Adı:
Toplantı
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
250
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051211145
Kitabın türü:
Çeviri:
Deniz Taşdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kyrhos Yayınları
2007 “Man Booker Ödülü”

Ölümün, her şeyin bitişi olmasının ve önemli olduğunu düşündüğün her türlü şeyin, artık biraz bile önemli olmamasının harika bir tarafı var. Kocan, çocukların karnını doyurabilir, yeni fırını çalıştırabilir, ayrıca buzdolabındaki sosisleri de bulabilir. Ve mühim toplantısı aslında mühim değildi, azıcık bile...

(...)

Erkek kardeşime ihanet ettiğim noktayı arıyorsam o da burası olmalı. Yanağındaki ete baktım ve ona inanmamaya karar verdim, eğer “inanmak” gerekiyorsa. Hepsi buydu. Onun inanılmayı hak etmediğine karar verdim.

“Bu kadar aptallaşma!” dedim.

Başka mı?

(...)

Pantolonlu sade bir takım ve inanılmaz derecede aptal bir topuklu ayakkabı giyeceğim ve çıplak panoların önünden çakkıdı çukkudu geçerken ona sarı tavanı ve yapış yapış duvarları sökmesini; ön odaya giden antreyi yıkmasını ama küçük mutfaktaki, hayal kurmayı üstündeki pencereden bakarken öğrendiğim lavaboyu bırakmasını söyleyeceğim.



Fark etmediğimiz, önemsemediğimiz, anlamak istemediğimiz zamanlarda; kolay olanın, sıradanlığın güvenli kollarını seçtiğimiz yaşamlarımızda bizi geçmişe döndüren, olduğumuz kişiyi sorgulatan karanlık bir roman...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Toplantı
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
250
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051211145
Kitabın türü:
Çeviri:
Deniz Taşdemir
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kyrhos Yayınları
2007 “Man Booker Ödülü”

Ölümün, her şeyin bitişi olmasının ve önemli olduğunu düşündüğün her türlü şeyin, artık biraz bile önemli olmamasının harika bir tarafı var. Kocan, çocukların karnını doyurabilir, yeni fırını çalıştırabilir, ayrıca buzdolabındaki sosisleri de bulabilir. Ve mühim toplantısı aslında mühim değildi, azıcık bile...

(...)

Erkek kardeşime ihanet ettiğim noktayı arıyorsam o da burası olmalı. Yanağındaki ete baktım ve ona inanmamaya karar verdim, eğer “inanmak” gerekiyorsa. Hepsi buydu. Onun inanılmayı hak etmediğine karar verdim.

“Bu kadar aptallaşma!” dedim.

Başka mı?

(...)

Pantolonlu sade bir takım ve inanılmaz derecede aptal bir topuklu ayakkabı giyeceğim ve çıplak panoların önünden çakkıdı çukkudu geçerken ona sarı tavanı ve yapış yapış duvarları sökmesini; ön odaya giden antreyi yıkmasını ama küçük mutfaktaki, hayal kurmayı üstündeki pencereden bakarken öğrendiğim lavaboyu bırakmasını söyleyeceğim.



Fark etmediğimiz, önemsemediğimiz, anlamak istemediğimiz zamanlarda; kolay olanın, sıradanlığın güvenli kollarını seçtiğimiz yaşamlarımızda bizi geçmişe döndüren, olduğumuz kişiyi sorgulatan karanlık bir roman...

Kitap istatistikleri