Bugün bir diktatör iktidar ele gecirdiginde, halkin ülkesini birakip gitmesi o kadar kolay degil. Ama Tas Devrinde insanlar, oylarını genellikle ayaklaryla kullanirlardi.
Peki günün birinde, kralin kizi basina gökyüzü yagindan sürüp Fransa'nin yeni lideri olmak istedigini söyleseydi ne olurdu? Herkes kiza gülerdi.
Derlerdi ki, "Sen Fransa' y| yönetemezsin çünkü bulutlarin üstündeki yüce tanri kizlardan pek hoslanmiyor. Bulutlarin üstündeki yüce tanrı bir erkek, bu yüzden de oglanlar kizlardan daha zeki ve cesur yapmis.Dolayisiyla bir kiz Fransa kralliginı yönetemez. Bunu sadece oglanlar
yapabilir."
Insanlar bu hikâyeye inandigi için kizlarin yönetici olmasina izin vermediler. Aslinda bir sürü seyi yapmalarina izin vermediler.
Bazi insanlar yüce tanrinin cok sevdigini düsündükleri son derece tuhaf şapkalar takar. Bazilar tanrının yemesini yasakladigini düsündükleri lezzetli yiyecekleri yemez. Bazilar dünyanin bir ucundaki insanlarla,
yüce tanrinin öyle istedigini düsündüklerinden kavgaya tutusur. Kimisi
de Yüce tanrinin öyle istedigine inandigindan, devasa binalar yapmak için çok büyük paralar harcar.
Ne kadar saçma olursa olsunlar, hikâyeleri kullanışlı yapan, cok sayida insanin isbirligi yapmasina yardımcı olmalaridir. Binlerce insan ayni hikâyeye inanirsa hepsi aynı kurallar izler, bu da hepsinin etkili bir isbirligi gelistirebilmesi demektir. Birbirlerini tanimasalar bile.