Fernando Pessoa

Fernando Pessoa

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.5
4.304 Kişi
okuyor-dolu
13,9bin
Okunma
v3_begen_dolu
3.321
Beğeni
goz
120bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Fernando António Nogueira Pessoa
Unvan
Portekizli Şair, Yazar ve Ressam
Doğum
Lizbon, Portekiz, 13 Haziran 1888
Ölüm
Lizbon, Portekiz, 30 Kasım 1935
Yaşamı
Lizbon'da doğdu. Beş yaşındayken, müzik eleştirmeni olan babasını kaybetti. Annesi, Portekiz'in Durban konsolosuyla yeniden evlenince yerleştikleriGüney Afrika'da (1896) tam bir İngiliz eğitimi gördü. 1905'te geri döndüğü Lizbon'da yaşamının sonuna kadar kaldı. Geçimini, İngilizce ve Fransızca iş mektupları yazarak kazandı ve yalnız yaşadı. Portekiz modernizminin öncülerinden olan Pessoa, Milton, Shelley, Keats, Poe, Byron, Whitman, Shakespeare, Baudelaire'den etkilenmiş ve ilk şiirlerini, İngilizce olarak, 1905-1908 yılları arasında yazmıştır. 1912'de, ilk şiirlerini "Portekiz 'Rönesans' " hareketinin yayın organı A Aguia dergisinde yayımladığında, simgeci şiirin ve "saudosismo"nun (geçmişe özlem) etkisi altındaydı. Aynı yıllarda, düzyazı metinler (Fausto, Epithalamium, O Marinheiro, Na Floresta do Alheamento, vd.), eleştiri ve denemeler yazdı. 1913'te, fütürist harekette yer aldı ve Sá-Carneiro ile birlikte Portekiz öncü edebiyatını başlatarak, "paulismo" akımını yarattı. 1914 yılında, her şeyi, olabilecek bütün tarzlarda hissetmek için, kendi içinde gücül olarak bulunan farklı yazar kimliklerini aralarında diyaloğa sokarak, onlara yazı aracılığıyla kurmaca bir gerçeklik kazandırdı. Pessoa'nın farklı yazar kimliklerinin yansıması olan bu kökteş şair ve yazarlar Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis, Bernardo Soares ve Fernando Pessoa'nın kendisidir. Pessoa'nın kendi şiirleri ve kökteş şairleri aracılığıyla yarattığı şiirler Orpheu, Portugal Futurista, Contemporanea, Atena gibi ancak birkaç sayı çıkan dergilerde yayımlandı. "Vatanım Portekiz dilidir" diyen Pessoa ölümünden bir yıl önce, Portekiz tarihinin okültist ve simgeci bir yorumu olan "Mensagem" adlı şiiri yazdı ve Ulusal Propaganda Sekreterliği'nin açtığı yarışmada ödül aldı. Fernando Pessoa 30 Kasım 1935'te, 47 yaşında, Lizbon'da karaciğer hastalığından öldüğünde pek az tanınıyordu. Sağlığında yayımlanan dört kitabından üçü İngilizce'dir: 35 Sonnets (1918), English Poems I-II ve English Poems III (1921). Portekizce kitap olarak yayımlanan tek eseri Mensagem'dir (1934). Dergilerde kalmış birçok şiir, deneme vb. yazıları vardır. Ardında bıraktığı elyazması fragman sayısı 25-27 bin arasındadır. Bütün eserleri 1942'de yayımlanmaya başlanmış ve 26 cilde ulaşmıştır.
kamera
Huzursuzluğun Kitabı
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Anlamaktan Yoruldum
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Başıboş Bir Yolculuktan N...
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Anarşist Banker
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Anarşist Banker - Şeytanı...
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Ophelia'ya Mektuplar
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
680 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Voroluşunun bilincine varmış, var olmaktan yorulmuş,insanlardan uzaklaşıp köşesinde anlaşılmayı beklemiş. O da olmamış, kendini hırpalarcasına yazmış hissettiklerini.Yazdıklarının saçma olduğundan dem vurmuş hep. İnsanlar görmesin diye hepsini sandığının içinde biriktirmiş.En çok delirmekten korkmuş.Hayata değmeden yaşamak istemiş. Kendisiyle ruhu arasındaki mesafeyi ne yaparsa yapsın kapatamamış. Ama ne olacaksa olsun doğudan batıdan saçmalayalım bu hayatı demiş.Kitap tam anlamıyla Huzursuzluğun Kitabı ve bu adam Portekizlilerin (Her ne kadar haberleri olmasa da. :) ) Oğuz Atayı ve bu kitap tutunayamanların kitabı. Tutunamayanlara tavsiyemdir.
kamera
Huzursuzluğun Kitabı
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.9/10 · 6,8bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
ucnokta_yatay-1
680 syf.
·
11 günde
Kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçer miydi?
Şu yeryüzünde düşünen, soran, sorgulayan insanların biricik derdinin ne olduğunu sorsalar “anlamak” derim. Doğrusu her kim olursanız olun düşünüyorsanız yaşamı, doğayı, varoluşu, iyiliği, kötülüğü, sevgiyi, aşkı, yalnızlığı anlamak için sormaya ve sorgulamaya başlıyorsunuz. Sorguladıkça sıkıntılarınız, ıstıraplarınız ve huzursuzluklarınız artıyor. Bu gerçeğe, Portekiz ve dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan
kamera
Fernando Pessoa
’nın “
kamera
Huzursuzluğun Kitabı
”nı okurken bir kez daha şahit oldum.   • • • Zira Pessoa da kitabında, “Anlamak için kendimi yok ettim”  diyor. Gerçekten de yazar, kırk yedi yıllık yaşamında kendini “anlamak” için yirmi yedi bin sayfa kaleme alıyor. Kahramanı Bernardo Soares’in ağzından yaşamın anlamını ve varoluşu sorguluyor. Yalnızlığını, umutlarını, umutsuzluklarını, korkularını, acılarını, inançlarını, mutluluğunu ve mutsuzluğunu bir bir ortaya koyuyor. “Bu hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir” sözünde de ifade ettiği gibi adeta içini dökerek “kendini kendine itiraf” ediyor. Günlükler şeklinde kaleme aldığı yazılarında herhangi bir sansüre tabi tutmadan sizi ruhunun dehlizlerinde, zihninin ve kalbinin arka odalarında dolaştırıyor. • • • Öyle ki “Hayatı bir han olarak tahayyül ediyorum” diyen Pessoa, sizi kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk esnasında öyle veciz sözler söylüyor ki o sözleri günlerce düşünmeden kendinizi alamıyorsunuz.  Yaşama ve insanlara dair sözlerini okudukça bazen umutlanırken, bazen de umutsuzluğa kapılıyorsunuz. Bu yönüyle kitabı okurken kendinizi tam bir gelgitler ve çelişkiler yumağı içerisinde buluyorsunuz. Zaman zaman kışkırtıcı, zaman zaman da tutarsız ve negatif ifadeleri okurken yorgun düşüyorsunuz. Yazarın bazen depresif, bazen de melankolik düşünce dünyası sizi sarsıyor ve sallamaya başlıyor. Onun huzursuzluğuyla sizin de huzursuzluklarınız artıyor. O nedenle bir yanınız kitabı bırakayım artık derken, diğer yanınız da hayır devam etmeliyim diyor. Velhasılı, ne düşünürseniz düşünün kitabı bir kere elinize aldığınızda bir daha bırakamıyorsunuz. • • • Kitap; aforizmaları, soruları, sorgulamaları ve gelgitleriyle bir yönüyle Nietzche’yi, bir yönüyle Camus’u, Sarter’ı, Kundera’yı, bir yönüyle de Atay’ı ve Atılgan’ı çağrıştırıyor. Tüm bu yönleriyle “Huzursuzluğun Kitabı”nı okumayı düşünen okurlar var ise zamanlamayı çok iyi seçmelerinin gerektiğini düşünüyorum. Özellikle zamanlama iyi seçilemediğinde hem kitaba odaklanma güçlüğü yaşanabilir, hem de yazarın ruh haleti insanın huzursuzluğunu artırarak psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilir. Ben bu riskleri de göz önünde bulundurarak kitabı okurken mümkün olduğu kadar dış dünyadan kendimi soyutlamaya çalıştım.  Kitabı bitirdiğimde inancı anlamak için inançsızlığın, umudu anlamak için umutsuzluğun, sevgiyi anlamak için nefretin, iyiliği anlamak için kötülüğün, huzuru anlamak için de huzursuzluğun nedenlerini neden çok iyi bilmemiz gerektiğini daha iyi kavradım. • • • Gerçekten de “Huzursuzluğun Kitabı”nı okumak birkaç günde okuyup sonlandırılamayacak kadar uzun bir yolculuk. Kitabın her bir sayfasında yoğun anlamlar içeren, altını çizdiğim o kadar çok cümle oldu ki aklımda kalanların çoğu hala zihnimde yankılanmaya devam ediyor. O nedenle 675 sayfa gibi büyük bir hacme sahip bu kitabın, zamana yayılarak sindire sindire okunmasının daha yararlı olacağını düşünüyorum. Şiirsel, anlaşılır ve sade bir dile sahip bu kitabı okumayı düşünen okurların, yukarıda ifade ettiğim eleştirileri de dikkate alarak okumaya karar vermelerini öneririm.       Sahi, “Hissetmek ne renktir acaba” hiç düşündünüz mü? Ya da günümüzdeki kötülükleri gördüğünde, “Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçer miydi” sorusu hiç aklınıza geldi mi? “Belki de bir gayret gösterip şu biricik, benzersiz işe girişmenin zamanı gelmiştir: hayatımızı gözden geçirmek.” Ne dersiniz? Keyifli okumalar dilerim.
kamera
Huzursuzluğun Kitabı
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.9/10 · 6,8bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
680 syf.
İşte Bu Benim Kitabım
Dermanı olmayan dertlerin kitabı bu. İçinde yaşayanların, insanı ve dahi kendini bile anlayamayanlarin kitabı. Okuyanın loş ışıklı odası belki de... Aydınlığı her an bulacakmis gibi hissettiren, karanlığa da asla çekmeyen bir kitap. Bunca şeyi düşünüp, yaşayan bir insan yazabilir böyle bir kitabı. Pessoa bence kendini en iyi anlayabilen yazar, yaşadığı her şeyi ifade edebilme yetisine sahip, kelimeleri art arda dizince ruhundaki karmaşayi gözler önüne seriyor. Aha diyorsun, işte bu, benim de hissettiğim ama ifade edemediğim her şey burda. Bohemden zevk almanın adı bu kitap, umutsuzluktan umut yeşerten. Bir kere yetmez defalarca okunsa her okumada yeni şeyler bulunabilecek bir kitap. Başucu değil başiçi bir eser... Okumayan varsa lütfen kalmasın. Okusun lütfen çünkü. Okuyacak kitap arıyorum diyen iyi okurlar için bu tavsiye elbette, gerçi iyi okurlarin fark etmemiş olması pek muhtemel değil. Ne çok şey yazılabilir bu kitap adına ama hangi söz tam olarak ifade edebilir ki... Aklı düşünmeye, ruhu hissetmeye yatkın okuyucular için, e hadi okuyun. 10 üzerinden 11...
kamera
Huzursuzluğun Kitabı
kamera
Fernando Pessoa
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.9/10 · 6,8bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;