Okumak yalnızca keyif almak, heyecan duymak değildir. Bazen her satırı inceler, aynı Metin içerisinde gidiş gelişler yaparak tekrar okur, başını ili elinin arasına alarak ilerlersin. O bunaltıcı süreç sonunda birden görüş alanın açılır. Uzun mu uzun dağ yolunu tırmandıktan sonra tüm manzarayı görebilir hala gelmek gibi.
Bir kitabı on kez okumuş olandan ziyade, on ayrı kitabı okumuş olanın saygı gördüğü bir dünyada yaşıyoruz. Toplumda önemli olan, ne kadar çok kitap okumuş olduğun gerçeğidir. Bu okumuş olma gerçeği insanları cezbeder, çekim odağı yaratır. Yanlış mı?
Kitaplar senin yerine yaşayacak değil. Kendi ayaklarıyla yürümeyi unutan kitap kurdu, eski bilgilerle şişmiş bir ansiklopedi, birileri gelip açmadıkça hiçbir işe yaramayacak bir antika olabilir ancak.