Kasabanın En Güzel Kızı Sevimli Bir Aşk Hikayesi

8,8/10  (22 Oy) · 
73 okunma  · 
17 beğeni  · 
1.473 gösterim
"Sahile götürdüm onu o gün. Yaz henüz başlamamıştı, hafta sonuydu, tenhaydı sahil. Harikuladeydi. Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı. Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı. Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar. Yetmişlik-seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı. Her şeye rağmen huzur vardı havada. Denize doğru yürüdük. Çok az konuşarak. Mutluyduk birlikte. İki sandviç, biraz cips ve içecek bir şeyler aldım. Kuma uzanıp atıştırdık. Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre. Sevişmekten bile güzeldi sanki. Gerilimsiz bir birlikte akış. Uyandıktan bir süre sonra eve döndük. Yemek pişirdim. Yemekten sonra birlikte oturmayı teklif ettim. Bir şey söylemeden uzun uzun baktı bana. Sonra yumuşak bir sesle, "Olmaz," dedi. Onu bara bıraktım, çıkmadan önce eline bir içki tutuşturdum. Bir ambalaj fabrikasında iş buldum. Hafta öyle geçti."

Kasabanın En Güzel Kızı'nda yer alan öyküleri, Charles Bukowski'nin haklı şöhretini kazanmasının en iyi örnekleri sayılıyor. Bukowski bu öykülerde kendi hayatından yola çıkarak, kaybedenlerin dünyasına, ayyaşlar, kaçıklar, düzenbazlar, fahişelerden oluşan bir dünyaya kendine has farklı bir mercekten bakıyor ve her şeyi olabildiğince açık ve net anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789758441501
  • Orijinal Adı:
    The Most Beautiful Woman In Town
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Parantez Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şeyma 
06 Nis 19:19 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

Bazen tek bir alıntı bir kitabı okumaya yönlendirir insanı. Bu yüzden alıntılar çok değerlidir benim için. Kimi zaman bu alıntıların yer aldığı eserler en baştaki beklentiyi karşılayamasa da, kitabı okumayı denemiş olmak dahi güzel bir deneyimdir. Bunları neden söylüyorum açıklayayım. Bukowski'nin kitaplarında yer alan birkaç söze rastlamıştım uzun zaman önce. Fazlasıyla da esaslı ve iddaalı sözlerdi. Yeraltı Edebiyatı sevmesem de Bukowski okumayı bu sözlere rastladığım anlarda tasarlamıştım. Yakın zamanda bir sitede bu kitapta geçen, " Bir bok değil güzellik. Uçar gider. Çirkin olduğun için talihlisin. Biri seninle ilgilendiğinde başka bir şey için olmadığını biliyorsun." alıntısıyla karşılaştım. Şu dört cümle o kadar anlam doluydu ki, Bukowski okumaya bu kitaptan başlamalıyım dedim kendi kendime.

Kitapta 26 tane yazı yer alıyor. Kesin bir bilgim olmamakla birlikte bunların çoğunlukla yazarın kendi hayatından kesitleri anlattığı yazılar olduğunu düşünüyorum. Bukowski'nin biyografisini az çok bilen birinin kitapta anlatılanların yazarın hayatıyla özdeşleştiğini fark etmemesi mümkün değil. Bahsi geçen yazılar çoğunlukla cinsellik, boşlukta geçen hayatlar, amaçsız bir yaşam, depresif durumlar üzerine kurulu. Bu olgular fazlasıyla açık seçik ve ayrıntılı bir biçimde ele alınmış. Bu arada eserin ismiyle kitapta anlatılanların yakından uzaktan alakası olmadığını söyleyebilirim. Bir sitede bir yazar tarafından Bukowski'nin bu eserinin lise dönemindeki gençler tarafından mutlaka okunması gereken bir eser olarak nitelendirildiğini gördüm ve şaşırdım açıkçası.

Bazı bölümleri okurken yer yer sıkıldım. Her ne kadar benim okuma tarzıma hitap etmediğine kanaat getirsem de güzel alıntılarla karşılaştım ve bu da beni mutlu etti. Yeraltı Edebiyatı ve Bukowski sevenler için okunabilir bir kitap.

CaNSeL 1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

#kitapyorum

Birbirinden bağımsız yaşanmış hikayelerden oluşan bir kitap. yaşanmışlıkları okuduktan sonra yüzünüzde oluşan tebessüm kitabın sonuna kadar devam ediyor. Hele bir kaç yerin de kahkaha attım. charles bukowski'nin en sevdiğim kitaplarından biri oldu. Ama kitaba ismini veren kasabanın en güzel kızı hikaye için şimdiden uyarıyorum kitabı bitirdikten sonra yutkunmak da biraz zorlaşacaksınız...Öyle bir hüzün çöktü ki gün boyu üzerimden gitmedi...okuduğum en güzel hikayelerden biri oldu kasabanın en güzel kızı. Okuduğum her kitap da kendisine olan hayranlığım giderek artıyor. Kitabın ismine aldanıp da Bukowski 'den sevimli hikayeler beklemeyin

güzin tanyeri 
29 Oca 2015 · Kitabı okumadı · Puan vermedi

Bu meczup yazarı sevmek için bir neden varsa o da Kasabanın En Güzel Kızı'dır. Bu öyküyü okuyunca insan Bukowski'ye kötü yazar diyemez artık, dili varmaz.

Kitaptan 83 Alıntı

cosmos 
15 May 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Demokrasi ile diktatörlük arasındaki fark: Demokrasi'de önce oy kullanıp sonra emir alırsın, Diktatörlük'de seçimle filan zaman kaybedilmez.

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 170 - parantez)Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 170 - parantez)

Demokrasi
Demokrasi ve diktatörlük arasındaki fark şudur:
Demokraside önce oy verir sonra emirler alırsınız.
Diktatörlükte oy vermekle zaman kaybetmezsiniz.

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles BukowskiKasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski
Bahar Erdal 
07 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Sessizce ağlıyordu. Gözyaşlarını duydum. Siyah saçları ölüm bayrağı gibi yayılmıştı yatağa.

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 10)Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 10)
Şeyma 
06 Nis 09:32 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"Her neyse bizim için bir sütun yazmanı istiyoruz,"
"Şairim ben."
"Şiirler düzyazı arasında ne fark var?"
"Şiir kısa sürede çok şey söyler, düzyazı uzun sürede az."

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 104 - Parantez Yayınları)Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 104 - Parantez Yayınları)
Kadir Seziş 
02 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan ruhunun derisi yoktur.İnsan ruhunun ŞARKI SÖYLEMEK isteyen bir içi vardır,duymuyor musunuz? Mırıldanıyor,duymuyor musunuz kardeşler? Sıkı bir hatun ve yeni bir Cadillac bir şey değiştirmez.Temel Reis tek gözlü kalacak ve Nixon yeni başkanınız olacak.İsa çarmıhtan indi ve şimdi bizi çivilediler allahın belası şeye.Kara ve beyaz,hepimiz.
Seçimimiz seçim değil.Çok hızlı hareket edersek ölürüz.Yeterince hızlı değilsek yine ölürüz.Onların destesi ile oynuyoruz,kıçına 2000 yıllık Hristiyan tıpasını sokmuşlar.Gel de iyi bir seçim yap.
Öğrenmek için Karl Marx okumayın.Kurumuş boktan başka birşey değil.İnsanlık ruhunu tanımaya çalışın lütfen.Marx,Prag'dan geçen tanklardır.Bu yola girmeyin lütfen.Öncelikle Celine okuyun.2000 yıldır yetişmiş en büyük yazar.Camus'un YABANCI'sı listede olmalı.SUÇ VE CEZA,KARAMAZOV KARDEŞLER,Kafka'nın tümü,tanınmamış yazar John Fante'nin bütün kitapları,Turgenyevin öyküleri.Faulker,Shakespear ve özellikle George Bernard Shaw'dan uzak durun.Shat inanılmaz politik ve edebi bağlantıları sayesinde şişirilmiş koca bir balondur.Genç yazarlar arasında önündeki yol asfaltlanmış ve gerektiğinde kıç yalamasını bilen bir diğer yazar da Hemingway sanırım.Ancak Hemingway ile Shaw arasındaki önemli bir fark Hemingway'in ilk yazılarının iyi olması.Oysa Shaw baştan sonra bok yazdı.
Bakın işte devrimle başladık ve edebiyata geldik.Aralarında bir bağ var.Her şeyde bir bağlanabilirlik var zaten.Ama yoruluyorum ve yarını bekliyorum.
Adamlar gelip kapımı kırarlar mı?
Adam sen de!
Umarım bu yazı çayı üstünüze dökmeme neden olmuştur.

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 124)Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 124)
NeverMore 
13 Mar 20:36 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Üç Kadın
“McArthur parkının tam karşısındaki otelde kalıyorduk, Linda ve ben, ve bir gece oturmuş içkilerimizi yudumlarken pencerenin önünden bir adam uçtu aşağı. Çok tuhaftı, şaka gibi, ama adam kaldırımda patladığında işin şaka yanı kalmadı. “tanrım,” dedim Linda’ya, “çürük domates gibi dağıldı! Bağırsak, bok ve sümük gibi bir şeylerden yapılmışız! Gel bak şuna!” Linda pencereye geldi, banyoya koşup kustu, sonra banyodan çıktı, ona döndüm. “Allah belamı versin, yere dökülmüş bir tencere kıymalı makarnadan farkı yok! Kıymalı makarnaya yırtık bir takım elbiseyle gömlek giydirmişler!” Linda banyoya koşup bir daha kustu.”

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Parantez)Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Parantez)
O.Ö 
15 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sebebini bilmiyordum. Hiçbir şeyin sebebini bilemediğim gibi.

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles BukowskiKasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski
Bahar Erdal 
07 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Berduşlar paçavraları ile kuma uzanmışlardı. Bazıları taş banklara oturmuş şişeyi paylaşıyorlardı. Martılar telaşsız ve aptal uçuşlarındaydılar. Yetmişlik-seksenlik karılar kocaları öldükten sonra kendilerine kalacak evleri satıp satmamayı tartışıyorlardı. Her şeye rağmen huzur vardı havada. Denize doğru yürüdük. Çok az konuşarak. Mutluyduk birlikte. İki sandviç, biraz cips ve içecek bir şeyler aldım. Kuma uzanıp atıştırdık. Birbirimize sarılıp uyuduk bir süre. Sevişmekten bile güzeldi sanki. Gerilimsiz bir birlikte akış.

Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 10)Kasabanın En Güzel Kızı, Charles Bukowski (Sayfa 10)