Annem Şefika’yı okurken içimde uyanan o dönemin tarihi merakı, beni kitapçıda tam da aradığım bu eserle buluşturdu. İyi ki de denk gelmişiz...
Bu kitap, kurgusal bir anlatıdan uzak, tamamen bilgilendirici, bilgilendirdiği konu benim için merak uyandırıcı.
Rus İmparatorluğu’nun son dönemlerini ve özellikle çöküş sürecini nelerin hızlandırdığını objektif bir gözle ele alıyor.
Kitap kesinlikle bir solukta okunup rafa kaldırılacak bir eser değil. Sayfaları çevirirken dönemin yönetim politikalarını, çiğnenen insan haklarını (hiç olmayan da diyebiliriz)ve halkın verdiği varoluş mücadelelerini okumak insanı derin düşüncelere sevk ediyor. En önemlisi de, yüzyıl öncesinin baskıcı yönetim anlayışını ve toplumsal kırılmalarını okurken, bugünün dünyasıyla kıyaslama yapmadan duramıyorsunuz. Tarih tekerrürden ibaret sözünü her bölümde bir kez daha hissediyorsunuz.
Eğer tarih kitaplarını seviyor, sayfalar arasında gezinirken dönemin sosyo-politik yapısı üzerine kafa yormaktan keyif alıyorsanız, bu eseri kesinlikle tavsiye ederim. Kitaplığınızda mutlaka yer açın.