·
Okunma
·
Beğeni
·
4617
Gösterim
Adı:
Ölüler Böyle Sever
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757939962
Kitabın türü:
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.
144 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap kısa kısa öykülerden oluşuyor ve ben çok beğendim. Çok güldüğüm yerler de oldu çok duygulandıklarımda. Son derece harika bir eser bana göre.
Bukowskiyi seviyorsanız kaçırmayın derim.
144 syf.
·1 günde
Klasik Bukowski cümlelerinden oluşan 18 öykülük kitap.
Yer yer güldüren, yer yer düşündüren öyküler var kitapta.Cümleler süsten uzak, inanılmaz doğal. Kitap yazma havasında değil de konuşma sohbet gibi devam ediyor.
Bir okur olarak Bukowski'nin bu kafaya, bu boşvermişliğe ulaşabilmek için ne yaptığını, ne yaşadığını merak ediyorum gerçekten.

***
- İyi de, içiyorsun. Ona aşıksan içkiyi hemen bırakman gerekir. Şu an.
- Haklısın, bu içkiyi lavaboya dökeceğim.
- Melodramatikleşme, bardağı bana vermen kafi!
***
144 syf.
·Beğendi·9/10
Aykırı yazar Charles Bukowski'nin pek çok öykü kitabından biri olan Ölüler Böyle Sever oldukça hoşuma gitti. Ölü olmadığım halde ben de sevdim gayet öykülerini. Kitap 18 tane kısa öyküden oluşmakta ve bazılarında yazarın kendisini, bazılarında hayal ürünü olan karakterlerini görmekteyiz. Kısa ve net cümlelerle anlatmak istediğini direkt anlatan Bukowski'yi okumak pek zor değil bu eserinde. Ara ara argo ve küfür cümlelere eşlik etse de olması gereken yerdeler. Bukowski biraz ağzı bozuk bir yazardır ancak ona kızamazsınız çünkü haklı olduğu yerde içini kusar. Öyküler genel olarak içki ve cinsellik temalı olsa da hayata dair pek çok ipucu barındırıyor. Bizim söylemekten çekindiğimiz, kulak arkası ettiğimiz ve umursamadığımız olayları yazar yüzümüze vuruyor. Öykülerin hemen hepsinin başarılı olduğunu söyleyebilirim. Hemingway takıntısını görebiliyoruz eserde. Bazıları 7 sayfayı geçmezken bazısı 13 sayfayı buluyor. Okuyunca gerçekten kimsenin yaşamak istemediği şeyleri yaşadığını görüyoruz Bukowski'nin. Bu tip şeyleri ayrıntılı anlatmak için yaşamak gerek diye düşünüyorum, yok yaşamamışsa çok iyi bir kurgusu olduğu gerçek. Öykülerde neden Ölüler Böyle Sever dediğini net görmek mümkün. Aslında kitabın adı o güzel ve samimi öykülerden birinin adı ancak tüm kitaba uyduğunu düşünüyorum. Yer yer fantastiğe kaçsa da kitap keyifli anlar yaşattı bana. Okurken kendinizi sarhoş gibi hissettiriyor. Büyük ihtimal alkollü kafayla yazılmış olan öyküler size o havayı bir şekilde yansıtmakta. Hızlı okumak zor geliyor ve siz de ağır ağır okumaya başlıyorsunuz. O his bence kötü değil ancak anlattıkları bazı okurları iğrendirebilir. Mesela basur ameliyatı denen şeyden çekinen biri olarak kitapta okumak ilginç bir deneyim olmuştu. Ekstrem öykü seviyorsanız alın okuyun diyeceğim. Charles Bukowski olduktan sonra ben alışveriş listesi bile yazsa okurum ayrı bir konu. Yazar tam bir sulu skoç ve at yarışı hastası. Sulu skoç nedir yahu su dediğin rakıyla içilir. Bukowski bazen gözüme ganyan bayinden çıkmayan dayılar gibi görünüyor. Günümüzde yaşasın isterdim, at yarışından anlamam ama üç beş yolumuzu bulurduk.
144 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Farklı, kısa öykülerden oluşan bir kitap. Her bir öykü gayet iyi ve sürükleyici. Okuru zorlamıyor. Anlam ve bütünlük açısından kolay okunabilir bir kitap.
144 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Yok bu yazar bana göre değil.Her hikayeden sonra durup ara vermek zorunda kaldım. Anlatılanlar benim hayatım boyunca merak etmediğim ve etmeyeceğim konuları kapsıyor. Hikayelerde kendini mi anlatmış yoksa kurgu mu tam bilemedim. Bir ihtimal kendini anlatmış tabi ki biraz süsleyerek.Hayat için bu kadar vurdum duymaz olamam, bana yaşam için bir şans verilmiş en iyi şekilde bu yaşamımı sürerim.
Kitaba gelince 18 hikayeden oluşuyor, ana tema içki, seks ve vurdumduymazlık hatta Maja Thurup hikayesini bir yerlerden duymuştum, okuyunca hatırladım.
Yazarı tek kitap ile beğenip beğenmemeye karar vermem fakat biraz araştırdığımda yazarın üslubunun böyle olduğunu ve konularının da genellikle seks,alkol olduğunu gördüm. Farklı düşünenler olabilir ama ben sevmedim, bundan yanlış çıkarımlar yapılmasın her iki eylemde hayatın dürtüsü fakat ben bu şekilde yaşanmasını sevmedim.Hikayelerde ki kahraman vurdumduymazlığın dibine vuruyor, yaşamı tekdüze arada bir hayatına kendisine benzeyen insanlar giriyor çıkıyor ama bizim kahraman vurdumduymaz hayatına kaldığı yerden devam ediyor
Çeviri muhteşem, yazarın anlattıklarını dilimize harika cümleler ile çevirmek büyük başarı belki ondan da bana fazla ağır geldi bilmiyorum.
Keyifli okumalar...( ben daha da okumam!)
144 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Neden bir kac bin sayfalik kitaplar yazmadin ki ? Neden bu kadar erken bitiyor kitaplarin ? Artik kitaplarindaki öykuler de yalanlarini fark edebilecek kadar seni tanimiş olmak hem sevindiriyor hem uzuyor..
144 syf.
·Puan vermedi
Bukowski'nin bilinen tadı...

Genelgeçer düzene daimi muhalefet oluşu... :)

Kısa ve keyifli bir kitap...

Sıkılmadan okunabilecek şekilde kaleme alınmış.

Bukowski severlere tavsiye ederim, kütüphanenizin bi köşesinde dursun. Sıkıldıkça tekrar tekrar okursunuz :)
144 syf.
·1 günde·9/10
18 kısa öyküden oluşan, sıkmayan, yer yer tebessüm ettiren, yalın bir dille yazılmış bir kitap.

Bukowski'nin mizahını, ayyaşlığını, hayat anlamını anlamsızlıkta buluşunu seviyorum.

Yazarın yer yer cinsiyetçi söylemleri var.

Keyifli okumalar dilerim...
144 syf.
·8/10
Buko reis yapmış yine yapacağını, birbirinden ilginç Bukowski tarzı hikayeler var. Felsefi olarak gözükebilir mi bilemiyorum ama ilginç bir anlatımı var. Yabancılaşma desek değil, saçmalık desek değil, okutuyor da işin ilginci. Özellikle öykü olduğunda kısa kısa arada iyi gidiyor. Bir rahatlama yöntemi olabilir. Maskülen hikayeler içerdiği için kadın okuyucuların pek hoşuna gitmeyecektir.
144 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Düzensiz bir hayat tarzını ve cinselliği ön planda tutan bir eser .Sürükleyicilik ve merak uyandıracak bir anlatıma sahip değil.Bu yüzden bir çok kez yarıda bırakmaya yeltene bilirsiniz
144 syf.
·Puan vermedi
Başarısızlığı düstur edinip ahlaki ölçütleri ters yüz edip şarabını akıtmış bir gerçek yazarı bana göre Bukowski. Kısa öykülerden oluşuyor kitap yeri geldiğinde alaycılıkla birleşmiş içgüdülerin yalın ve bozuk kelime seçiminde eğlendiriyor. Yazarken aklıma ilk gelen nokta linguistic uzmanı Chomsky’nin iç ve dış düşünce düzlemi kavramı geldi. İddiaya göre ağzımızdan çıkan düşünceler %1 lik bir hassasiyetle çıkmayanlar tarafından domine ediliyor. Bunun yanında yazar kendi hayatından donölerle süslediği hikaye yolculuğunda iki yüzlülüğe kaçmadan cesur bir seçimle gerçeği ne kadar zarar verici olsa da alçakgönüllükle anlatmayı bilmiş. Keyifli okumalar!
144 syf.
·50 günde·Puan vermedi
Ah şu gündelik telaşlarımız nasıl da uzaklaştırıyor bizi kitaplarımızdan.!
Tüm bu yapay işlet uğraşlar arasında sonunda bitirebildim.
Bukowski’yi anlatmam pek de doğru olmaz keza hayranlığım oldukça fazladır.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
Onların hayatını yaşamaktansa açlık çektim; kendi içime kapanıp gizlendim. Perdeleri örtüp tavanı seyrettim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüler Böyle Sever
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757939962
Kitabın türü:
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.

Kitabı okuyanlar 477 okur

  • Gamze
  • Fatih çelik
  • deniz
  • Sefa Aktürk
  • Şehrimah
  • Tahir yılmaz
  • Sude uncu
  • aslı ermak
  • Gökhan
  • Burcu Ö

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.1
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%28.6
25-34 Yaş
%39.8
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%3.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.5
Erkek
%55.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.3 (32)
9
%16.8 (19)
8
%18.6 (21)
7
%21.2 (24)
6
%8 (9)
5
%1.8 (2)
4
%0.9 (1)
3
%3.5 (4)
2
%0
1
%0.9 (1)