“ Bekir candı, Ali kandı, Sedat aşktı....” Hayat, onlar için bir duadan ibaretti. Güçlü olmayı en zorlu yollarda öğrenmiş dev bir çınardı Sedat. Hayatta yorulmuş, aşktan çoktan vazgeçmişti. Yüreğine ördüğü çelik duvarlar arasına saklanmış bir adamdı o. Acılarla atılmış düğümlerin arasında filiz verebilir miydi aşk? Kitap’tan alıntı... Aşk, tutku, sadakat, kavgalar ve sonsuz aşk...
Oysa insan sevdiğine daha çok zarar verirdi. Daha çok kırar, daha çok kavga eder, daha çok incitirdi. Değer verdiğine emek harcardı insan. Kavga etmek de değer vermek değil miydi?