Kadınlar

6,9/10  (97 Oy) · 
283 okunma  · 
78 beğeni  · 
2.100 gösterim
Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı.
Kadınlar, Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı.
Kadınlar, Bukowskinin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati çekmiş Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş. 
Yaşam öyküsünün yazarı Howard Sounes şöyle yazıyor; Bukowskinin eski kız arkadaşlarından pek çoğu, kendilerini kitaplarına malzeme yaptığından habersizdi. Seks hayatlarını bütün açıklığıyla anlatırken onların iznini almadığı da ortadaydı. Kadınlar nihayet 1978 Aralıkında yayınlandığında Linda Lee Beighle ile evlenmeden önce yaşamını paylaştığı kadınlar hayli rahatsız oldu. Kadınların, yazarın diğer kitaplarından fazla satması bu rahatsızlığı daha da artıracaktı. 
Kadınlar, iyi, rahat anlatımı ve konusunun ilginçliği yanında taşıdığı mizah unsurlarıyla da dikkati çeker. Kahramanı Henry Chinaskiyi ve onun kadınlarla ilişkilerini neredeyse okuyucuya kahkaha attıracak kadar tatlı bir dille ama eleştiri oklarını eksiltmeden anlatır. Sık sık kendini eleştirmeyi de ihmal etmez. 
Kadınlar, Avi Pardonun türkçesiyle tekrar okuyucularıyla buluşuyor.

 
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    9789758441792
  • Çeviri:
    Avi Pardo
  • Yayınevi:
    Parantez Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kadınlar, Charles Bukowski nin en çok okunan kitabı. Böyle bir kitap neden bu kadar rağbet görüyor akıl erdiremiyorum doğrusu. Hayatına girmiş düzinelerce kadını kendi deyimiyle nasıl "düzdüğünü" en basit şekilde yazmış. Bir kitap bu kadar okunmuşsa en azından bir albenisi vardır diye düşünmüştüm. Ama büyük bir hayal kırıklığı oldu. Hiçbir edebi ve felsefi değeri yok. Bütün kitap seks,alkol ve yatıp kalkmaktan ibaret. Aynı şeyleri on defa tekrarlamasının tek sebebi sayfa doldurmak. Cinselliğe bu kadar sarması biraz Sade özentiliği gibi geldi. Kitap okuyor gibi değilde porno izliyormuş hissi veriyor. Sanırım bu kadar çok okunması da iyi olmasından değil bundan kaynaklı. Zira porno filmlerde büyük ilgi görüyor. Kesinlikle tavsiye etmem.

Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, her kitabın okuma istatistiğine baktığımda kadın okuyucuların sayısı erkek okuyuculardan fazla. Ama bu kitabı okuyanların çoğu erkek ve bu da pek manidar...

Maya 
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Berbat bile yazsa okurum diyebilecegim bir yazar ve şair Charles Bukowski. Kitapta 50 yaşından sonra hayatına giren kadınlarını yazmış fazlasıyla açık ve basit bir şekilde ama yine de okudum. Dili ne kadar düz olsa da sivri olması yetiyor. Kitabı okurken sanki karşımda konuşuyor gibi hissettirmesi de ayrı bir tat verdi bana. Beklentinizi fazla yüksek tutmadan okuyabileceginiz keyifli bir kitap...

Zamin Abdullayev 
07 Ağu 21:15 · Kitabı yarım bıraktı · 1/10 puan

Bir kitabdan da çox pornoqrafiyaya bənzədi. Bu qədər oxunması, bəyənilməsini başa düşə bilmədim. Əyyaşlıqdan başqa bir şey aşılamır kitab. Bukovskinin 50 yaşından sonra hansı qadınlarla hansı oyunlardan çıxdığı kimin nəyinə lazımdı.

kitapları seven 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · 5/10 puan

Yaklaşık bir sene içinde bu kitabı okumaya sanırım dört kez başladım, ama her defasında son sayfaya ulaşmak mümkün olmadı. Açıkçası Bukowskinin kitaplar arasında en çok okunan kitaplara girmesi benim için şaşırtıcı. Tabi ki de insan her yazarı veya kitabı beğenemek zorunda değildir. Charles kadınlar konusunda pek başarılı olduğunu hiç sanmıyorum bu nedenle bu kitabı yazmaya ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum.

Cihan Yıldız 
23 Oca 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · 7/10 puan

Okuyucusuna koleksiyonunu sunmuş Bukowski. Kadınlarım demiş koleksiyonunun adina da.. Her parçayı anlatmış en ince hatlarina kadar...

Bukowski'nin samimi bir dili var, cümleleri basit ama özellikle diyaloglarda bir arkaplan var. Kadinlar hakkindaki tecrübelerini diyolaglarin ardına saklamış sanki, ya da bana öyle geldi, bilemiyorum. Bu kitabin çok beğenilip ya da nefret edilişinin kilit noktasinin tam olarak burası olduğunu düşünüyorum. Yazarin kadinlar konusundaki tecrübesi göz ardı edilirse kurgu porno filminden farksız gelebilir.

203. sayfadaki şu diyalog çok hoşuma gitti. Kitabin temelini bu düşünce oluşturuyor sanki;

-"Kadinlar hakkında ne düşünüyorsun?"
-"Düşünür değilim ben. Her kadın farklı. Temel olarak en iyi ile en kötünün karışımı gibi görünüyorlar bana. Hem büyüleyici hem de korkunç. İyi ki varlar ama."

Okuduğum en samimi kitap oldu Kadinlar. Sürükleyici olmasa da okutuyor kendini. Sanirim bu, Bukowski kitaplarının ortak özelliği. Bu tarzı sevenlere tavsiye ederim, herkese değil..

Mesut Berk Poşul 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kadınlar,lise zamanlarımda okuduğum bir kitaptı.Yeraltı edebiyatını ve Hemingway'i sevmemi sağlayan yazardır Bukowski.Sonraki zamanlarda tabi okuduğum kitaplar değişti ama Bukowski'nin her ne olursa olsun isterse ele ayağa düşmüş isterse de popüler kültüre meze olmuş olsun yeri bende ayrıdır.Bir iki bira içip öyle okursanız daha fazla zevk alacağınızı düşünüyorum(ben öyle yapardım.)O zamanlar okurken çok özenirdim ama zaman geçtikçe özellikle üniversite zamanlarımda hayatım o yöne kaymaya başlayınca o kadar da özenilebilecek bir hayat olmadığını anladım.Ama her türlü süslemeden uzak ve size çok yakın bir insanmış gibi yazdığı için beğeniyorum.Sert romanlardan sıkılıp nefes almak isterseniz sizi rahatlatabilecek dinlendirici bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Dilara vargun 
04 Eyl 23:22 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bukowski ne kadar elestirilse de bu kitabiyla bir o kadar da yalin bir dille kadınlarını, kendini ve duygularini tüm çıplaklığıyla anlattigi bir eser. Ne demiş üstad : " Varoluş titreşen dayanılmaz bir şeyken zaman kıpırtısızdı. "

Writer 
21 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Hayatından teker teker yitip giden kadınlar,gelen kadınlar, gelen içkiler,biten.şişeler.Zevk uğruna insanların hayatlarıyla oynayan adam bunun için kendini sorgulayan ve kendini en adi fahişeden daha aşağılık gören bir adamın aslında çocukluğundaki sevgi eksikliğini telafi etmeye çalıştığını ve sonunda da iyi bir kadının eksikliğinden kaynakladığını görüyoruz. İyi bir adamım ben diyor hayvanların ona yaklaşmasından çıkarıyor.Hayvanlar hisseder.İçgüdü diyor.

Sinan Fırat 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Okuduktan sonra hayattan ve kadınlardan soğuma garantili kitap...Kitap hep kendini tekrarlıyor,farklı kadınlarda olsa hepsinin ortak bi özelliği var;hayattan ne istedikleri belli değil :)

Celal Dursun 
30 Ağu 12:41 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 6/10 puan

Amerikalı ünlü yazar ve şair Charles Bukowski (1920 – 1994)’nin kendisini Henry Chinaski karakteri ile anlattığı otobiyografik roman. Bu romanda yazar hayatına giren kadınları ve onlarla ilişkilerini kaleme alırken sex hayatının detaylarını çok cesur bir biçimde ortaya dökmekten kaçınmaz. Üstelik bu anlatım sırasında naif bir dil kullanma kaygısı da yoktur. Yazarın hayatında en önemli yeri tutan kadınlar dışında alkol kullanımı ve at yarışları da romanın ana unsurlarındandır.
Kendisinden 20-30 yaş genç kadınlara ilgi gösteren ve “Hayır” deme konusunda zaafları olan yazar; bu durumu çocukluğunda yaşadığı şefkat ve sevgi eksikliğine bağlamaktadır.
Kitabın ilk bölümlerinde yazarın tutkulu ve git-gelli bir ilişki yaşadığı karakter Lydia Vance ile yollarının tekrar kesişmesini beklerken bu karakterin tekrar sahneye çıkmaması kendi adıma romanın sürprizi oldu.
Son bölüm karakterlerinden Sara’nın ise yazarın 1976’da tanışıp 1985’de evlendiği Linda Lee Beighle olduğunu belirtelim.
Bir kısım eleştirmen ise bu kitapta anlatılanların yazarın fantezilerinden ibaret gerçek dışı öğeler olduğunu savunmuştur.
Romanın zekice yazıldığını yada sosyolojik yönden ilginç olduğunu düşündüğüm bölümlerinden alıntı yapmak gerekirse:
Henry başka bir erkekle oldukça samimi bir dans yapan Lydia’yı kıskanıp “dans sadece” yanıtını alınca “Sokakta yanımdan geçen bir kadına öyle sarıldığımı düşün? Müzik sorunu ortadan kaldırır mıydı?” yanıtını verir.
“Evi tertipli bir erkek tanıdığımda bir sorunu olduğunu bilirim. Çok tertipliyse i.bnedir zaten.”
Lydia’nın Henry’nin sadakatsizliğinden kuşkulanarak bu hususu yatak performansı ile test etmesi sonrası Henry’nin “Sınavı geçtim, ama daha sonra bir erkek bir kadının sadakatinden nasıl emin olabilir, diye geçirdim içimden. Adil değildi” sözü.
“Yine de kadınlar –iyi kadınlar- korkutuyorlardı beni, çünkü er ya da geç ruhuna sahip olmak istiyorlardı, oysa ben ruhumdan artakalanı kendime saklamak istiyordum.”
“Yirmili yaşlarını süren pek çok kadın gibi Tammie de sertti.”
Kendisini Şiir Dinletisi’nde dinlemeye gelen izleyiciler için söylediği “Onları küçümseyemezdin, kıçlarını da yalayamazdın. Ortalarda bir yerde dengeyi sağlamak zorundaydın.”
“Üzerine beyaz örtü serilmiş bir küçük bir masada güzel bir kadınla içmenin üstüne yoktur.”
“Bir kadınla kendi mekânında olmaktansa onun mekanında olmayı hep yeğlemişimdir. Onların mekânındaysam istediğim zaman kalkıp gidebiliyorum.”
“Richard Burton’a bir kadında aradığı en önemli özelliğin ne olduğunu sorduklarında ‘en az otuzunda olması’ demiş.”
Ve kadınlarla ilgili başka bir tespiti: “Nereden geliyordu bütün bu kadınlar? Tükenmek bilmeyen bir stok. Her biri kendine özgüydü, farklıydı. Yarıkları farklıydı, öpüşmeleri farklıydı, göğüsleri farklıydı, ama hiçbir erkek hepsinin tadına bakamazdı, sayıca çok fazlaydılar.”
Netice olarak; okunması gereken, okurken de pornografik öğeler takıntı yapılmadan, kitabın kadınlar hakkında tam bir çözümleme yapmasa da önemli satır araları barındırdığı kabul edilecek bir kitap...

2 /

Kitaptan 76 Alıntı

Mehmet 
14 Eyl 2014 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Hep eksik hissettim kendimi yalnızken; iyi hissettiğim de oldu ama hep eksik.

Kadınlar, Charles BukowskiKadınlar, Charles Bukowski
Tuco Herrera 
10 Ağu 09:58 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Isolation...
"-İnsanlar seni görmek için geliyorlar.Seni görmek için gelmeselerdi severdin onları belki."
"- Hayır, ne kadar az görürsem o kadar çok severim onları."

Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 16 - Parantez Yayıncılık 7. basım (Nisan 2014))Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 16 - Parantez Yayıncılık 7. basım (Nisan 2014))

"...Bir yazar için en kötü şey başka bir yazarla görüşmek, ondan da kötüsü, çok sayıda yazar tanımaktır. Aynı bok parçasına konmuş sinekler misali..."

Kadınlar, Charles BukowskiKadınlar, Charles Bukowski

İçki meselesi bu, diye düşündüm kendime bir içki alırken. Eğer berbat bişeyler olmuşsa, unutmak için içersin; iyi bir şeyler olursa kutlamak için içersin ve hiçbir şey olmamışsa bir şeyler olması için içersin.

Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 191)Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 191)
cosmos 
03 Nis 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Erkekler futbol seyreder, bira içip bowling oynarken onlar, kadınlar, bizim hakkımızda düşünüyor, bizi inceliyor, karar vermeye çalışıyorlardı - bizi bıraksalar mı, atsalar mı, değiştirseler mi, öldürseler mi, yoksa sadece terk mi etseler?

Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 261 - Parantez Yayınları)Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 261 - Parantez Yayınları)
cosmos 
02 Nis 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Herkes kendinin özel, ayrıcalıklı, müstesna olduğunu düşünüyordu. Balkonundaki saksıları sulayan kocakarı bile.

Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 259 - Parantez Yayınları)Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 259 - Parantez Yayınları)
cosmos 
05 Nis 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir erkek sadece iyi bir kadın bulamadığında çok fazla kadına ihtiyaç duyuyordu.

Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 316 - Parantez Yayınları)Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 316 - Parantez Yayınları)
cosmos 
01 Nis 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir kadınla kendi mekanımda olmaktansa onun mekanında olmayı hep yeğlemişimdir. Onların mekanındaysam istediğim zaman kalkıp gidebiliyordum.

Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 207)Kadınlar, Charles Bukowski (Sayfa 207)