Bazı insanlar başkalarının kendilerini kurtarmasına o kadar alışkınlardır ki, kendi iyiliklerinin başkalarının sorunu olduğunu düşünmeye başlarlar. Birileri tarafından kurtarılmadıkları zaman, kendilerini terk edilmiş ve sevgiden mahrum bırakılmış hisseder, yaşamlarının sorumluluğunu üstlenmeyi reddederler.
Hayatımızda hayır cevabını duymaya dayanamadığımız birisi varsa, hayatımızın kontrolünü onun ellerine bırakmışız demektir. Tek yapmaları gereken bizi hayatımızdan çıkmakla tehdit etmeleridir, biz de onlara boyun eğeriz.
Birbirimize kesinlikle ihtiyacımız var, ama hiç kimse yeri doldurulamaz değildir. Belirli bir kişiyle yaşanan bir çatışma bizi umutsuzluğa sürükleyebilir, ama bunun nedeni o kişiyi çok yüksek bir yere koymamız olabilir. Bir başkasını asla dünyadaki tüm iyiliklerin kaynağı olarak görmemeliyiz. Bu bizim hem ruhsal ve duygusal özgürlüğümüzü incitir, hem de gelişimimizi engeller.