Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 16 dk.
Sayfa Sayısı:
327
Basım Tarihi:
30 Kasım 1994
İlk Yayın Tarihi:
1978
Yayınevi:
Arion Yayınevi
Orijinal Adı:
Women
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
ISBN:
9789755710051
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 01:27
Charles Bukowski ve Kadınlar kitabın incelemesine şöyle başlamak istiyorum, kitaba önyargıyla başlamak istemedim, incelemeyi önyargı ile yazmayacağım. Açıkçası kitapta ne aradığınıza bağlı Charles Bukowski kalemine hakimseniz. Yazarlık sürecinde kadınlarla olan birlikteliği diyalog halinde kesik kesik anlatmakta. Kadınlar hakkında keskin görüşlere deng düşebileceğiniz yazıları mevcut. Cinslik ve kadın’lar üzerinde bir okuma yapmak istiyorsanız okunur. Felsefik bir bakış açısıyla da okumak isterseniz okunur. Lakin; 327 sayfalık bir kitabı verimli bir şekilde okuma umudunuz varsa zaman kaybına uğrayabilirseniz desem mazur görün. Roman okumayı sevenler için verimli olucak tarafları var elbette. Ve Charles Bukowski severler için, dediğim gibi ne aradığınıza bağlı. Okuyuculara İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Yeraltı Edebiyatı
7/10
·320 syf.··
2021 30. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2021 22:55
Kitap hakkında yapılan incelemeleri okuyunca açıkçası oldukça dar bir perspektiften bakıldığını düşündüm nitekim de öyle olmuş. Kitaba başladığım zaman tarafsız okumak biraz zordu benim için dilin açık olmasından kaynaklı değildi bu zorluk, kitaptaki ana karakterin kadınlara karşı ön yargılı olmasındandı ama okudukça fark ediliyor ki aslında kadınlara karşı olan bu açık sözlülük kırgınlıklarından kaynaklı. Çoğu kişi için kitap oldukça "açık" yazılmış ya da kaba tabirler oldukça ön planda olduğu için rahatsız edici olabilir lakin yeraltı edebiyatı zaten toplumun tabu haline getirdiği konuları açık yazması ile bir araya gelir nitekim benim kitaptan rahatsızlık duyduğum tek kısım akıcılık: Kitap günlük olaylar üzerinden gitmesine rağmen oldukça buhran bir hava ile yazılmış yine de bu göz ardı edilebilir. Bukowski'nin hayatını biraz araştırdıktan sonra okunması gerekiyor kitabın ki neden bu kadar ağdalı bir dil kullandığı iyice anlansın. Kitaba puanım 7/10 önceden yazdığım gibi kitabın akıcılığı benim için oldukça zayıf kaldı ama yeraltı edebiyatı için mutlaka okunması ve kütüphanede bulundurulması gerekli bu kitabın.
Edebiyat
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Puan vermedi·327 syf.··
2020 3. kitabı
Yeraltı edebiyatı denen tür ,gerçekten yerin altında kalması gerekenleri ele alan bir tür olmuş. Bir yazarın kadınları bu kadar aşağıladığı bir eser okumadım. İlişkilerin bu kadar seviyesiz olduğu bir kurgu bilmiyorum. Adam sadece yatak odasını en iğrenç bir dille anlatmış. Edebi eser, duygu ve düşüncelerin estetik bir şekilde anlatılması ile oluşmaz mı? Estetizm neresinde bu eserin?..........
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Puan vermedi·327 syf.·
2020 64. kitabı
İçimde doğru olmayan bir şey var, seks hakkında çok düşünüyorum. Bir kadın gördüğümde onu hep benimle yatakta hayal ediyorum. Havaalanlarında vakit geçirmenin iyi bir yolu. Bu cümle, kendisinden alınmış yeni işin içeriğini mükemmel bir şekilde özetliyor: Charles BukowskiAlter egosu Hank Chinaski aracılığıyla, çalıştığı postaneden ayrıldıktan sonra şair olarak başarıya ulaşmaya başladıktan sonra hayatının elli yaşından itibaren başladığı cinsel maratonu sunuyor. Kadınlar romanında; çoğunluğu (bir kadın hariç) 50 yaşından sonra tanıdığı, (kibarca ifade edeyim) takıldığı, aşık olduğu ve birlikte yaşadığı tüm kadınları anlatıyor. Bir insan 50’sinden sonra ne yaşayabilir ki? demeyin. Okurken kadınların sayısını ve isimlerini karıştırdım. O kadar çoklar ki! Bu kitabın yazarın en “tartışmalı” kitabı olmasının bir diğer nedeni de kitapta bahsedilen kadınların, kitap çıkana kadar Bukowski ile yaşadıkları ilişkilerin tüm detayları ile yazıldığından haberdar olmamaları. Kitap çıktıktan sonra cingarı koparmışlar ama çok geç olmuş. Kitabın satışlarını artırmaktan başka bir etkisi olmamış çıkan olayların. Fazla spolier vermeden kitaptan çok sevdiğim bir iki cümleyi buraya bırakayım: “Bazen daktilodan uzaklaşılması gereken zamanlar olur. İyi bir yazar ne zaman yazmaması gerektiğini bilir. Yoksa herkes daktilo kullanabilir. Bu arada ben çok iyi daktilo kullanamıyorum. Ayrıca çok ciddi imla hatalarım var. Bir de gramer bilgim yok, felaketim. Ama ne zaman yazmamam gerektiğini çok iyi biliyorum.” “İnsanlar, evli olmasalar bile, birlikte olduklarında birbirlerine telif hakkı gibi borçlanırlar. Hatta evlilik dışı birlikteliklerde güven daha derindir. Çünkü henüz yasalara kurban edilmemiştir.” “Alman kızlar sağlam içicilerdi. İkisi de içkilerini alıp verandaya oturdular. Hilda şort ve
1000k
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
7/10
·327 syf.·
2025 44. kitabı
Belki de ben anlayamadım:)sayın Charles Bukowski kitaptaki olayları düşünüyorum da seks ve alkol dışında başka bir muhabbet yok maalesef. Tamam anlatabilirsen buradan da iş çıkabilir en ufak bir fantezi olmadan, monoton bir anlatımı vardı, öyle bir kurgulanmış ki kitap. Bir kadından ayrılınca diğer sayfadan ne olacağını merak etmiyorsunuz biliyorsunuz çünkü.
Alıntı
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
6/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
Kitabı okurken sinir krizleri geçirdim. Son sayfalarına kadar kadını objeleştiren, kadınların kötü yanlarına odaklanan ve ilişkilerin tamamen sadakatsizlik üzerine kurulduğu "bana göre ütopik" bir kurgu. Delirerek okusam da bitirmeden bırakamadım aynı zamanda. Erkeklerin hayatı sadece cinsellik penceresinden görmesi, erotizmin tamamen zevklere indirgenmesi oldukça rahatsız edici. İçten içe bu tutumların hâlâ devam ettirildiği kültürler, buna inanan ve bunu tabulaştırmış insanlar olduğunu bilmekse daha bir can sıkıntısı veriyor. Çok beğendiğimi söyleyemem ama okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum yine de.
Edebiyat & Roman
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
10/10
·327 syf.··
2022 105. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2022 17:19
Her zamanki gibi akıcı ve okuyucuyu asla sıkmayan bir roman. Bu adamın eserlerine tapıyorum resmen. Okudukça okuyası geliyor insanın. Anlatım çok iyi. Bukowski’nin kitaplarını hâlâ okumadıysanız bir göz atın derim. Charles Bukowski
1000Kitap
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Kadınlar
Puan vermedi
Ben 21 yaşında daha Bukowski yaşarken 1993 yılında bu kitabı alıp okudum. Yazar hayatına girmiş ve onu etkilemis kadınlarla arasında geçenleri tüm detayı ile yazmıştı. Yatak odası dahil. Ne Anne ne de Baba sevgisi ve şefkati görmemiş bir insanın hayatta kalmak için yaptıklarını hiç sansürlemeden yazmıştı. Hiç bir süsleme yoktu. Hep kadınlardan kaçıp hem de onlara olan zayıflığını anlatıyordu. Tek başına kalmak ve kimseye ilismek istemiyordu ama kadınların ona gösterdiği ilgiden aldığı şefkat onun kırılgan yanını tamir ediyordu. Orospuları tercih ediyordu ama güçlü kadınlar gelince hayır diyemiyordu.
Alıntı
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Puan vermedi·327 syf.··
2022 18. kitabı
Bukowski'nin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Yazar çok açık ve kaba tabirler kullanmış. Biraz rahatsız edici. Hayatına giren kadınlarla olan ilişkilerini, cinsel hayatını anlatmış. Ama bu kadar basit ve yüzeysel bakmamak gerekli diye düşünüyorum.
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Puan vermedi·327 syf.··
2023 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 14:16
Charles Bukowski'nin kitaplarını okudukça kendimi onun hayatında var olan biri gibi hissediyorum. Bukowski'nin edebi kişiliği olan Henry Chinaski çoğu zaman sinirlerimi bozsa da, bazen yaptıklarına anlam veremesem de onu gerçekten seviyorum. Hayatına giren tüm kadınları, bu kadınların ona kattıklarını ve ondan aldıklarını okumak güzeldi.
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma

Yazar Hakkında

Charles BukowskiYazar · 58 kitap
Charles Bukowski (16 Ağustos 1920 - 9 Mart 1994), asıl adı Heinrich Karl Bukowski olan Amerikalı yazar ve şair. Yapıtlarında bazen Henry Chinaski ismini de kullanmıştır. Hayatının çoğunu ABD'nin Los Angeles şehrinde geçirmiştir. Eserlerinde genellikle toplum dışı insanlar ile depresyonu konu alması ve alkolizme yatkın bir hayat tarzını anlatmasıyla ünlüdür. Bunun nedeni olarak kendisinin bu hayatı yaşaması gösterilebilir. Bukowski'nin yazılarında kendi hayatını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur; hayranlarının bir kısmı bunları kurguladığını, çoğunluğu ise yaşamadan bu tip kurguları yapmasının mümkün olmayacağını ve o karakterde bir insanın bu hayatı sürmesinin zaten doğal olduğu görüşünü savunmaktadır. I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Almanya'ya askeri hizmet nedeniyle gelen Polonya asıllı Amerikan bir babanın ve terzilikle uğraşan Alman bir annenin çocuğu olan Charles Bukowski 1920 yılında Andernach, Almanya'da doğdu. 2 yaşındayken Los Angeles'ataşındılar. 1929 Krizi sırasında Bukowski'nin babası genelde işsizdi ve Bukowski'ye şiddet uygulardı. Genelde sessiz bir çocuk olan ve bu özelliğiyle dikkat çeken Bukowski, bazen çıldırış noktasına geliyor kendinden hiç beklenmedik kabadayılıklar yapıyordu. İlkokul yıllarından itibaren korkusuz olan Bukowski, kendi yazdığı bir eserinde ilkokul öğretmenine "sevişelim" dediğini söylemektedir. Bukowski, Los Angeles Lisesi'nden mezun olduktan sonra sanat, gazetecilik ve edebiyat dersleri aldığı Los Angeles Şehir Üniversitesi'nde 1 yıl okudu. Yazmaya başladığı günden itibaren yazılarını yayımlanması için dergilere gönderen Bukowski'nin yazıları hep geri gönderilmiştir. Ancak 24 yaşındayken "Aftermath of a Lenghty Rejection Slip" isimli kısa öyküsü yayımlandı. İki yıl sonra bir başka kısa öyküsü olan "20 Tanks From Kasseldown" isimli eseri yayımlandı. Bukowski yayıncılık yöntemlerinden hayal kırıklığına uğradı ve neredeyse 10 yıllığına yazmayı bıraktı. Hayatının bu bölümünü ABD'yi gezerek, çeşitli işlerde genellikle kısa vadeli çalışarak ve ucuz pansiyonlarda konaklayarak geçirdi. Hayatının diğer bölümlerinde olduğundan daha yoğun bir tempo ile açlık ile boğuşan ve kadınlarla zaman geçiren Bukowski daha sonra bu yıllarını Factotum isimli kitabında da anlatmıştır. Bu dönemdeki işlerinin kısa vadeli olmasının nedeni de düzen tanımaz kişiliği ve alkol bağımlılığıydı. Bukowski babasına olan nefretini onun aksine bir hayat yaşayarak göstermiş ve bir yazısında da bu yüzden bir hiç olmayı seçtiğini söylemiştir. O babasının aksine olduğu gibi görünen ve bir şey olmamayı hedefleyen birisi olarak kazandığı paraya önem vermiyor ve barlarda günü birlik bir hayat sürüyordu. Zengin Amerikalı kadınlarla ilişkiye girdiği dönemlerde onlara kaba dahi davransa etkiliyor onların evlerinde yaşamaya başlıyor ama bir türlü o hayata adapte olamayarak eski hayatına geri dönüyordu ki 1969'da da bunu, aç kalmayı seçtiğini söyleyerek ispat etmiş oluyor adeta. Ayrıca ömrünün çoğu denilebilecek kısmını da hipodromlarda geçirmiş ve bundan yazılarında sık sık söz etmiştir. 1950'lerin başında Bukowski, iki yıldan az bir süre ABD Posta İdaresi'nde posta kuryesi olarak çalıştı. 1955'te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı. Taburcu olduktan sonra bir daktilo satın aldı ve şiir yazmaya başladı.1957'de Barbara Fry ile evlendi fakat 1959'da boşandılar. Bukowski, şiir yazmaya ve içki içmeye devam etti ve sonra Los Angeles'taki postaneye geri döndü. 1965'te hiç evlenmediği Francis Smith'ten bir kızı oldu. 1969'da Black Sparrow Yayınevi'nden ömür boyu 100 dolar maaş teklifini alınca postaneden ayrıldı. Bir mektubunda şöyle bir açıklaması vardı "İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim." Posta ofisini bırakalı bir ay olmadan Postane ismindeki ilk romanını bitirdi. 1976'da Bukowski, Linda King ile tanıştı. İki yıl sonra birlikte Los Angeles'ta bir liman şehri olan San Pedro'ya taşındılar. Bukowski ve Beighle 1985'te evlendiler. Bukowski, Pulp romanını henüz bitirdikten sonra 9 Mart 1994'te 73 yaşındayken omurilikten yayılan lösemi sebebiyle San Pedro, Kaliforniya'da öldü. Bu tip bir hayat yaşadığı için birçok kez tutuklanmış, dayak yemiş olan Bukowski hayatı, özgün dili ve tarzı ile Amerikan edebiyatına damgasını vurmuş, Türkiye'de ise ilk kez Sokak dergisi'nde çıkan öyküleri ile tanınmıştır.