Çitkuşu

Anne Enright
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
280
Basım Tarihi:
13 Ocak 2026
İlk Yayın Tarihi:
19 Eylül 2023
Yayınevi:
Delidolu Yayınları
Orijinal Adı:
The Wren, the Wren
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
ISBN:
9786256084124
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·280 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 23:02
İrlandalı yazar Anne Enright’ı uzun zamandır okumak istiyordum, son romanı “Çitkuşu”nun yayımlandığını görünce hemen okumak istedim bu nedenle. İrlanda edebiyatı sürprizlerle dolu, keza bu da beklediğimden bambaşka çıktı. Arada kaldığım romanlardan biri oldu ama; çünkü çok güçlü olduğu yönleri olmakla beraber sanki eksik bir şeyler de var. Bir ailenin üç kuşağının hikayesini kadın karakterler üzerinden anlatmış Enright romanda: anneanne Terry, anne Carmel ve kızı Nell. Ailenin hikayesini her birinin bakış açısından okuyoruz ayrı ayrı, yani çok sesli bir roman bu. Hatta arada kısacık da olsa dede Phil’e de ses vermiş yazar, ki bu kısmı çok güçlü yanlarından biri bence. Ama anneanne Terry’nin sesini pek duymuyoruz, ki asıl düğüm onun hikayesinde ve ben onun açısından da görebilmeyi çok istedim. Öte yandan, çok seslilik büyük bir ustalıkla kotarılmış: her bir karakterin üslubu, anlatımı, bakış açısı hem bambaşka hem de karakterle son derece uyumlu; öyle ki kuşak farklılıkları, her birinin yaşadığı dönemin farklılıkları muhteşem yansıtılmış. Bu da romanın beğendiğim ikinci yanı. Enright, ailenin geçmişinde yaşanan bir travmanın üç farklı kuşaktaki yansımalarını ve aile bireylerinin aralarındaki ilişkileri mercek altına alıyor. Geçmişte yaşananların sonraki nesillerin hayatlarına nasıl yansıdığı ve yıllar sonraki bağları dahi nasıl etkilediği çok iyi bir çıkış noktası hakikaten ve iyi işlendiğinde ortaya çok etkileyici bir metin çıkarmaya son derece müsait. Fakat yazar yeterince derinleşememiş bence konuyu işlerken. Ne karakterlerin ruhsal tasvirleri ne de ilişkilerin tahlili nüfuz etti bana okurken. Sonuç olarak okuduğuma memnunum ama derinden etkilendiğimi söyleyemeyeceğim.
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202676 okunma
7/10
·280 syf.··
2026 2. kitabı
Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Sally Rooney seven Anne Enright’ı da sever. Kitabı okurken, yazım tarzlarının ne kadar benzeştiğini düşündüm. İkisinde de öyle büyük olaylar yok; daha yumuşak anlatımlar, hayatın içindeki küçük anlar, hisler var. Gerçi bilirsiniz, bu benim öyle pek sevdiğim bir tarz değildir aslında, ben biraz daha dramatik kurguları, tansiyonumu yükseltecek metinleri, “Yok artık!” dedirtecek romanları severim. Fakat bazen böylesi de çok iyi geliyor. Enright’ın romanı size kendini ilgiyle okutuyor. Bu roman, evden çıkmadığınız bir pazar günü öğleden sonrası gibi. Keyifli, hüzünlü. Nitekim, kitabın yabancı baskısının kapağında Sally Rooney’den bir övgü kelimesi de yer aldığını görünce, yazarların tarzlarını benzetenin sadece ben olmadığımı fark ettim. Deli Dolu Türkçe baskıya bunu koymamış, çok da iyi yapmış. Çok sayıda kitabı olan ve 1962 doğumlu Anne Enright’ın bu şekilde desteklenmeye ihtiyacı yok. 2007’de Man Booker Ödülü’nü kazanmış. Çitkuşu da, 2024 yılında Women’s Prize For Fiction finalistlerinden biri olmuş. (Bu arada, onun da Rooney’in de İrlandalı yazarlar olduğunu şurada hatırlatayım.) Kitap hakkında fazla ipucu vermeden konuşmak gerekirse, Çitkuşu, İrlandalı şair Phil McDaragh’ın ardından, Phil’in kızı Carmel ve torunu Nell’in yaşadıklarını anlatıyor. Bu baba/dede figürünün kadınlar üstünde bir etkisi var ki, o da romanı okudukça açığa çıkıyor. Bir ailenin kuşaktan kuşağa aktardığı travmaları öğreniyoruz. Nell’in bölümleri günümüzde geçerken, Carmel’da daha eskileri okuyoruz. Kitaba adını veren Çitkuşu, Phil’in Carmel için yazdığı şiirlerinden biri. (Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde’de olduğu gibi, bu aralar şiirlerden gidiyoruz.) Kitabın aşk, cinsellik gibi temalar üzerine, denemeyi andıran bölümlerini pek sevdim. Yazarımız
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202676 okunma
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 22:07
OKUDUM - BİTTİ! .Kitap Adı : ÇİTKUŞU •Yazar Adı : ANNE ENRIGHT (Booker Ödüllü İrlandalı yazar) .Sayfa Sayısı : 280 .Kitap Puanım : 10 / 8.8 •Çevirmen: Mert Doğruer •Yayınevi: Delidolu Yayınları •Orijinal Adı: The Wren, The Wren . Kitap İncelemem : Anne Enright yine yaptı yapacağını ve Çitkuşu (The Wren, The Wren) ile beni kendine hayran bıraktı! Bu edebi yolculuk, ruhumda gerçekten derin izler bıraktı. Puanım mı? Tam 8.8/10! Kitap, bir ailenin üç kuşağının iç içe geçmiş, sarsıcı hikayesini öyle bir ustalıkla anlatıyor ki, her sayfada kendimi o ailenin bir ferdi gibi hissettim. Özellikle o karizmatik ama bir o kadar da yıkıcı baba figürü Phil McDaragh'ın gölgesinde şekillenen hayatlar... Sanatın bir illüzyon, sevginin ise bazen bir tuzak olabileceği gerçeğiyle yüzleşmek, gerçekten çok düşündürücüydü. Enright'ın dili, şiir gibi akıcı ve keskin. Duygusal travmaların kuşaklar arası nasıl bir miras gibi aktarıldığını, anne-kız ilişkilerindeki o "sessiz ama gürültülü" çatışmaları iliklerime kadar hissettim. Carmel'in yalnızlığı ve kızı Nell'in bu yalnızlığın içine doğuşu... Sanki bir ailenin içine sessizce oturmuş, yıllardır konuşulmayanları dinliyormuş gibiydim. Yazarın kelimelerle yarattığı atmosfer tek kelimeyle büyüleyiciydi. Bazı bölümlerdeki deneme tadındaki anlatım, hikayenin akışını biraz yavaşlatsa da, bu durum kitabın derinliğine ve katmanlı yapısına çok şey katmış. Belki herkese hitap etmeyebilir, evet; ama sabırla okuyanlar için müthiş bir edebi şölen sunuyor. "Mutfak işlerini bile şiire dönüştüren bir ustalık" dedikleri tam da bu olsa gerek! Kitaptan aklımda kalan en vurucu cümlelerden biri: "Tutmuyorum diğerlerinin yasını... Benim kendi acılı sarhoş nidamdı." Bu, travmaların DNA gibi aktarıldığını, bazı şeylerin kuşak atlasa da asla yok
1000Kitap
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202676 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 23:50
Kitabı yeni çıkanlar arasında görüp almıştım. Özellikle "üç kuşak kadın ve yaşanan travmalar" teması, daha önce okuduğum benzer konulu ve sevdiğim eserleri anımsattığı için ilgimi çekti. Ancak okuma süreci beklediğimden uzun sürdü. Kitapta belirgin bir olay örgüsü yoktu; bu yüzden okurken zaman zaman yazarın bu satırları neden kaleme aldığını sorguladım. Benim alışık olduğum tarzın dışında, sürükleyicilikten ziyade daha çok bir deneme türünü andıran bir eserdi. Tarzıma pek hitap etmediği için üzerinde çok fazla yorum yapamayacağım ama farklı bir anlatım arayanlara hitap edebilir.
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202676 okunma
8/10
·280 syf.·
2026 30. kitabı
McDaragh ailesinin üç kuşağının hayatına eşlik ediyoruz 'Çitkuşu'nun sayfalarında. Kurgunun İrlanda'da geçiyor olması sizi yanıltmasın, hepimizin hayatından kesitler var bu hikâyede, bir nevi bazılarımızın hayatlarının simülasyonu gibi. Nell'in bence çok çarpıcı giriş bölümüyle başlıyor kitap. Nell: Carmel'in kızı, Carmel, Carmel'in annesi Terry, Carmel'in kız kardeşi Imelda, Carmel'in babası Phil; Phil McDaragh, şair. Nell ve Carmel'in ağzından ve kısacık bir bölüm Phil'den dinliyoruz yıllar içinde yaşananları. Aile dinamikleri, genetikten miras kalanlar, aile içinde yaşanan zor anlar -parçalanmış aile hissiyle gelen: herkesin ailesi gibi olamama durumu. Baba ayrılığı sonrası Carmel'in yaşadığı travmanın -çünkü küçükken ilişkileri öyle iyi ki- hayatına ve pek tabi ebeveynliğine yansımasına şahit olup bazen kızıp bazen sarılıyoruz ona. Nell'in hiç tanımadığı dedesi Phil'in şiirlerine hayranlığı ve ona yakınlığı kişilerin davranışlarının her birey üzerindeki farklı yansımasının kanıtı gibi. Tüm bunlara ek, akıp giden kurgunun yanınsa Anne Enright'ın Phil'in ağzından yazdığı şiirler okuma zevkini daha da artırıyor. Ezcümle, hayattan anlar var bu kitapta: anne kaybı, babanın bir anda terk edişi, ebeveyn ilişkileri, kız kardeş olma, anne olma, evlat olma, torun olma, ikili ilişkiler, ayrılıklar, kavuşmalar, gökyüzü, çiçekler, kuşlar... Mutlu anlar olduğu kadar acılar da var ama asla ajite edilmeden, olduğu gibi. Ve Çitkuşu'nun en sevdiğim yanlarından biri üç kuşak boyunca yaşananlar değişmeyecekse de hatırlananların herkes için farklı olması, herkesin aynı durumu ya da olayı farklı bir yerinden yakalaması oldu; hepimiz için öyle değil mi zaten? Sevdim Çitkuşu'nu; Nell'in hayatına tanık olmayı, Carmel'in yaşadığı ikilemleri, Phil'i asla anlayamayıp Terry için üzülmeyi,
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202676 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 39. kitabı
İrlandalı yazar Anne Enright 'tan okuduğum ilk roman Çitkuşu. İrlanda edebiyatında özellikle kadınlar yazarlardan müthiş kitaplar çıkıyor. Bundan iki önce okuduğum Emilie Pine,daha önce okuduğum Edna O'Brian,Maggie O'Farrell, James Joyce geleneğini kendi kuşakları içinde güzel devam ettiriyorlar. Çitkuşu ufak tefek ama sesi çok gür çıkan bir kuşmuş. Kadınları tarif ederken her halde kullanılabilecek en güzel benzetme. Tıpkı bu romandaki kadın karakterler gibi. Kitaba adını veren "Çitkuşu" simgesi, Phil’in kızı Carmel için yazdığı ünlü bir şiirden gelir. Çitkuşu doğada çok küçük, kırılgan görünen ama aslında oldukça dayanıklı ve kendi alanını koruyan bir kuştur. Romandaki kadınlar da tıpkı bir çitkuşu gibidir; erkeklerin bencil dünyasında terk edilmiş, hırpalanmış ama her şeye rağmen kendi şarkılarını söyleyerek hayatta kalmayı başarmışlardır. Roman hem kahraman hem de tanrısal anlatıcılı. Yaşananları anne Carmel,kızı Nell ve az da olsa dede Phil'den dinliyoruz. Doğrusal bir anlatımı yok kitabın. Her karakterin gözünden yaşananları ,duyguları okumak romanı çok dinamik kılmış. Bir olay metni değil bu. Daha çok karakterlerin iç dünyaları üzerine kurulmuş anlatı.Kuşaklararası travma,dil,anne-kız ilişkisi romanın ana temaları. Dede Phil,hikayenin merkezindeki "görünmez" güçtür. İrlanda'nın çok sevilen, karizmatik bir şairidir ancak özel hayatında bencil ve yıkıcı bir babadır. Karısı Terry amansız bir hastalığa yakalandığında onu ve çocuklarını terk edip Amerika’ya kaçmıştır. Yarattığı enkaz, kendisinden sonraki tüm kadınların hayatını şekillendirir. Hatta hiç tanımadığı torunu Nell'in de. Bir erkeğin bencilliği ve bir aileyi terk edişi, yıllar sonra torunu Nell’in ikili ilişkilerindeki güvensizliklerine kadar sirayet eder. Travmanın genetik bir miras gibi nesilden nesile
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202676 okunma
Kuşçu şair
7/10
·280 syf.··
2026 46. kitabı
Narsist bir şairin 3 jenerasyonun kadınlarına armağan ettiği travmanın öyküsü Çitkuşu. Benim Anne Enright’ın okuduğum ilk kitabı. Her ne kadar yavaş ilerlese de karakterlerin gelişmeye başlamasıyla insanın ilerleme isteği uyandırdığı bir kitap açıkçası. Yazarın kalemine alışma sürecinde biraz zorlandım. İster istemez aynı coğrafyanın yazarları olduğu için Sally Rooney ile kıyasladım ancak bunun yazara haksızlık olduğunu düşünüyorum bitirdikten sonra. Kitap üç ana karakter; torun Nell, anne Carmel ve dede Phill üzerinden anlatılmaktadır. Her ne kadar Phil ile ilgili tek bölüm olsa da ana hikaye onun az ünlü bir şair ve istismarcı bir kadın avcısı olması üzerinden şekillenir. Beni çok rahatsız eden bölümlerden biri Carmel’in annesi kanser hastasıyken Phill’in saatimi çaldın diye eve resmen baskın yaptığı sahne (Nell sonrasında dedesinin bir röportajında saatin kolunda olduğunu görecektir.), Phill bölümünde porsuk ve köpek dövüşü yaptırılan bölüm ve sonuncusu ise Carmel’in Nell’i dövdüğü bölüm oldu. Nell’in dedesi Phill ile hiç karşılaşmamış olsa da onun daha kötüsü bir istismarcı ile birlikte olması da maalesef geçmişten gelen travmalar kaynaklı. Ben aradaki şiirleri çok sevmedim ama bunun sanırım en büyük nedeni ise Türkçeye çevrilmiş olmaları. Kendi dillerinde kuvvetle daha etkileyicilerdi. Tabii bu benim kendi görüşüm. Bir de kitap içerisine konu alınan kuşları araştırmak, tiplerini görmek çok keyifliydi. Bir de İrlanda’da yer alan kuşların çoğunluğu avuç içine sığabiliyormuş.
ÇitkuşuAnne Enright · Delidolu Yayınları · 202676 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Anne EnrightYazar · 2 kitap
Anne Enright Öykü, roman ve kurmaca dışı alanlarda eserler vermiş, ödüllü bir yazardır. “Toplantı” (Gathering) adlı romanıyla 2007 Man Booker Ödülü’nü kazanmıştır. 1991 senesinde Rooney İrlanda Edebiyat Ödülü’nü, 2001 yılında Encore Öldülü’nü kazanmıştır. Man Booker Ödülü’nü kazanana kadar İrlanda ve Birleşik Krallık’ta tanınan yazar ödülün ardından dünya çapında bir bili­nirliğe ulaşmıştır. Aile, ilişkiler, aşk ve cinsellik ve İrlanda’nın çetin tarihi gibi konular üzerine yazmaktadır.