Dünyayı kesinlikle kavrayabilmenin tek yolu birliği düşüncede değil, eylemde yaşamaktır. Böylece çelişik mantık bizi şu sonuca götürür:Tanrı sevgisi ne Tanrı'yı düşünceyle tanımak, ne de Tanrı' yı sevdiğini düşünmektir. Tanrı sevgisi, Tanrı'yla bir olacak biçimde yaşama eyleminde ortaya çıkar.
Tanrı adsız olan Bir'dir;bütün doğal olaylar evreninin altında yatan, bütün varlıkların temeli olan birliği gösteren anlatılamaz bir yinelemedir O;Tanrı hakikattir, sevgidir, haktanırlıktır. Tanrı, ben insan olduğum ölçüde Ben'dir.
Birisini sevmek yanlız güçlü bir duyguya kapılmak değildir;bir karardır, bir yargıdır, bir söz vermedir.Sevgi yalnızca duygudan oluşsaydı birbirini ölünceye dek sevmek için söz vermek gerekmezdi. Duygular gelip geçicidir. Eyleme yargı ve karar karışmamışsa o duygunun ölünceye dek süreceğini nasıl bilebiliriz?