Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şeyi sevemez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şeyden anlamaz. Hiçbir şeyden anlamayan insan değersizdir. Oysa anlayan hem sever, hem her şeye karşı duyarlı olur, hem de görür... Bir şeyde ne kadar çok bilgi varsa, o kadar büyük sevgi vardır...
Japon fincanlarımdan biri kırıldığında, bunun aslında hizmetçinin dikkatsizliğinden değil porselenin kıvrımlarında yaşayan şekillerin kaygılarından dolayı gerçekleştiğini hayal ederim. Bu şekillerin ümitsizce intihar etme yolu beni hayrete düşürmüyor açıkçası;biz intihar ederken nasıl silah kullanıyorsak onlar da hizmetçiyi kullanıyorlar.
Mutsuz olduklarından haberleri olmayan bütün bu insanların mutluluğunu görünce üzülüyorum. Ve sırf bu yüzden, hepsini seviyorum. Ah, o sevgili sebzeler!