Adı:
Kadınlar
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758441792
Kitabın türü:
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Baskılar:
Kadınlar
Kadınlar
Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı.
Kadınlar, Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı.
Kadınlar, Bukowskinin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati çekmiş Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş. 
Yaşam öyküsünün yazarı Howard Sounes şöyle yazıyor; Bukowskinin eski kız arkadaşlarından pek çoğu, kendilerini kitaplarına malzeme yaptığından habersizdi. Seks hayatlarını bütün açıklığıyla anlatırken onların iznini almadığı da ortadaydı. Kadınlar nihayet 1978 Aralıkında yayınlandığında Linda Lee Beighle ile evlenmeden önce yaşamını paylaştığı kadınlar hayli rahatsız oldu. Kadınların, yazarın diğer kitaplarından fazla satması bu rahatsızlığı daha da artıracaktı. 
Kadınlar, iyi, rahat anlatımı ve konusunun ilginçliği yanında taşıdığı mizah unsurlarıyla da dikkati çeker. Kahramanı Henry Chinaskiyi ve onun kadınlarla ilişkilerini neredeyse okuyucuya kahkaha attıracak kadar tatlı bir dille ama eleştiri oklarını eksiltmeden anlatır. Sık sık kendini eleştirmeyi de ihmal etmez. 
Kadınlar, Avi Pardonun türkçesiyle tekrar okuyucularıyla buluşuyor.

 
320 syf.
·Puan vermedi
Yoo Charles Bukowski bu kitabı sen yazmış olamazsın. Biz kadınlara bunu yapmış olamazsın. Bir yanlışlık olmalı. Ben senin bir şiir kitaplarını okumuştum. Onlar ne kadar güzeldi. Dengemi alt üst ettin. Bu hak sana helal olmaz bilesin. Şimdi gördüğüm kadınlara bacağın ne güzel Liza, vücudun ne güzel İris diyesim var. Bunlar en basitleri tabi ki çok cüretkar diyaloglarda mevcut.

Böyle adı sanı duyulmuş ünlü ve büyük bazı yazarlara sanki hissedeceklermiş gibi kitabını beğenmesem bile ayıp olmasın diye zorla okuduğum oluyordu ama üzgünüm Charles sonunu getiremedim.
327 syf.
·Beğendi·4/10
Bir KADIN olarak böyle bir yorum yapacağımı asla düşünmezdim bu kitabı okumaya başladığım andan itibaren ön yargımdan ayrı yeri geldi öfke, duygusu ,acıma duygusu...kat kat arttı ...Değerli kadınlarımıza, kadınlığımıza bunları layık görmüş aciz ,hatsiz,hasta ruhlu bir insan...çoğu kelimesinde utanç duydum...Dengemi alt üst etti.... NEFSİ uğruna insanların hayatlarıyla oynayan bundan zevk duyan çirkef bir adam ...Bukowski; kadınlarla olan çirkin ilişkilerinden bahseden, benlik algısından yoksun bir adamın cinselliğe olan düşkünlüğü ve tatminsizliği ile bütün kadınlığı bu doğrultusuyla dibe vuran, kötüleyen bir kitap...Kendi içinde kendini sorgulayan ve kendini en adi mahluktan benim gözümde "hayvandan bile aşağıda gören "bir adamın aslında bu eksikliği (acıma duygumun depreştiği nokta) çocukluğunda yaşayamamış olduğu sevgiden, merhametten uzak bir yaşamın içinde büyüyen başkalarında bu duyguyu arayarak bedeninde ruhunda o eksikliği gidermeye çalışan düşüncesinin idrakında bir kadının eksikliğinden,yokluğundan kaynakladığını geçte olsa kendine benimsetmiş bir adamın acziyetsizliği ...!

Kitap Alıntıları:

“….. bir adamın yeteneğini pohpohlamak, bütün yalanların en bağışlanmazıydı; çünkü bu onu yüreklendirmek demektir, gerçek yetenekten yoksun birini yüreklendirip, hayatını harcamasını telkin etmektir. Çok insan yapar bunu dostlar ve arkadaşlar özellikle.”

“ İnsanlar mektuplarında hayatlarında olduğundan çok daha iyiydiler genellikle. Şairlere benziyorlardı bu anlamda.” 

“ Birimizin başına gelenin çoğumuzun başına gelebileceğini biliyordu. Hayatımız o kadar da farklı değil – farklı olduğunu düşünmekten hoşlansak bile….”

“ İyiydi yaşlı olmak, kim ne derse desin.Bir tür berraklığa ulaşabilmek için bir yazarın en az elli yaşına gelme gerekliliğini son derece mantıklıydı. Ne kadar çok nehir aşarsan o kadar çok şey öğrenirdin nehir hakkında - deli gibi akan suya ya da gizli taşlara yenik düşmediğini varsayarak. Azgın akar bazen o nehirler” 

“ İçmemin sorunu bu diye geçirdim içimden kendime bir içki koyarken. Kötü bir şey olduğunda unutmak için içiyordum; iyi bir şey olduğunda kutlamak için içiyordum; hiçbir şey olmazsa bir şeyler olsun diye içiyordum.”

“ Tuhaf şey acı. Kuşu avlayan kedi, trafik kazası, yangın….. Acı gelir, GÜM ve ortadadır, üzerine oturur. Gerçektir. Ve başkalarına bir ahmak gibi görünürsünüz. Birden bire aklınızı yitirmişsiniz gibi. Neler hissettiğinizi anlayan, nasıl yardım edebileceğini bilen birini bulmaktır tek ilaç.”


Kadınlar, Bukowski'nin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı.
Kadınlar, Bukowski'nin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati çekmiş Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş. 

Yaşam öyküsünün yazarı Howard Sounes şöyle yazıyor; "Bukowski'nin eski kız arkadaşlarından pek çoğu, kendilerini kitaplarına malzeme yaptığından habersizdi. Seks hayatlarını bütün açıklığıyla anlatırken onların iznini almadığı da ortadaydı. Kadınlar nihayet 1978 Aralık'ında yayınlandığında Linda Lee Beighle ile evlenmeden önce yaşamını paylaştığı kadınlar hayli rahatsız oldu. Kadınlar'ın, yazarın diğer kitaplarından fazla satması bu rahatsızlığı daha da artıracaktı." 

Kadınlar, iyi, rahat anlatımı ve konusunun ilginçliği yanında taşıdığı mizah unsurlarıyla da dikkati çeker. Kahramanı Henry Chinaski'yi ve onun kadınlarla ilişkilerini neredeyse okuyucuya kahkaha attıracak kadar tatlı bir dille ama eleştiri oklarını eksiltmeden anlatır. Sık sık kendini eleştirmeyi de ihmal etmez. 

Kadınlar, Avi Pardo'nun türkçesiyle tekrar okuyucularıyla buluşuyor. 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Factotum
    7.9/10 (294 Oy)265 beğeni955 okunma341 alıntı6.760 gösterim
  • Ekmek Arası
    8.4/10 (650 Oy)639 beğeni2.163 okunma884 alıntı18.302 gösterim
  • Toza Sor
    8.6/10 (536 Oy)492 beğeni1.507 okunma1.077 alıntı14.335 gösterim
  • Pis Moruğun Notları
    8.1/10 (183 Oy)231 beğeni760 okunma452 alıntı7.304 gösterim
  • Ölüm Pornosu
    6.9/10 (364 Oy)255 beğeni1.191 okunma242 alıntı15.106 gösterim
  • Tıkanma
    8.0/10 (314 Oy)276 beğeni1.030 okunma706 alıntı10.302 gösterim
  • Aşkın Metafiziği
    7.5/10 (769 Oy)726 beğeni2.936 okunma2.118 alıntı28.091 gösterim
  • Gösteri Peygamberi
    8.5/10 (623 Oy)560 beğeni1.740 okunma992 alıntı17.335 gösterim
  • Piç
    8.1/10 (850 Oy)785 beğeni2.919 okunma1.006 alıntı18.266 gösterim
  • Dörtlükler
    8.7/10 (1.436 Oy)1.518 beğeni5.080 okunma3.931 alıntı28.992 gösterim
327 syf.
Kitap hakkındaki bilgilere baktığımda, kitaptaki ana karakter Henry Chinasky'nin yazarın kendisinden oldukça izler taşıyan bir karakter olduğunu okumuştum. Ben yazarın kişisel hayatı veya hayata bakışı değil bu kitap hakkında kısa bir şeyler yazacağım.

Henry, yaşı 60'a varmış, sürekli içki içen serkeş, hayatta hiçbir şeye önem vermeyen bir karakterdir. Sadece varoluyor ve varolduğu ölçüde de şiir yazıyor diyebiliriz. Bu unsur kitapta etkili şekilde işlenmiş olsaydı, kitap boyu süren seks furyası da insanın gözüne çok batmazdi. Çünkü Henry'nin bu tarz bir yanı var ve ben hep ruhsal durumun, kendi içindeki hesaplasmasini bekledim. Bir yerde buna yönelik bir pasaj vardı lakin kitapta genel atmosfer buna yönelik değildi. Buna karşın atmosfere Henry'nin seksüel hayatı hakim durumdadır. Bu hayat oldukça açık bir anlatımla sunulmuş. Aralara serpiştirilmiş birkaç güzel söz var. Bunlar da bence havada anlamsız kalmış.

Ben kitapta seksin işlenmesine karşı değilim. İsteyen istediği gibi işlesin. İstediği açıklıkta anlatsın. Sorun yok. Ancak bu kitap salt bir yazarın seks furyasini/ hayatını resmetmek için yazılmış gibi duruyor. Kitabın bir yerinde yazarın 'düzdüğü' bir kadın şunu diyor yazara: "Bence sen sadece kadınları düzdüğünü yazmak için düzüyorsun onları." Heralde kitabın özeti budur.

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kitabında da açık bir anlatımla işlenmiş seks unsuru var ancak o kitapta bu durum sırıtmıyordu. Bir konu vardı ve bu konu esnasında hayatın içinde olan doğal bir olgu olarak bu anlatımları karşılayabiliyordum. Lakin Kadınlar kitabında sanki yazarın cinsel yaşamını ve bu yaşamındaki durumunu analiz ediyoruz: Evet, sayın Henry'nin anal sekste mahareti fazla değil. Vajinal yoldan hımm fena değil, oral sekste çok iyi. Ama içki Henry beyi fena yipratiyor. Tüm o seksüel gücünü mahvediyor. Sanirim kitaptan çıkarılacak en önemli sonuç fazla içki tüketiminin erkeğin seksüel gücüne oldukça zarar vermesidir.

Özellikle kitabın yarısını geçtikten sonra Henry otomatige bağlıyor. Biri geliyor biri gidiyor. Gelen giden kadınlar da hayranları genellikle. Henry'e mektup yazıyorlar, sonra geliyorlar Henry ile sevişiyorlar, gidiyorlar. Kitapta Henry en çok seksini Linda ile yapıyor. Okurken heralde Linda çevresinde dönecek hikaye ve az önce dediğim gibi varolussal olsun ya da herhangi seks dışında başka olgularla hikaye zenginlesecek ve hikayedeki bu seks hikayeleri de ana karakterin kişiliğini ve yaşamını anlamamiz için anlatilagelen bir unsur olarak yer alacak diye düşündüm. Lakin Henry'nin seksüel gücünün analizini yaptıran bir eser oldu, en azından benim açımdan öyle oldu.

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Belki bir başka eserini daha okuyabilirim. Ama bence bu kitap olmamış.
Bir kitabdan da çox pornoqrafiyaya bənzədi. Bu qədər oxunması, bəyənilməsini başa düşə bilmədim. Əyyaşlıqdan başqa bir şey aşılamır kitab. Bukovskinin 50 yaşından sonra hansı qadınlarla hansı oyunlardan çıxdığı kimin nəyinə lazımdı.
320 syf.
·20 günde·5/10
Bu kitabı bir sitede okunması gereken 20 kitap içinde görmüştüm içeriğini çok fazla araştırmadan denk geldiğim bir sahaftan 10 TL karşılığında satın aldım.Bu kitapla ilgili en akıllıca işim ortaya bırakmamaktı aslında birine hediye edecektim ama iyiki hediye etmeden önce okumuşum yoksa sapık ruhlu biri gibi görünebilirdim.Özellikle toplumsal olarak ele aldığımızda bize çokta uygun bir kitap değil bizim için mahrem olan çoğu durum kitapta açık seçik anlatılmış.Yazarın adı bir hayli büyük ancak bu kitap edebi değerden daha fazla yazarın bir dönemini otobiyografi şeklinde ele alması özellikle cinsel yönden hayatını irdelemesi diyebiliriz.Bir parçada yazar oluş hikayesini de bulabilirsiniz kitapta yaptığı farklı işlerden esintiler yaşamının ikinci dönemindeki değişimlerde yer bulmuş.Kendini daha çok umursuz bir ayyaş olarak tanıtmış diyebiliriz.Şarap tutkunu biri olarak bağımlı kişilik özelliğine sahip olduğu da kuşkusuz.İçsel olarak çokta huzurlu olmamakla birlikte her duruma açık sevmek ya da sevilmekle çok alakası olmayan daha çok hayvansal içgüdülerle yaşayan bir yazardan beklediğimiz entelektüel özelliklere sahip biri gibi görünmüyor.Kitabı ulu orta okumamanızı tavsiye ederim.Özellikle ailenizin bulunduğu ortamda bir yerlere bırakmanız sakıncalı olabilir.Okuduktan sonra elden çıkarmakta da fayda var.Eğer bulunduğunuz çevre kaldırabiliyorsa tüm bunlara gerekte yok istediğiniz yere koyabilirsiniz.
320 syf.
·6 günde·7/10
Berbat bile yazsa okurum diyebilecegim bir yazar ve şair Charles Bukowski. Kitapta 50 yaşından sonra hayatına giren kadınlarını yazmış fazlasıyla açık ve basit bir şekilde ama yine de okudum. Dili ne kadar düz olsa da sivri olması yetiyor. Kitabı okurken sanki karşımda konuşuyor gibi hissettirmesi de ayrı bir tat verdi bana. Beklentinizi fazla yüksek tutmadan okuyabileceginiz keyifli bir kitap...
320 syf.
·18 günde·5/10
Yaklaşık bir sene içinde bu kitabı okumaya sanırım dört kez başladım, ama her defasında son sayfaya ulaşmak mümkün olmadı. Açıkçası Bukowskinin kitaplar arasında en çok okunan kitaplara girmesi benim için şaşırtıcı. Tabi ki de insan her yazarı veya kitabı beğenemek zorunda değildir. Charles kadınlar konusunda pek başarılı olduğunu hiç sanmıyorum bu nedenle bu kitabı yazmaya ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum.
320 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Biz onu, Charles bukowski olarak tanıdık ama asıl adı, Heinrich Karl Bukowski olan yazar. Yazılarını genellikle internetten takip edip okuyordum ve ilk okuduğum kitabı ise, "Kadınlar" oldu. Beni hiç yanıltmadı ve fikirlerim değişmedi Bukowski için. Okurken kendime oldukça yakın gördüm, kendine her şekilde yetebilen biri gibi. Yalnızlığın paylaşılmaz olduğunu, üstüne basa basa, bazen hırçınlaşarak, bazen ise öfke kusarak cümlelerin altını öyle bir çizdi ki, onunla birlikte bende şahlandım.

Ama tabii ki, kendiyle durmadan çelişen bir adam gördüm karşımda, insanlara bir türlü hayır demesini beceremeyen ama damarına bastıklarında, umrunda olmadan basıp giden argo konuşmayı sıradan bir konuşma haline getiren ve benimseten güzel bir adam gördüm.. Kendi içinde büyük korkuları olan ve bunu farklı bir dilde dile getiren bu adam cinselliğe, yemeğini yemek isteyen bir kaplan kadar sabırsız ve aç bakıyor.. Kendini kontrol altına almak isteyen, savaşmaya çalışan ama her seferinde hayal kırıklığıyla sonuçlanan ve bir yerden sonra patlak vermesiyle dibe batmaya başlayan "Bukowski"..

Bence bu kitabı okumalısınız, çok fazla cinsellik barındırıyor evet ama bu kitabı okurken salt cinsellik olarak bakmanız yanlış olur. Bu adamın hayatında büyük tranvaları olmuş besbelli ortada bu durum. Kendini bu şekilde ifade etmeside, kendine özgüdür en azından başkaları gibi olmayı reddetmiş.
320 syf.
Ah Bukowski... Bu kitapla ilgili çok soru aldım. Okumalı mıyım, fikriniz nedir gibisinden. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zaten Bukowski hayali karakteri Hanry Chanaski'nin ağzından da anlattığı gibi kimseden sevgi ve ilgi beklemeyen, karşılığında da kimseye bir şeyler vaat etmeyen bir yazar. Bu yüzden bu kitapta da edebi olmasını beklememelisiniz. Yine ara ara güzel tespitleri olsa da kitap genel itibariyle cinsellik odaklı kadın erkek ilişkileri üzerine kurulmuş. Kitapta yazarın hayatıyla bir çok paralellik mevcut olsa da birebir kendi karakterini yansıttığını düşünmüyorum. Eğer kafanızı fazla da yormadan güzel zaman geçirmek istiyorsanız ya da ara ara elinize alacağınız çok da sürekli takip gerektirmeyen çerez niyetine bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitabı tercih edebilirsiniz.
320 syf.
·2 günde·5/10
Kadınlar...
Sevgili Bukowski, bana göre kadını sen çok yanlış anlamışsın. Eseri kadın dünyasını daha yakından tanımak ve anlamak için aldım. Daha önceki eserlerinden rahat bir dil kullandığını gördüğüm için bu eserinde öyle olacağını tahmin edebiliyordum ama bu dili kalkıp bu kitabında ikide bir "düzüşmek de düzüşmek" olayını anlatman hiç hoş değil. Baştan sona böyle. Kitap boyunca sayısız kadınla ilişkiye girme anılarını okumak için kitabına 35₺ vermedim. Kadın dünyasını anlatırken birçok farklı konudan bahsederken kalkıp cinsel birkaç ifade de kullanmış olsaydın derdim ki sonuçta o dünyanın içinde cinsel ilişki de var normal karşılardım. Ama sen kadın dünyasını gece gündüz "düzüşme" anılarını oluşturacak onlarla yatarak nasıl anlamayı beklersin, bunu ben anlamış değilim. Hiç kalkıp kadınla adam akıllı oturup dertleşmemiş, onunla kendi dünyasını anlamak için sohbet etmemiş, cinsellik dışında hemen hemen vakit geçirmemiş bir insandan kadını anlamaya çalışmak hem çok yanlış olur hem de kadın dünyasına bir saygısızlık olur kanaatimce. Kadın dünyası bu kadar basit olmamalı. Değil de. Kitabın içinde kadın dünyasına ait birkaç güzel çıkarım var sıfır bir eser değil. Ama kitap baştan sona cinsel içerik dolu. Küfürleri saymıyorum bile. Sokak dilini kullanmak iyi güzel hoş da sokakta da bile böyle şeyler yok. Açıkçası beğenmedim bu eseri. Hem de hiç. Tavsiye de etmem. Kadını anlamayı gidin işi gücü kadınla "düzüşmek" olmayan normal insanlardan öğrenin. Benim için tam bir hayal kırıklığı...
İnsanlar oturup karşılıklı konuşabilmeyi öğrenebilseler
belki biraz işe yarar.
Charles Bukowski
Sayfa 70 - Arıon Yayınevi-3.Baskı
-İnsanlar seni görmeye geliyorlar.
Aslında seni görmeye gelmeseler onları daha çok seversin.

-Hayır.
Onları ne kadar az görürsem o kadar çok seviyorum.
Charles Bukowski
Sayfa 18 - Arıon Yayınevi-3.Baskı
"-İnsanlar seni görmek için geliyorlar.Seni görmek için gelmeselerdi severdin onları belki."
"- Hayır, ne kadar az görürsem o kadar çok severim onları."
Charles Bukowski
Sayfa 16 - Parantez Yayıncılık 7. basım (Nisan 2014)
Bir erkek sadece iyi bir kadın bulamadığında çok fazla kadına ihtiyaç duyuyordu.
Charles Bukowski
Sayfa 316 - Parantez Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadınlar
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758441792
Kitabın türü:
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Baskılar:
Kadınlar
Kadınlar
Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı.
Kadınlar, Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı.
Kadınlar, Bukowskinin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati çekmiş Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş. 
Yaşam öyküsünün yazarı Howard Sounes şöyle yazıyor; Bukowskinin eski kız arkadaşlarından pek çoğu, kendilerini kitaplarına malzeme yaptığından habersizdi. Seks hayatlarını bütün açıklığıyla anlatırken onların iznini almadığı da ortadaydı. Kadınlar nihayet 1978 Aralıkında yayınlandığında Linda Lee Beighle ile evlenmeden önce yaşamını paylaştığı kadınlar hayli rahatsız oldu. Kadınların, yazarın diğer kitaplarından fazla satması bu rahatsızlığı daha da artıracaktı. 
Kadınlar, iyi, rahat anlatımı ve konusunun ilginçliği yanında taşıdığı mizah unsurlarıyla da dikkati çeker. Kahramanı Henry Chinaskiyi ve onun kadınlarla ilişkilerini neredeyse okuyucuya kahkaha attıracak kadar tatlı bir dille ama eleştiri oklarını eksiltmeden anlatır. Sık sık kendini eleştirmeyi de ihmal etmez. 
Kadınlar, Avi Pardonun türkçesiyle tekrar okuyucularıyla buluşuyor.

 

Kitabı okuyanlar 1.202 okur

  • Kirke
  • Şule birkan şengün
  • Ekin Yıldırım
  • samir
  • Buğra Er
  • Hasan Genç
  • Pilar
  • İsmail Bahadır Atakan ÖZ
  • Gürkan DALGIÇ
  • Fırat Matur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%1.1
18-24 Yaş
%26.3
25-34 Yaş
%35.5
35-44 Yaş
%25.8
45-54 Yaş
%6.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%36.5
Erkek
%63.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.3 (69)
9
%13.7 (49)
8
%21.8 (78)
7
%12.9 (46)
6
%9.2 (33)
5
%7.3 (26)
4
%2.2 (8)
3
%1.4 (5)
2
%2.8 (10)
1
%3.6 (13)

Kitabın sıralamaları