Adı:
Kadınlar
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758441792
Kitabın türü:
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Baskılar:
Kadınlar
Kadınlar
Qadınlar
Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı.
Kadınlar, Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı.
Kadınlar, Bukowskinin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati çekmiş Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş. 
Yaşam öyküsünün yazarı Howard Sounes şöyle yazıyor; Bukowskinin eski kız arkadaşlarından pek çoğu, kendilerini kitaplarına malzeme yaptığından habersizdi. Seks hayatlarını bütün açıklığıyla anlatırken onların iznini almadığı da ortadaydı. Kadınlar nihayet 1978 Aralıkında yayınlandığında Linda Lee Beighle ile evlenmeden önce yaşamını paylaştığı kadınlar hayli rahatsız oldu. Kadınların, yazarın diğer kitaplarından fazla satması bu rahatsızlığı daha da artıracaktı. 
Kadınlar, iyi, rahat anlatımı ve konusunun ilginçliği yanında taşıdığı mizah unsurlarıyla da dikkati çeker. Kahramanı Henry Chinaskiyi ve onun kadınlarla ilişkilerini neredeyse okuyucuya kahkaha attıracak kadar tatlı bir dille ama eleştiri oklarını eksiltmeden anlatır. Sık sık kendini eleştirmeyi de ihmal etmez. 
Kadınlar, Avi Pardonun türkçesiyle tekrar okuyucularıyla buluşuyor.

 
320 syf.
·Puan vermedi
Yoo Charles Bukowski bu kitabı sen yazmış olamazsın. Biz kadınlara bunu yapmış olamazsın. Bir yanlışlık olmalı. Ben senin bir şiir kitaplarını okumuştum. Onlar ne kadar güzeldi. Dengemi alt üst ettin. Bu hak sana helal olmaz bilesin. Şimdi gördüğüm kadınlara bacağın ne güzel Liza, vücudun ne güzel İris diyesim var. Bunlar en basitleri tabi ki çok cüretkar diyaloglarda mevcut.

Böyle adı sanı duyulmuş ünlü ve büyük bazı yazarlara sanki hissedeceklermiş gibi kitabını beğenmesem bile ayıp olmasın diye zorla okuduğum oluyordu ama üzgünüm Charles sonunu getiremedim.
327 syf.
Kitap hakkındaki bilgilere baktığımda, kitaptaki ana karakter Henry Chinasky'nin yazarın kendisinden oldukça izler taşıyan bir karakter olduğunu okumuştum. Ben yazarın kişisel hayatı veya hayata bakışı değil bu kitap hakkında kısa bir şeyler yazacağım.

Henry, yaşı 60'a varmış, sürekli içki içen serkeş, hayatta hiçbir şeye önem vermeyen bir karakterdir. Sadece varoluyor ve varolduğu ölçüde de şiir yazıyor diyebiliriz. Bu unsur kitapta etkili şekilde işlenmiş olsaydı, kitap boyu süren seks furyası da insanın gözüne çok batmazdi. Çünkü Henry'nin bu tarz bir yanı var ve ben hep ruhsal durumun, kendi içindeki hesaplasmasini bekledim. Bir yerde buna yönelik bir pasaj vardı lakin kitapta genel atmosfer buna yönelik değildi. Buna karşın atmosfere Henry'nin seksüel hayatı hakim durumdadır. Bu hayat oldukça açık bir anlatımla sunulmuş. Aralara serpiştirilmiş birkaç güzel söz var. Bunlar da bence havada anlamsız kalmış.

Ben kitapta seksin işlenmesine karşı değilim. İsteyen istediği gibi işlesin. İstediği açıklıkta anlatsın. Sorun yok. Ancak bu kitap salt bir yazarın seks furyasini/ hayatını resmetmek için yazılmış gibi duruyor. Kitabın bir yerinde yazarın 'düzdüğü' bir kadın şunu diyor yazara: "Bence sen sadece kadınları düzdüğünü yazmak için düzüyorsun onları." Heralde kitabın özeti budur.

Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında kitabında da açık bir anlatımla işlenmiş seks unsuru var ancak o kitapta bu durum sırıtmıyordu. Bir konu vardı ve bu konu esnasında hayatın içinde olan doğal bir olgu olarak bu anlatımları karşılayabiliyordum. Lakin Kadınlar kitabında sanki yazarın cinsel yaşamını ve bu yaşamındaki durumunu analiz ediyoruz: Evet, sayın Henry'nin anal sekste mahareti fazla değil. Vajinal yoldan hımm fena değil, oral sekste çok iyi. Ama içki Henry beyi fena yipratiyor. Tüm o seksüel gücünü mahvediyor. Sanirim kitaptan çıkarılacak en önemli sonuç fazla içki tüketiminin erkeğin seksüel gücüne oldukça zarar vermesidir.

Özellikle kitabın yarısını geçtikten sonra Henry otomatige bağlıyor. Biri geliyor biri gidiyor. Gelen giden kadınlar da hayranları genellikle. Henry'e mektup yazıyorlar, sonra geliyorlar Henry ile sevişiyorlar, gidiyorlar. Kitapta Henry en çok seksini Linda ile yapıyor. Okurken heralde Linda çevresinde dönecek hikaye ve az önce dediğim gibi varolussal olsun ya da herhangi seks dışında başka olgularla hikaye zenginlesecek ve hikayedeki bu seks hikayeleri de ana karakterin kişiliğini ve yaşamını anlamamiz için anlatilagelen bir unsur olarak yer alacak diye düşündüm. Lakin Henry'nin seksüel gücünün analizini yaptıran bir eser oldu, en azından benim açımdan öyle oldu.

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Belki bir başka eserini daha okuyabilirim. Ama bence bu kitap olmamış.
  • Factotum
    7.9/10 (472 Oy)418 beğeni1.581 okunma1.736 alıntı8,8bin gösterim
  • Ekmek Arası
    8.3/10 (1.141 Oy)1.085 beğeni3.856 okunma7bin alıntı27,9bin gösterim
  • Toza Sor
    8.6/10 (901 Oy)844 beğeni2.651 okunma4.761 alıntı21,9bin gösterim
  • Pis Moruğun Notları
    8.1/10 (290 Oy)375 beğeni1.255 okunma2.222 alıntı12,4bin gösterim
  • Ölüm Pornosu
    7.0/10 (565 Oy)406 beğeni1.999 okunma1.216 alıntı20,5bin gösterim
  • Tıkanma
    8.0/10 (503 Oy)411 beğeni1.658 okunma3.036 alıntı13,9bin gösterim
  • Aşkın Metafiziği
    7.5/10 (1.667 Oy)1.596 beğeni6,6bin okunma9,4bin alıntı59,4bin gösterim
  • Gösteri Peygamberi
    8.5/10 (1.082 Oy)970 beğeni3.078 okunma5,3bin alıntı25,1bin gösterim
  • Piç
    8.1/10 (1.438 Oy)1.320 beğeni5,1bin okunma6,8bin alıntı28bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (3.056 Oy)3.072 beğeni11bin okunma32,8bin alıntı61,3bin gösterim
Bir kitabdan da çox pornoqrafiyaya bənzədi. Bu qədər oxunması, bəyənilməsini başa düşə bilmədim. Əyyaşlıqdan başqa bir şey aşılamır kitab. Bukovskinin 50 yaşından sonra hansı qadınlarla hansı oyunlardan çıxdığı kimin nəyinə lazımdı.
Charles Bukowski okumaya bu kitabı ile başlamak büyük hata oldu benim için. Kendisine karşı önyargı ile doldum. Kitabını okurken oldukça kasıldım ve utandım. Çünkü çok fazla gayri ahlaki içerikler mevcuttu. Diğer okurların incelemelerine baktığımda onlarda bu konudan şikayetciydiler. Kadınların sevmediği yazar olarakta bilinirmiş kendisi. Muhtemelen bu kitabı yüzünden olsa gerek. Veya sevilmediği için böyle bir kitapta yazmış olabilir. Çok fazla cinsellik öğeleri barınıyor içinde. Bir süreden sonra baydı ve yarım bırakmak zorunda kaldım. Alıntı yaparken dahi olabildiğince seçici olmaya çalıştım. Kesinlikle önerebileceğim bir kitap değil. Hatta okumayın okutmayın. Elbette bu benim haddim değil siz bilirsiniz nacizane önerim budur. Seni yaşlı ve çirkin adam ( kitapta sürekli böyle hitap ediyor kendine ) daha güzel kitaplarında görüşmek üzere ama sana puanım şuan sıfır kanka. :)
Keyifli okumalar dostlar... :)
322 syf.
·3 günde·4/10 puan
"Mən çox az, kiçicik şöhrət qazanmış əyyaş və murdar bir əclaf idim." - Henry Chinaski.
Deməli belə; əsər "Ekmek arası"ndan tanıdığımız, uşaqlıq və gənclik dövrünü oxuduğumuz şorgöz, əyyaş Henry Çinaskinin 50 yaşından sonrakı dövrdən və bu dövrdə onun həyatına girib-çıxan saysız qadınlardan və o qadınlarla yaşadıqlarından bəhs edir.
Həyatımda oxuduğum ən mənasız və gərəksiz bir kitab idi. Doğrusu, gözləntim də yüksək deyildi. Çünki kitab haqqındakı incələmələri oxuduğumda çoxusu mənfi rəylər idi. Sırf bu mənfi rəylər üzündən maraq göstərib oxumağa başlamışdım. Kitab yarıda qoymağı sevmədiyim və bəlkə davamında nəsə mənalı bir şey taparam ümidi ilə sonadək oxudum. Heyhat, tamamilə vaxt itkisi oldu.
Maraqlı gələn və anlamadığım tərəfi o oldu ki, gəncliyində belə hər kəsin ondan qaçdığı Çinaskinin necə oldu da yaşlı və daha çirkin olduğu bir zamanda həyatına bu qədər qadın daxil olurdu (yaxud da qadınlar ondan ötrü dəli-divanə idi). Sadəcə ədəbsiz bir yazar olduğuna görə?
320 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10 puan
Biz onu, Charles bukowski olarak tanıdık ama asıl adı, Heinrich Karl Bukowski olan yazar. Yazılarını genellikle internetten takip edip okuyordum ve ilk okuduğum kitabı ise, "Kadınlar" oldu. Beni hiç yanıltmadı ve fikirlerim değişmedi Bukowski için. Okurken kendime oldukça yakın gördüm, kendine her şekilde yetebilen biri gibi. Yalnızlığın paylaşılmaz olduğunu, üstüne basa basa, bazen hırçınlaşarak, bazen ise öfke kusarak cümlelerin altını öyle bir çizdi ki, onunla birlikte bende şahlandım.

Ama tabii ki, kendiyle durmadan çelişen bir adam gördüm karşımda, insanlara bir türlü hayır demesini beceremeyen ama damarına bastıklarında, umrunda olmadan basıp giden argo konuşmayı sıradan bir konuşma haline getiren ve benimseten güzel bir adam gördüm.. Kendi içinde büyük korkuları olan ve bunu farklı bir dilde dile getiren bu adam cinselliğe, yemeğini yemek isteyen bir kaplan kadar sabırsız ve aç bakıyor.. Kendini kontrol altına almak isteyen, savaşmaya çalışan ama her seferinde hayal kırıklığıyla sonuçlanan ve bir yerden sonra patlak vermesiyle dibe batmaya başlayan "Bukowski"..

Bence bu kitabı okumalısınız, çok fazla cinsellik barındırıyor evet ama bu kitabı okurken salt cinsellik olarak bakmanız yanlış olur. Bu adamın hayatında büyük tranvaları olmuş besbelli ortada bu durum. Kendini bu şekilde ifade etmeside, kendine özgüdür en azından başkaları gibi olmayı reddetmiş.
Hayatımda okuduğum en sıkıcı, en gereksiz kitap, zaman israfı, çok isteyerek ve merak ederek almıştım aslında diğer kitaplarına bakmadım ama bu kitabından sonra bir ön yargı geldi açıkçası. Kadınlarla geçirdiği günübirlik yaşamı sex hayatı ve doyumsuzluğunu anlatıyor sabrettim yarısına geldim belki birşey olur diye ama olmuyor... eğer listenizde ise çıkartın derim.
320 syf.
·6 günde·7/10 puan
Berbat bile yazsa okurum diyebilecegim bir yazar ve şair Charles Bukowski. Kitapta 50 yaşından sonra hayatına giren kadınlarını yazmış fazlasıyla açık ve basit bir şekilde ama yine de okudum. Dili ne kadar düz olsa da sivri olması yetiyor. Kitabı okurken sanki karşımda konuşuyor gibi hissettirmesi de ayrı bir tat verdi bana. Beklentinizi fazla yüksek tutmadan okuyabileceginiz keyifli bir kitap...
320 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bukowski ve kadınlar... Bir adam genç yaşlarındaki ilişkilerinde olan başarısızlığını ellili yaşlardaki ünü ve mesleğini kullanarak telafi etmeye çalışıyor, ediyor gibi de. Her çiçekten bal almak istiyor ve bunu kadınların her birinin farklı olduğunu düşündüğü için, onları tanımanın en iyi yolunun bu olduğuna karar verdiği için yapıyor. Belki başka bir neden de olabilir ama bunu o da bilmiyor. Kitabı okurken ben de kadınlar bin bir çeşit dedim. Bazen tahammül edilemez oluyoruz, etmek zorunda değiller bence. Bukowski'nin dediği gibi bıraktığınız yerden devam edecek bir keriz mutlaka bulunur :) .Yeraltı edebiyatının öncü isimlerinden, yeraltı edebiyatını seviyorsanız okuyun. Yoksa bu boktan adam mı ünlü bir yazar dersiniz.
Kadınlar sizi sevebilir. Fakat bir süre sonra bir şey olur onlara, sizi ölürken izlemek isterler, arabayla sizi ezip suratınıza tükürmek isterler.
-İnsanlar seni görmeye geliyorlar.
Aslında seni görmeye gelmeseler onları daha çok seversin.

-Hayır.
Onları ne kadar az görürsem o kadar çok seviyorum.
Charles Bukowski
Sayfa 18 - Arıon Yayınevi-3.Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kadınlar
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758441792
Kitabın türü:
Çeviri:
Avi Pardo
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Baskılar:
Kadınlar
Kadınlar
Qadınlar
Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı.
Kadınlar, Bukowskinin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı.
Kadınlar, Bukowskinin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati çekmiş Bukowski, kısa kısa bölümlerden oluşturduğu ve bol diyalogla kurduğu bu romanında Hemingway ve Fante ile kıyaslanıp onlar kadar başarılı ve özgün bulunmuş. 
Yaşam öyküsünün yazarı Howard Sounes şöyle yazıyor; Bukowskinin eski kız arkadaşlarından pek çoğu, kendilerini kitaplarına malzeme yaptığından habersizdi. Seks hayatlarını bütün açıklığıyla anlatırken onların iznini almadığı da ortadaydı. Kadınlar nihayet 1978 Aralıkında yayınlandığında Linda Lee Beighle ile evlenmeden önce yaşamını paylaştığı kadınlar hayli rahatsız oldu. Kadınların, yazarın diğer kitaplarından fazla satması bu rahatsızlığı daha da artıracaktı. 
Kadınlar, iyi, rahat anlatımı ve konusunun ilginçliği yanında taşıdığı mizah unsurlarıyla da dikkati çeker. Kahramanı Henry Chinaskiyi ve onun kadınlarla ilişkilerini neredeyse okuyucuya kahkaha attıracak kadar tatlı bir dille ama eleştiri oklarını eksiltmeden anlatır. Sık sık kendini eleştirmeyi de ihmal etmez. 
Kadınlar, Avi Pardonun türkçesiyle tekrar okuyucularıyla buluşuyor.

 

Kitabı okuyanlar 2.044 okur

  • Ahmet Sadi Çelik
  • Bahadır Cüneyt Yalçın
  • Onur Tüzüntürk
  • naz k
  • Aksilokop
  • Yigit Altindis
  • özge
  • Aklıselim Bir Deli
  • Mert Kaptan
  • Şarabın Gazabı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.2
13-17 Yaş
%1.1
18-24 Yaş
%26.3
25-34 Yaş
%35.5
35-44 Yaş
%25.8
45-54 Yaş
%6.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%36.5
Erkek
%63.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.7 (104)
9
%12.1 (71)
8
%19 (112)
7
%15.1 (89)
6
%9.2 (54)
5
%5.8 (34)
4
%2.4 (14)
3
%1.7 (10)
2
%2.7 (16)
1
%3.4 (20)

Kitabın sıralamaları