Buse profil resmi
Buse kapak resmi
*Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe..
*Şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsali şahsiyetidir.

-Uzaylılar artık beni kaçırın.
174 okur puanı
13 Kas 2017 tarihinde katıldı.
*Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe..
*Şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsali şahsiyetidir.

-Uzaylılar artık beni kaçırın.
174 okur puanı
13 Kas 2017 tarihinde katıldı.
  • 248 syf.
    Vize sınavında sorumlu olduğumuz o harikulade kitap..
    Uzun süre elimde kaldı. İlk 5 bölümünü okuduktan sonra yarım bırakmıştım. Hem çılgınca merak ediyordum hem de olağanüstü bir güç beni geri itiyordu. Gün içinde gözümün önüne gelen kapak fotoğrafı cadde üstündeki baloncudan bile çekinir hale getirmişti..
    Kitap akıcı mı değildi? Kesinlikle değil, kitap okumayı sevmiyor muydum?
    Bu da değil..
    İşte kitap tam da bundan bahsediyor: "Dış Motivasyon"
    "Bir çocuk bir işi isteyerek yapıyorsa ve ona ödül verilirse o çocuk o işten soğur. Çünkü ödül çocuğun davranışını kontrol eden bir mekanizmadır.
    Ödüllü iş yapan çocuk kontrol edilmiş hisseder.
    Ayrıca ödül çocuğun sorumluluk bilincini öldürür ve muhakeme becerisini köreltir."

    Kitabın 1.kısmında Ödülün kısa sürede nasıl işlere yaradığı, uzun vadede çocuğu nelerden uzaklaştırdığı ve sonrasında nasıl bir etki bıraktığı yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla desteklenerek anlatılıyor.
    2. Yani: Sonuç kısmında ödül kullanmak yerine neler yapılabileğinden bahsediyor.

    Düşünüyorum da ne çok uzaklaştırılmışız "Ben" olmaktan.. Duygularımızı ifade edecek cümleler kurmak yerine ortamın ağzını burnunu kırıp, kalbimizi de ezerek geçip gidiyoruz oradan.
    Bunun da sebebi çocukluğumuzda etkili bir dille karşılaşmamış olmamız. Problem çözme becerisinden uzak yetişkinler ve durumu geçiştirmelik yöntemler.(Tabi bunları yazarken aramızdaki o birkaç şanslı insandan bahsetmiyorum.)
    Ödülü bu konuya da bağlayan Bolat, çocukla ilişki kurmak için de önerilerde bulunuyor.
    Hâsılı: kitabı okumak için Anne-baba,eğitimci vs. olmak gerekmiyor. Hepimiz çocukla iletişim halindeyiz onların dilini anlayarak yaklaşmamız gerekiyor..

    Sınavdan sonra açıp en baştan okudum çok da hızlı bitti.
    Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
  • 86 syf.
    "İlk defa içimin öldüğünün tam olarak o sırada farkına vardım."
    Belki de bir çoğumuzun ortak sorunu..
    kendi özdeğerimizi fark edemediğimizden her şeyden soyut, mutsuz ve ilgisiz yaşıyoruz. Belki yanlış yerdeyiz, belki yanlış zamandayız.. bir şekilde sevmiyoruz bu hayatı.
    "Her kahkahadaki yorgunluk ; her düşteki hayal kırıklığı" şartlar değişmedikçe yaşamımızın sonuna kadar devam edecek gibi... hikâyenin sonuna geldiğimde 10 dakika kadar bakıp kaldım kitaba.
    Zweig: "İçindeki insanı anlayan kişi , tüm insanlığı anlayacak" diye sonlandırmıştı hikâyeyi. Etkilendiğimi sanıyordum fakat bu his uzun sürmedi. Bir çelişki var sanki. Hikayenin kahramanı, özdeğerini dış faktörlere dayandırmıştı ve bu faktörler de değişken ve güvenilmez olduğu için, özdeğeri de bunlara paralel olarak sarsılacaktı... Tam olarak mutlu olabilmiş miydi??
*Dünya madem fânidir, değmiyor alâka-i kalbe..
*Şahsın üslûb-u beyanı, şahsın timsali şahsiyetidir.

-Uzaylılar artık beni kaçırın.
174 okur puanı
13 Kas 2017 tarihinde katıldı.