Adı:
Postane
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9789758441785
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Post Office
Çeviri:
Avi Pardo
Yayınevi:
Parantez Yayınlar
Yine akşamdan kalmaydım ve sıcak dayanılır gibi değildi -kırk derecelik bir hafta. Her gece içmeye devam ediyor, sabahları Taş ve her şeyin olanaksızlığıyla yüzleşmek zorunda kalıyordum. Çocukların kimileri Afrika güneş kaskları ve gözlükleri giyiyorlardı; ama ben, hep aynıydım, yağmur ya da güneş- yırtık pırtık giysiler, çivileri ayaklarıma batan eski ayakkabılar. Mukavva parçaları koyuyordum ayakkabılarımın tabanlarına. Bir süre için iş görüyorlardı, ama çok geçmeden çiviler topuklarıma batmaya başlıyorlardı yine. Viski ve bira terliyordum, koltuk altlarımdan, ve sırtımda bir torbayla dolanıyordum çarmıh misali; torbadan dergiler çıkarıyor, binlerce mektup dağıtıyordum güneşin altında kavrulup sendeleyerek.
Postane de düzenli bir yaşamı sevmemesine rağmen hayatının 11 yılını bir postane de geçiren yazarın yaşadığı zorlukları,kadınlarla olan ilişkilerini,hayatı çok ta ciddiye almamasını yine keyifle okudum.İnsanlara bakış açısını mizahi bir üslupla anlatmış.Tabi ki tüm kitaplarında olduğu gibi dili yine bol küfür içeriyor ama siz bu dili okudukça kanıksıyor ve hatta seviyorsunuz.Keyifli okumalar.
Tipik bir Bukowski romanı. Bukowski her ne kadar berbat bir hayat yaşasa da insanı gülümsetmeyi başarıyor. Bu romanda Bukowski 11 yıl boyunca çalışmış olduğu postanede başından geçenleri ve karşılaştığı sıradan insanları sahip olduğu müthiş gözlem yeteneğiyle anlatıyor.

Benzer kitaplar

Yeraltı edebiyatını seviyorum. Bukowski'de bu alanın en iyisidir. Bu kitapla Chinaski ile Postacılık yapıp yazarlığa geçiş yapıyorsunuz. Dili anlatımı sizi çok zorlamaz hiç Bukowski okumadıysanız Ekmek Arası kitabı ile başlayabilirsiniz.
Charles bukowski nin asıl yapması gereken iş olan yazarlığa girmesini sağlayan eser postaneden ayrılarak büyük bukowski nin doğuşunun ilk romanı. 39-50 yaşları arasındaki 11 yılını konu alıyor. Ancak gelişimini ve hayatında önemli yer kaplayan postanede çalıştığı dönemleri anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap. Bukowski nin şimdiye kadar dört kitabını okudum. Eserlerinde genellikle toplum dışı insanlar ile depresyonu konu alır ve alkolizme yatkın bir hayat tarzını anlatır. Eserlerını zenginleştiren kısım diğer karakterler ve onların Bukowski' nin gözünden görünüş şekilleridir. Charles bukowski bence yeraltı edebiyatının en iyi yazarından biridir.
Bukowski'nin memuriyet hayatından sonra pastanede çalıştığı dönemde iş hayatı sırasında yaşadığı zorlukları yazıya aktardığı kitabıdır. Mevcut olan sisteme adapte olamama sıkıntıları çekiyor. Çünkü adam sürekli olarak içiyor ve at yarışı oynuyor (: Bu tür şeylere ılımlı yaklaşan birisi . Ondan sonra hayat pahalılığıdr şudur budur kirasını ödemekte sıkıntı yaşıyor. Bir ilişkiye başlıyor ilişki sırasındaki çekişmelerini yansıtıyor kitaba. Aslında bakarsanız hayata dair memuriyet hayatı şehir hayatının insanı ne kadar yorduğunu ve aptalca olduğunu çok güzel bir biçimde kağıda dökmüştr. Monoton yaşam karşıtlığı ile nitelendirebiliriz.
Zaten Bukowski bit kuşağından gelir. Bit kuşağı yeraltı edebiyatının bana göre mi bilmem ama en iyi çıkışıdr. Bukowski de bit kuşağının en iyi yazarlarından bir tanesidir zaten.
Biraz daha içip yatağa girdik; aynı değildi ama, hiçbir zaman olmaz -boşluk vardı aramızda, bir sürü şey geçmişti başımızdan. Banyoya yürüyüşünü seyrettim; kıçının yanakları kırışmış, kat kat olmuştu. Zavallı Betty. Joyce taş gibiydi oysa -dokunmaktan haz duyardın. Betty’ye dokunmak pek haz vermiyordu artık. Hüzün veriyordu. Betty banyodan döndüğünde ne güldük ne de şarkı söyledik, tartışmadık bile. Karanlıkta içki içip sigara tellendirdik, uyuduğumuzda da ayaklarımızı birbirimizin vücuduna dayamadık eskiden yaptığımız gibi. Birbirimize değmeden uyuduk.

İkimizden de bir şeyler çalınmıştı.
On iki yıl çalıştığı postaneye nasıl girdiğini,iş koşullarını ve nasıl/neden istifa ettiğini ayrıntılı mizahi üslubuyla yazan Bukowski bir yalnız gezerdir.Diğer anlatı kitaplarında da görüldüğü üzere alkol,kadın/seks,ikili ilşkiler üzerinden yaşadığı topluma tanıklık ederken eleştirel bakışını mizahi ve samimi bir dille aktarır okura.O samimiyet okura işler ve kitaplarının satılma nedenlerinden biri de budur.Kendi adıma kapitalist toplumda sorgulayan,önüne konana körlemesine yumulmayıp şüpheyle yaklaşan ilerici ve aydınların bir üyesi olduğundan yerinde taşlamalarıyla o dönemin otoriter kurumlarıyla sürekli sürtüşen ve Amerikan yeraltı edebiyatında kalıcı iz bırakan C.Bukowski daima okunup hatırlanacaktır.
Kadınlar acı çekmek için yaratılmışlardı; sürekli sevgi sözcükleri duymak istemelerine şaşırmamak gerekir.
Charles Bukowski
Sayfa 150 - İmge kitabevi
İnsanın sinirlerini ve ruhunu yatıştırır yemek. Cesaret mideden gelir -gerisi umutsuzluktur.
- Nereye gidiyorsun Hank ?
- Greve katılacağım, öldürülen siyah için yapılan gösteriye katılacağım.
- Ama sen siyah değilsin ki!
- Nereden biliyorsun !
Banyoya gidip yüzüme su çarptım, saçımı taradım. Bir de şu yüzümü tarayabilsem, diye geçirdim içimden, taranmıyordu ama.
Küçük hırsızlıklar bana göre değildi. Dünyayı istiyordum ben, aşağısı kesmiyordu beni.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Postane
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9789758441785
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Post Office
Çeviri:
Avi Pardo
Yayınevi:
Parantez Yayınlar
Yine akşamdan kalmaydım ve sıcak dayanılır gibi değildi -kırk derecelik bir hafta. Her gece içmeye devam ediyor, sabahları Taş ve her şeyin olanaksızlığıyla yüzleşmek zorunda kalıyordum. Çocukların kimileri Afrika güneş kaskları ve gözlükleri giyiyorlardı; ama ben, hep aynıydım, yağmur ya da güneş- yırtık pırtık giysiler, çivileri ayaklarıma batan eski ayakkabılar. Mukavva parçaları koyuyordum ayakkabılarımın tabanlarına. Bir süre için iş görüyorlardı, ama çok geçmeden çiviler topuklarıma batmaya başlıyorlardı yine. Viski ve bira terliyordum, koltuk altlarımdan, ve sırtımda bir torbayla dolanıyordum çarmıh misali; torbadan dergiler çıkarıyor, binlerce mektup dağıtıyordum güneşin altında kavrulup sendeleyerek.

Kitabı okuyanlar 185 okur

  • erdijrk
  • Ahmet
  • Burak Diniz
  • Kadir Hacıfazlıoğlu
  • Alperen
  • Rıdvan Gegen
  • Ferdi Kavak
  • Tarkan M
  • Mustafa Talaş
  • Mert YURTSEVER

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20.3
25-34 Yaş
%39.1
35-44 Yaş
%27.5
45-54 Yaş
%5.8
55-64 Yaş
%4.3
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%25.6
Erkek
%74.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24 (12)
9
%14 (7)
8
%32 (16)
7
%18 (9)
6
%4 (2)
5
%8 (4)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0