Christy Lefteri'nin Halep Arıcısı,Suriye iç savaşı ve sonrasında yaşanan göçmenlik-mültecilik üzerine kurgulanmış bir roman. Aslında yarı kurgulanmış da diyebiliriz. Zira yazar hem Atina'da hem de İngiltere 'de yardım kuruluşlarında çalışmış,birebir gözlemlediği olaylardan ve kişilerden yola çıkarak bu kurguyu oluşturmuş.
Halep'te arıcılıkla uğraşan Nuri ve ressam karısı Afra savaş yüzünden ülkelerinden kaçmak zorunda kalır. Tarafı olmadıkları bir savaşın içinde olmak istemezler. Türkiye üzerinden Yunanistan, oradan da İngiltere'ye ulaşmak en büyük emelleridir.
Ancak memleketlerinde öyle büyük acılar yaşamışlardır ki görür gözleri görmez,kalpleri hissetmez olmuştur.
Bazen insan vücudu kendini kilitler yaaa,işte onlarınki de o hesap.
Suriye,Somali, Ukrayna,Lübnan, Filistin,İran dört tarafımız ateş topu...Umarım bize de sıçramadan bir an önce biter. Savaş demek yokluk demek,yoksulluk demek,en sevdiklerini kaybetmek demek... Bu işin kazananı olmaz,herkes kaybeder. Çevremizdeki ülkelere bakmak yeterlidir sanırım.