Ölüler Böyle Sever

8,5/10  (18 Oy) · 
79 okunma  · 
21 beğeni  · 
1.272 gösterim
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789757939962
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Parantez Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aslıhan Alpaslan 
19 Ara 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Yok bu yazar bana göre değil.Her hikayeden sonra durup ara vermek zorunda kaldım. Anlatılanlar benim hayatım boyunca merak etmediğim ve etmeyeceğim konuları kapsıyor. Hikayelerde kendini mi anlatmış yoksa kurgu mu tam bilemedim. Bir ihtimal kendini anlatmış tabi ki biraz süsleyerek.Hayat için bu kadar vurdum duymaz olamam, bana yaşam için bir şans verilmiş en iyi şekilde bu yaşamımı sürerim.
Kitaba gelince 18 hikayeden oluşuyor, ana tema içki, seks ve vurdumduymazlık hatta Maja Thurup hikayesini bir yerlerden duymuştum, okuyunca hatırladım.
Yazarı tek kitap ile beğenip beğenmemeye karar vermem fakat biraz araştırdığımda yazarın üslubunun böyle olduğunu ve konularının da genellikle seks,alkol olduğunu gördüm. Farklı düşünenler olabilir ama ben sevmedim, bundan yanlış çıkarımlar yapılmasın her iki eylemde hayatın dürtüsü fakat ben bu şekilde yaşanmasını sevmedim.Hikayelerde ki kahraman vurdumduymazlığın dibine vuruyor, yaşamı tekdüze arada bir hayatına kendisine benzeyen insanlar giriyor çıkıyor ama bizim kahraman vurdumduymaz hayatına kaldığı yerden devam ediyor
Çeviri muhteşem, yazarın anlattıklarını dilimize harika cümleler ile çevirmek büyük başarı belki ondan da bana fazla ağır geldi bilmiyorum.
Keyifli okumalar...( ben daha da okumam!)

elif akkoca 
29 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Klasik Bukowski cümlelerinden oluşan 18 öykülük kitap.
Yer yer güldüren, yer yer düşündüren öyküler var kitapta.Cümleler süsten uzak, inanılmaz doğal. Kitap yazma havasında değil de konuşma sohbet gibi devam ediyor.
Bir okur olarak Bukowski'nin bu kafaya, bu boşvermişliğe ulaşabilmek için ne yaptığını, ne yaşadığını merak ediyorum gerçekten.

***
- İyi de, içiyorsun. Ona aşıksan içkiyi hemen bırakman gerekir. Şu an.
- Haklısın, bu içkiyi lavaboya dökeceğim.
- Melodramatikleşme, bardağı bana vermen kafi!
***

Ömer Faruk 
 26 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Hikayeler sizi alıp bambaşka evrenlerde,bambaşka duygular ile başbaşa bırakıyor.Henry Chinaski'nin başından geçen birbirinden farklı on sekiz öykü.Aynı zamanda Bukowski'yi tanıdığım,sonrasında Factotum ve Kadınlar'ı da okumama vesile olan kitap.Cümleleri süsten uzak;alkol,at yarışları,kadınlar,boşvermişlik kavramlarının bol bol bulunduğu,hatta kitap bitimine doğru neden bitti dedirtecek bir kitaptı.Şimdi ise sırada Pis Moruğun Notları var.Büyüle beni Chinaski,her zaman yaptığın gibi.

Kitaptan 35 Alıntı

"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."

Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 82)Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 82)
Ayşegül Aydın 
27 Mar 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ebeveynlerimiz yaraları bereleri umursamazlardı; korkunç ve affedilemez günah pantolon dizlerini yırtmaktı. Sadece iki pantolonumuz vardı: Bir tane her gün için, bir tane de Pazar günleri için. Pantolonlardan birinin dizini yırtmamalıydın, çünkü o zaman yoksul götün teki olduğun anlaşılırdı ve bu annenle babanın da yoksul götler oldukları anlamına gelirdi. Bu yüzden karşı oyuncuyu dizlerimin üstüne düşmeden devirmeyi öğrendim. Devrilen oyuncu da dizlerinin üstüne düşmeden devrilmeyi.

Ölüler Böyle Sever, Charles BukowskiÖlüler Böyle Sever, Charles Bukowski

Bu insanların yüzlerinin ne kadar çirkin, kasvet verici, etli ve iğrenç göründüklerinin farkında olmadıklarına inanamıyordum, tüm güzelliklerin kirletilmesi gibiydiler. Ama gene de gayet sakin yürüyor, yüzlerini ekrana getiriyor, birbirleri ile şakalaşıp gülüyorlardı. Yaptıkları esprilere gülmek gayret gerektiriyordu, ama onlar o kadar kolay gülüyorlardı ki. O yüzler! Ah o yüzler!

Ölüler Böyle Sever, Charles BukowskiÖlüler Böyle Sever, Charles Bukowski

Savaşa itirazım birini öldürmek veya anlamsızca ölmekten kaynaklanmıyordu, bunların önemi yoktu. Benim itirazım küçük bir odada açlık çekerek, ucuz şarap içerek kendi isteğimle ve keyfimce delirme hakkımın elimden alınmasınaydı.

Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 80)Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 80)

"Allah aşkına, neyin var senin? Bir kadın bulamıyor musun?"
"Bulamıyorum, Edna. Nerede olduklarını söyler misin?"

Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 26)Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 26)

Onların hayatını yaşamaktansa açlık çektim; kendi içime kapanıp gizlendim. Perdeleri örtüp tavanı seyrettim.

Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 117)Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 117)

Bulabildikleri en güzel kısrakları getirmişler ama aygır hepsinden uzaklaşmış. Derken birinin aklına bir şey gelmiş, bu işlerden anlayan birinin. En güzel kısrağı çamurla sıvamış ve aygır hemen onunla çiftleşmiş. Teori, aygırın kısrakların güzelliği karşısında aşağılık duygusuna kapıldığı, kısrağın güzelliği çamurla kirletildiğinde kendini eşit, hatta üstün hissedip çiftleştiği şeklinde. Atların beyinleri ile insan beyni arasında şaşırtıcı benzerlikler olabilir.

Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 86)Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 86)

Güzelliğin gençlikte olduğu öğretilmişti Amerika' ya. Özellikle kadın söz konusu ise.

Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 45)Ölüler Böyle Sever, Charles Bukowski (Sayfa 45)
4 /