Anlamaktan Yoruldum

·
Okunma
·
Beğeni
·
13910
Gösterim
Adı:
Anlamaktan Yoruldum
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059691321
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Baskılar:
Anlamaktan Yoruldum
Anlamaktan Yoruldum
"Anlamaktan Yoruldum",

Fernando Pessoa'nın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

"Kaçtığım bütün savaşların yaralarını taşıyorum."
"Anlamak için kendimi yok ettim."
91 syf.
·6 günde·Beğendi
Marie Curie: ''Hayatta hiçbir şeyden korkmayın, yalnız her şeyi anlamaya çalışın.' '

Fernando Pessoa: ''Anlamaktan Yoruldum...''

Daha önce Nietzsche'nin, Halil Cibran'ın, Kafka'nın, Tesla'nın aforizmalarını okudum. Ama sizi temin ederim, böylesi bir, bir... ne, ne yazabilirim ki...

Neyse, kitap ismiyle başlayalım.

'Anlamaktan Yoruldum'

Bakın, bu bir kitap ismi değil, bu bir yakarıştır. O kadar çok hissetmiş ve üzerine gitmiş birini görüyorsunuz ki, artık kendini soyutlamak istiyor ve kaldıramadığını açıkça beyan ediyor. Bir tartışma ortasındasınız, onlarca, yüzlerce bilgi bombardıman gibi yüzünüze birer 'tükürük' (ancak sıradan tükürükler olmadığını söylemeliyim) olarak gözünüze, alnınıza, yanaklarınıza temas ediyor. Ve komiktir ki, siz tepki vermiyorsunuz. Yüzünüz tükürükle dolu, göz bebeklerinizin içerisinde dolaşıyor ve acı veriyor. Ancak gözlerinizi kapatmıyorsunuz, olduğunuz gibi kaskatı kesilmiş sadece devam etmesini istiyorsunuz.

Anlaşılmaktan yorulmadım arkadaşım, anlamaktan yoruldum...

Tartışmanın özü budur: Anlaşılmak. Oysa istisnalar anlamaktan yorulur. Kotam doldu. Bu bir insanı deli edebilir, bir insanı çıldırtabilir.

Nefes almak mı seni yoruyor, yoksa vermek mi?...

Anlamak, acının hamurudur. Anlamak, hissetmek demektir.
İnsan bazen soruyor: Kitaplar okuyucularına neden acımaz? İstediği ortam hazır değil midir? Buz gibi bir hava ve isteği üzere pencereyi açılır. Elbiselerinizi çıkarmanızı ister, peki onu da yapalım. Titriyorsunuz, ancak bir süre sonra, yani ilerken elbiselerinizi giymenizi söyler, siz de giydiniz. Tam o sırada, açık pencerenin önünde buz gibi su dolu kovalar başınızdan aşağıya dökülmeye başlar. Bir süre sonra bunu hissetmezsiniz ve sadece şunu tekrar edersiniz: Daha, daha fazla istiyorum!

Hayatın amacını, hayatın gerçekliğini, hayatın saçmalığını ve adil olup olmadığını düşünmeyi kesin! Bize hayatın tanımını yap Pesseo!

''Hayat çelişkilerle doludur, tıpkı güllerin dikenlerle dolu olduğu gibi.'' (19)

Ne diyorum bilir misin. Dikene dokunmaktan korkma; güllere uzaktan bakmaya kork.

Anı yaşamak hakkında hemfikir miyiz? Yani bunu okuyan her kimsen, anı yaşayacak ve oluruna bırakacaksın öyle mi? Hiç sanmıyorum.

''Daima bugünü yaşarım. Gelecek hakkında hiçbir şey bilmiyorum, artık bir geçmişim de yok.'' (37)

Alıntıya, İçimizdeki Düşman filminden bir söylem ile yanıt verelim.

''...Artık kim olduğunu bile bilmiyorsun, ailen ve sevdiklerin ölmüş, ne olduğunu ve neler yapabildiğini unutmuşsun. Aslında hiç varolmamışsın.''

''Hayat ve insanlar bana ıstırap veriyor. Gerçekle yüzyüze gelemiyorum. Güneş bile cesaretimi kırıyor, içimi karartıyor...'' (48)

Hayat, insanın uyumasına izin vermeyen bir kâbus gibidir. (Oscar Wilde)

Güneş bile cesaretimi kırıyor... iki ellerimi yana doğru sallayıp, ekrana kilitleniyorum. Ama bir şey yazmak istemiyorum. Hayat adil değil. İnsanlar... bildiğiniz gibi. Biz insanlar iblisin gayrimeşru çocuklarıyız. Bu yüzden aramızda çekişmeler, itiş kakışlar ve nefretler, birbirimizi düzme istekleri olacaktır.

Son olarak. Birçok insan maske takmaktan nefret ettiğini söyler, bunu yadırgayıp dürüst olmamakla suçlar. Oysa Pesso'ya göre Maske, ruhun gerçekliğini açığa çıkarır. Neden kafanızı sallıyorsunuz, yüzünüzü ekşitiyorsunuz? Neden katılmıyorsun ki? Hiç kimse kim olduğunuzu bilmeden, duygularınıza ve hassas noktalarınıza dokunmadan sizi yaralayabilir, üzebilir ya da ağır bir tahribat bırakabilir ki? Neden sonra acı çekmiş bir kadın olarak erkeklere kin kusuyor ya da aldatılmış bir erkek olarak bütün kadınları ötekileştiriyorsunuz ki? Düzülmüş ve kendi hatalarının, aptallığının faturasını genele yaymak zorundasın? Olay tamamiyle burada başlayıp burada bitiyor.

Asla tam anlamıyla açık olma. Aksi halde can çekişen bir ceylan gibi maskara olursun. Unutma, insan doğadan daha tehlikelidir. Ve can çekişen bir ceylanın acısını sonlandırmak isteyen bir aslan gibi merhametli değildir, seni izlemek daha zevklidir.

Keyifli okumalar.
72 syf.
·6 günde·Puan vermedi
"Güneşin altında otur, tahttan çekil ve kendi kendinin kralı ol"
Bu öğüdün hep aklımda bir kuytuda kalacak samimi dostum Pessoa.
Anlamaktan yoruldum sebebi şüphesizki birçok kez belirttiği üzere anlaşılamamak. Çoğu kez cümlelerin altında ezildiğimi benliğimde ukte olarak kalmış ve kelimelersiz kalmış anlaşılmazlığımı dile getiren naçizane kitap.
Anlaşılmak neden bu kadar zor, anlamak neden bu kadar karmaşık cümleler içeriyor. Anlaşılmayı vurgulayan tüm kelimeler neden intihara meylediyor. Bu kitapta bunların cevabını bulduğumu düşünüyorum. Belki başka bir okuyan bu söylediklerime gülebilir ama Pessoa dostum olur artık.
İki koca kavram ve iki büyük dost iki büyük düşman... Biri anlamak biri anlaşılmak... Hayatımın bilmediğim kayıp cümlelerine o kadar denk geldim ki 69 sayfalık bir kitap ama sanki sonunda milyonlarca sıfır var ve her cümlesinde işte bu yüzden bu haldesin işte bu sebeple hep eksik kalacaksın der gibi. Yaşarken yazdıklarıyla değil eserlerini kitlediği sandığın bulunmasıyla yani öldükten sonra ününe kavuşmuş... Ah o gerçek yazarlar!
Huzursuzluğun Kitabında denk gelmiştim " Benim gibi güneşin önünden bulut geçti diye üzülen bir insan" diyordu yazdıkları da bunun en önemli delili. Ne güzel bir yürek ve kalem. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim ve incelememi bu kitabında(25) yer alan şu sözle bitirmek isterim. Mecburi yaşamın en güzel sözüdür benim için.
"Bir şeylere başlıyorum çünkü düşünecek gücüm yok; bir şeyleri tamamlıyorum çünkü yarıda bırakmaya cesaretim yok"
Saygılarımla.
72 syf.
·4 günde·6/10
Yazarın aforizmalarından oluşan kitabı. Çok beğendim diyemeyeceğim ama yer yer güzel satırlar da okudum.
Baş ucu kitabı yapılabilir belki.

Kitap dolu günler... :)
91 syf.
·1 günde
Bugüne kadar okuduğum aforizmalar arasında, tartışmasız en iyisiydi. Pessoa da hepimiz gibi toslayıp durduğu anlam karmaşaları ile boğuşuyor, ancak tek bir farkla: Müthiş bir birikimle tevazu gösterdiği muhteşem satırlar ortaya çıkıyor.

"Eğer ben öldükten sonra insanlar biyografimi yazmak isterlerse, işleri çok kolay."

Yanılıyorsun Pessoa, kelimeler yetmez.
Fernando Pessoa Anlamaktan Yoruldum
72 syf.
·1 günde·9/10
"Başkalarının sözleri kulaklarımızın bir hatası, anlayışımızın bir harabesidir. İnsanların sarf ettiği sözlere kattığımız anlamlara nasıl da inanıyoruz."
F. Kafka-Aforizmalar'ı sevdiyseniz bu kitabı da çok beğeneceksiniz. Pessoa'nın her biri diğerinden derin cümleleriyle dolu. Şayet henüz tanımıyorsanız, eserlerinin derlemesi olan "Anlamaktan Yoruldum" yazarın tarzı hakkında fikir edinmenizi sağlayacaktır. Yakın arkadaşlarından biri Fernando Pessoa için "Onun tanıtılmamış olması adeta cinayet" demiş. Katılıyorum ve bu suça ortak olamam, okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Anlamaktan asla yorulmayacak azınlığa gelsin.
72 syf.
·1 günde·Puan vermedi
anlamaktan yoruldum, pessoa'nın aforizmalardan oluşan kitabı.. aforizma okumalarını, acıyı, bunalımı, ızdırabı seviyorum. bu sebeple kitaptaki acı dolu satırları büyük iştahla okudum. kitapta yer yer kendinizi bulmanız da, bazı ifadeleri çok basit ve anlamsız görmeniz de, altını çize çize defalarca okuyup düşüneceğiniz satırlar bulmanız da mümkün. acıdan haz alanlar ve okuduğu kitabın satırları arasında kendini bulmaktan zevk alanlar elbette altını çizerek titizlikle okumalı.
72 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
"Bir şeylere başlıyorum çünkü düşünecek gücüm yok; bir şeyleri tamamlıyorum çünkü yarıda bırakmaya cesaretim yok"
Kitabın anadusuncesi aslında şöyle olmalı...
Anlasilamamak.
Anlatmak ve anlasilamamak.
Işte bu yüzden cümleler ağır ve karmasik geliyor bizlere..
Neredeyse her zaman kendimizin dışında yaşıyoruz ve yaşamın kendisi sürekli bir dağılma halinde.
Fakat yine de biz kendimize yöneliyoruz ve anlamsız iç dünyamıza saçma anlamlar vermeye çalışıyoruz.
Okunmaya değer bir kitap. Bir Pessoa hayranı olarak tavsiye ederim.
72 syf.
72 sayfalık bu kitabın tamamını paylaşmak isterdim, bütün kitabın altını çizdim. Şu şelaleyi çeken beyefendi gibi anlatmaya gerek yok okuyunca görürsünüz muhteşemliği:))
Son bir sözle bitiriyorum kitabı
Doğduğumuzda konuşmayı bilmeyiz ve kendimizi nasıl ifade edeceğimizi bilmeden ölürüz...
72 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bilindiği gibi Pessoa onlarca kimlikle çıkıyor karşımıza. Varlığını sorguluyor, yazdıkça artıyor huzursuzluğu. Biz ise iliklerimize kadar hissediyoruz okurken, varlığımızın huzursuzluğunu. Sosyal kimliğimizden sıyrılıp, maskeler altına gizleniyoruz. Pessoa gibi, her sabah uyanıp "var olmaya" hazırlıyoruz kendimizi. Tüm bu yapmacıklığa bir eleştiri, bir haykırış, bir başkaldırı gibidir.Aslında ana düşünce bence "anlaşılamamak". Anlatmak ve anlaşılamamak. O yüzden cümleler bu kadar ağır ve karmaşık geliyor bize. Birbirine zıt iki kavramın birbiriyle olan çelişkisi. Her bir cümleyi okurken sanki hayatımın eksik taraflarını tamamlıyor gibiydi. Hah işte bu ben, işte bu da ben dedim çoğu zaman. Zaten bir kitap kafama kafama vurmuyorsa boşuna okumuşum diyordum kendimePessoa'nın eserleri. Bu derleme ise, eserlerinden kesitler sunuyor ve her aforizmanın altı çizilesi. O anlamaktan yorulmuş, biz onu okurken anlıyoruz ve bir kez daha düşünüyoruz "Fakat biz yaşıyor muyuz? Hayatın ne olduğunu bilmeden yaşamak, bu mudur hayat?" İyi Okumalar ...
72 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"Anlamak için kendimi yok ettim." Diyor Pessoa Huzursuzluğun Kitabı'nda. Ve bir varlığının olmadığını söylüyor; "Olmak istediğim ile başkalarının beni dönüştürdüğü şey arasındaki boşluğum ben." diyerek. Bilindiği gibi Pessoa onlarca kimlikle çıkıyor karşımıza. Varlığını sorguluyor, yazdıkça artıyor huzursuzluğu. Biz ise iliklerimize kadar hissediyoruz okurken, varlığımızın huzursuzluğunu. Sosyal kimliğimizden sıyrılıp, maskeler altına gizleniyoruz. Pessoa gibi, her sabah uyanıp "var olmaya" hazırlıyoruz kendimizi. Tüm bu yapmacıklığa bir eleştiri, bir haykırış, bir başkaldırı gibidir Pessoa'nın eserleri. Bu derleme ise, eserlerinden kesitler sunuyor ve her aforizmanın altı çizilesi. O anlamaktan yorulmuş, biz onu okurken anlıyoruz ve bir kez daha düşünüyoruz "Fakat biz yaşıyor muyuz? Hayatın ne olduğunu bilmeden yaşamak, bu mudur hayat?"
72 syf.
·1 günde
Elimden gelse (Üşenmesem), kitaptaki hemen hemen her cümleyi alıntılayacaktım. Kısacık olmasına rağmen vermek istediği her duyguyu okuyucusuna vermiş. Çok güzeldi. Huzursuzluğun Kitabı'nı da kesinlikle okumalıyım diye düşünüyorum. 70 sayfada bu kadar etkilediyse 680 sayfada bana neler katar...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Anlamaktan Yoruldum
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059691321
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zeplin Kitap
Baskılar:
Anlamaktan Yoruldum
Anlamaktan Yoruldum
"Anlamaktan Yoruldum",

Fernando Pessoa'nın eserlerinden özenle derlenmiş bir seçkidir.

"Kaçtığım bütün savaşların yaralarını taşıyorum."
"Anlamak için kendimi yok ettim."

Kitabı okuyanlar 663 okur

  • Sümeyye
  • Müsayere
  • Kübra kerman
  • Berkay Tahiroğlu
  • Samet Savran
  • Arturo Bandini
  • Gizem Meral
  • Kübra Kerman
  • Burak Erdoğdu
  • Erdem Demir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.6
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%37
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.4
Erkek
%36.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.3 (61)
9
%22.9 (46)
8
%20.4 (41)
7
%10 (20)
6
%6.5 (13)
5
%4 (8)
4
%1 (2)
3
%1 (2)
2
%0.5 (1)
1
%1 (2)

Kitabın sıralamaları