"Ne telaş vardı içimde ne de ölüm korkusu. Ölüm benim için ondan uzak kalmak demekti. Hünkârımdan. Onu bir daha göremeyecek olmamın derin sızısını hissettim içimde."
"Hakikat bizi hayallerimize ne kadar yaklaştırır oysa! Hakikati görmezden gelenler, hayalleriyle büyük bir cehennemin kapılarını aralarlar ne acıdır ki."
"Bir an için hiç olduğumu düşledim. Hiç olmaktan başka yapabileceğim bir şey yoktu şu saatten sonra. Kendimi bu yeni düzende yabancılaşmış, mecbur, çaresiz, derin bir yazgının umutsuz iç sıkıntısıyla sarmalanmış buldum."
"Her geçen güne değil de her gelecek güne bir hayal bağlamayı ne çok isterdim. Zor, çok zor. Nihayet hayalim beraberinde mutluluğu da verecek mi bana?"