece yarısı lordu?" diye sordu çok meraklı müze müdürü.
"Çünkü gece yarısı gökyüzünündür," diye mırıldandım.