Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 4 dk.
Sayfa Sayısı:
320
Basım Tarihi:
Şubat 2024
İlk Yayın Tarihi:
1978
Yayınevi:
Parantez Yayınları
Orijinal Adı:
Women
Orijinal Dil:
İngilizce
Orijinal Ülke:
Amerika Birleşik Devletleri
ISBN:
9789758441792
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bay Buko ve Kedicikleri :))))
4/10
·320 syf.·
2026 45. kitabı
Evet Bay Buko, sahne artık benim. Gerçekten merak ediyorum: Kendinle baş başa kaldığında da bu kadar katlanılmaz mısın? Sanki hayata geliş amacın “içmek, dağıtmak ve yanlış insanlarla doğru olmayan ilişkiler kurmak” üzerine kurulmuş bir proje gibi. Senden iliklerime kadar nefret ettim… ama itiraf edeyim, bir yandan da “Bu adamın çocukluğunda ne oldu acaba?” diye düşünmeden edemedim. Ciddi söylüyorum, iyi bir psikiyatrist seni çözmeye çalışırken tez yazar. Kitaba gelirsek… Adı kadınlar olabilir ama konu kesinlikle kadınlar değil. Daha çok “Buko ve bitmek bilmeyen kaosu.” Sürekli aynı tip ilişkiler, aynı döngüler… İnsan bir noktadan sonra “Acaba sorun evrende değil de sende olabilir mi?” diye sormak istiyor. Bir de denk geldiğin kadın profili… Hep alkolik, hep duman altı, hep olaylı. İyi de sevgili Buko, dünyada evinde sakince yemek yapan kadınlar da var. Onların günahı ne :)) Kitabı okudukça midem bulandı, midem bulandıkça kitabı bırakayım dedim ama inat ettim. Sonunda kazanan mide oldu. Okunmalı mı? Bence… midenize güveniyorsanız deneyin, yoksa uzaktan selam verip geçin. Sırada başka bir kitabın var. Umarım bu kadar “sarsıcı” değildir diyerek sana el sallıyorum Bay Buko. Sevgiyle kalın :)
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20244,244 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 14:05
Charles Bukowski’nin Kadınlar kitabı tam olarak yazarın tarzı: filtresiz, küstah, yaralı ve acımasız bir samimiyet. Genel olarak beğendim çünkü hayatı süslemeden anlatıyor; mizahı kara, duygusu sert ama gerçek. Kadın karakterler hikâyenin yönünü değil ruhunu şekillendiriyor adeta; hayal kırıklıkları, tutkular, savruluşlar hep aynı masada içilen ucuz şarap gibi. Ama kitapta cinsellik, bazen anlatıyı besleyen bir detay olmaktan çıkıp metnin ana dili hâline geliyor. Bu tekrar eden, fazlasıyla açık tasvirler zaman zaman irrite etti, hatta yer yer atmosferin çiğliğini ağırlaştırdı. Özellikle kadınların bazen derinlikten çok deneyimin bir parçası olarak sunulması, hikâyenin ritmini bozabiliyor. Yazarın dürüstlüğünü sevsem de, fazla anlatılmış dürüstlük bazen yoruyor. Yine de okurken hissedilen o yalnızlık, yenilmişlik ve alaycı bilgelik güçlü. Tepki uyandırıyor, rahatsız ediyor, güldürüyor ama en önemlisi gerçek hissettiriyor. Kitabı sevmemin nedeni bu: kusurlu ama dürüst olması; rahatsız olmamın nedeni de tam olarak bu dürüstlüğün fazla teşhir edilmesi. Sonuç? Sevdiğim ama zaman zaman mesafeye ihtiyaç duyduğum bir yeraltı edebiyatı klasiği.
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20244,244 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 14. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 14:10
Bukowskinin bu ağdasız dili ve anlamsız ve birbirini tekrar eden seks hikayeleri ilk başta bir yadırgamıştım. Ancak okudukça bu basit anlatımın ve seks, alkol, ilişkiler çevresinde dönen olaylar silsilesini sevdim. Yazarın bu anlamsızlık hissini vermek için özellikle bu kadar birbirini tekrar eden olaylar yazdığını bilme ve bu bilinçle okumak da kitaba bakış açımı değiştirdi. Öyle herkese kitap edecek bir yazar değil ama kesinlikle. Kitabın çoğunda nasıl seks yaptığını, şöyle sıçtığını, böyle alkol aldığından bahsediyor. Birçok olay ve görüş günümüzde toplum tarafından garipsenecek türden. Ancak güzel noktalara da değindiği için bu kitabın bir değeri var. O da inandığını yaşama cesareti. Hayatın anlamsız olduğunu bilmek ve ona göre yaşayabilmek kolay bir şey değil bana göre. Ve bu kitabı okurken şunu da düşündüm. Bukowski’nin mottosu çabalamamak üzerine ve nihilizme yakın bir noktada. Normal insanlar olarak biz ise her şeyin anlamsızlığını bilememize rağmen bazı şeyler için çabalıyoruz. Akıl olarak Bukowskiyi kabul etsem de davranışlarını yaşama alışkanlıklarından ötürü kabullenemiyorum. Ama acaba doğru diye bir şey gerçekten varsa kiminki doğru olurdu? Ben kitap boyunca Bukowski bu düzensiz hayatına yanlıştır, böyle yaşanmaması gerek diyemedim. Aksine bir yerden sonra hayata karşı umursamazlığını bir yerden sonra takdir bile ettim. Kadınlara karşı tutumunuysa yanlış bulmadım nedeni de şu: kitapta birçok kadınla birlikte oluyor ve birçoğunu aldatıyor. Ancak buna rağmen bu kadınlar o toksik ilişkiyi bırakamıyor. Ve kendileri de bu tarz davranışlarda bulunmaya müsait. Her şeye rağmen yine de yanından ayrılamıyorlar ve yine ilgi gösteriyorlar. Kadınlar da aslında ilişkiye girerken bu önkoşulu kabul ediyor. İlişkilerde kabul etmek istemesek bir taraf kazanırken diğer
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20244,244 okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2025 43. kitabı
Charles Bukowski nin Kadınlar kitabını okuduktan sonra tek bir cümle kurabildim arkadaşlar; “Bu adam ya çok sevilmiş ya da hiç yıkanmamış.” Kadınlar kitabı, alkolün, seksin ve duvarlara kusulan yalnızlığın karışımından oluşmuş bir hayat manifestosu adeta. Ana karakter Henry Chinaski (ki Bukowski’nin alter egosu sayılır) kadınların peşinde koşarken, arada bir yazılr yazar, sonra tekrar bir kadının peşine düşer, sonra yazar gibi yapar, ama yine bir kadının peşine düşer. Yani tam anlamıyla bir “koşu bandında aşk ve içki” hikayesi. :D Kadın bir okur olarak bazen sinirden tırnaklarımı yedim, bazen de “Yine mi aynı sahne Bukowski? Hani duygu nerede?” diye iç geçirdim!! Ama bir şekilde elimden bırakamadım… :)) Çünkü dürüst. Çünkü çiğ. Çünkü iç sesimin içip sızmış versiyonu gibi adeta :D Yani “Kadınlar”, kadın ruhuna dair hiçbir şey söylemiyor ama bir erkek ruhunun ne kadar boş ve savrulmuş olabileceğini tokat gibi suratımıza çarpıyor. Velhasıl: Bukowski kadınlara tapmıyor, bence onları tüketiyor arkadaşlar. Ama dürüstlüğüyle bizi de kendimize bakmaya zorluyor. Ve evet… Bazı erkekler gerçekten sadece bir karakterin altına saklanmış Henry Chinaski’ler… İşte o yüzden bu kitabı okurken bir yandan sinirleniyor, bir yandan gülümsüyoruz.. Sonuç olarak Charles Bukowski ”: “Seninle aynı masada oturmazdım adamım, ama hakkında yine de yazardım….” ;) Keyifli okumalar dilerim
Alıntı
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma
Olmamış Bukowski!
5/10
·320 syf.··
2024 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 13:10
Kitabı arkadaşımın kitaplığında görüp Charles Bukowski okumadım diyerek hiç düşünmeden alıp başladım. Normalde okumak istediğim kitapların en az birkaç incelemesini, alıntısını gözden geçiririm. Büyük hata! Tamamen cinsel içerikli ve +18. 50'li yaşlardaki Chinaski'nin her gün farklı bir kadınla hayvani duygularla yapılan, estetikten ve duygudan uzak seks hayatını konu alıyor. Tek düze ilerleyen bir konu (hatta kitabın bir konusu bile yok aslında). Sabah uyandım, dolaptan bir bira alıp içtim, X kişisi aradı yada mesaj attı, bana geldi şarap içtik ve yatağa geçtik, seviştik, ama aklım dünkü X kişi de kaldı. Kustum, tekrar içmeye başladık ve yine seviştik.. Kitabın tamamı bu şekilde. Sürekli tekrara düşmesi de aşırı sıkıcı hale getirdi. Alkol bağımlısı, her kadının birbirinden haberi var ve bağnazca bir ilişki serüveni diyebiliriz. Edebi değeri olmayan, kadınları aşağılayan, değersizleştiren Chinaski aynı anda kadınlarıyla sorunlarından uzaklaşmaya çalışıyor kendince. Yalnızlığını ve çocukluk travmalarının acısını da kadınlarına yaptıklarıyla alt etmeye çalışıyor ve bir de kendisiyle gurur duyuyor. Asla okumak istemeyeceğim, hatta bu güne kadar okuduğum en berbat kitaptı diyebilirim. Charles Bukowski'nin okuduğum ilk ve son kitabı olacak. Sırf yarım bırakmamak için atlayarak okuduğum tek kitap oldu Kadınlar! Kesinlikle tavsiye etmiyorum! Karar sizin elbette
1000Kitap
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 23:12
Gerçekten erkeklerin basit doğasını anlatan bir kitap. İnsanın hiç mi kriteri olmaz, nasıl bu kadar aşağılık olabilir inanın anlayamadım ben. Ama şu bir gerçek ki; erkekler, gerçekten kalbiniz yok. Ve kızlar, bir erkeğin kalbi genellikle çalışmaz. Yazarı ilk defa okudum ve yeni mahallede sıradan bir sokak küfürleşmesine şahit oluyorum gibiydi satırlar. Allah tüm erkekleri ıslah etsin.
1000Kitap
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma
6/10
·327 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 01:27
Charles Bukowski ve Kadınlar kitabın incelemesine şöyle başlamak istiyorum, kitaba önyargıyla başlamak istemedim, incelemeyi önyargı ile yazmayacağım. Açıkçası kitapta ne aradığınıza bağlı Charles Bukowski kalemine hakimseniz. Yazarlık sürecinde kadınlarla olan birlikteliği diyalog halinde kesik kesik anlatmakta. Kadınlar hakkında keskin görüşlere deng düşebileceğiniz yazıları mevcut. Cinslik ve kadın’lar üzerinde bir okuma yapmak istiyorsanız okunur. Felsefik bir bakış açısıyla da okumak isterseniz okunur. Lakin; 327 sayfalık bir kitabı verimli bir şekilde okuma umudunuz varsa zaman kaybına uğrayabilirseniz desem mazur görün. Roman okumayı sevenler için verimli olucak tarafları var elbette. Ve Charles Bukowski severler için, dediğim gibi ne aradığınıza bağlı. Okuyuculara İyi okumalar dilerim.
1000Kitap
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Yeraltı Edebiyatı
7/10
·320 syf.··
2021 30. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2021 22:55
Kitap hakkında yapılan incelemeleri okuyunca açıkçası oldukça dar bir perspektiften bakıldığını düşündüm nitekim de öyle olmuş. Kitaba başladığım zaman tarafsız okumak biraz zordu benim için dilin açık olmasından kaynaklı değildi bu zorluk, kitaptaki ana karakterin kadınlara karşı ön yargılı olmasındandı ama okudukça fark ediliyor ki aslında kadınlara karşı olan bu açık sözlülük kırgınlıklarından kaynaklı. Çoğu kişi için kitap oldukça "açık" yazılmış ya da kaba tabirler oldukça ön planda olduğu için rahatsız edici olabilir lakin yeraltı edebiyatı zaten toplumun tabu haline getirdiği konuları açık yazması ile bir araya gelir nitekim benim kitaptan rahatsızlık duyduğum tek kısım akıcılık: Kitap günlük olaylar üzerinden gitmesine rağmen oldukça buhran bir hava ile yazılmış yine de bu göz ardı edilebilir. Bukowski'nin hayatını biraz araştırdıktan sonra okunması gerekiyor kitabın ki neden bu kadar ağdalı bir dil kullandığı iyice anlansın. Kitaba puanım 7/10 önceden yazdığım gibi kitabın akıcılığı benim için oldukça zayıf kaldı ama yeraltı edebiyatı için mutlaka okunması ve kütüphanede bulundurulması gerekli bu kitabın.
Edebiyat
KadınlarCharles Bukowski · Arion Yayınevi · 19944,244 okunma
Cut
10/10
·320 syf.·
2023 44. kitabı
Romanı, onun en bilinen ve tartışmalı eserlerinden biridir. Otobiyografik ögelerle dolu bu roman, Bukowski’nin alter egosu olan Henry Chinaski’nin kadınlarla olan ilişkilerini ve hedonist yaşam tarzını konu alır. Kitap, Bukowski’nin hayata, aşka ve insan ilişkilerine dair samimi, çoğu zaman kaba, ama bir o kadar da etkileyici bir bakış açısını yansıtır. Henry Chinaski’nin orta yaşlı bir yazar olarak hayatına odaklanır. Chinaski, yaşamını büyük ölçüde içki, edebiyat ve kadınlarla ilişkiler etrafında sürdürmektedir. Kitap boyunca Chinaski’nin çok sayıda kadınla yaşadığı maceralar, cinsel deneyimler ve karmaşık duygusal bağlar anlatılır. Ancak hikaye sadece bir “kadınlar kataloğu” değil; aynı zamanda karakterin insan ilişkileri üzerinden kendini keşfetme çabasını içerir. Chinaski’nin bu kadınlarla olan ilişkileri çoğu zaman yüzeyseldir, ancak bu durum, karakterin derin bir yalnızlık içinde olduğu gerçeğini gizleyemez. Kadınlarla olan etkileşimleri, onun hem sevgiye duyduğu ihtiyaç hem de bu sevgiyi sürdürememe korkusu etrafında şekillenir. Bukowski’nin en çok eleştirilen eserlerinden biridir. Özellikle kadınlara karşı sergilenen kaba ve cinselleştirilmiş bakış açısı, bazı okuyucular için rahatsız edici olabilir. Bununla birlikte, romanın Bukowski’nin kendi hayatına ve içsel karmaşasına dair samimi bir itiraf olduğu savunulur. Eleştirmenler, bu yaklaşımı hem yazarın cesareti hem de döneminin edebiyatına kattığı farklı bakış açısı nedeniyle takdir eder. Charles Bukowski’nin hayatı ve eserleriyle ilgileniyorsanız, “Kadınlar”, onun dünyasını anlamak için önemli bir roman. Bukowski’nin dürüst, korkusuz ve zaman zaman rahatsız edici anlatımı, edebiyatta alışılmışın dışında bir deneyim sunar. Hem karanlık hem de eğlenceli bir hikaye arıyorsanız, bu kitabı mutlaka
1000Kitap
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2020 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2020 18:23
Bukowski ve kadınlar... Bir adam genç yaşlarındaki ilişkilerinde olan başarısızlığını ellili yaşlardaki ünü ve mesleğini kullanarak telafi etmeye çalışıyor, ediyor gibi de. Her çiçekten bal almak istiyor ve bunu kadınların her birinin farklı olduğunu düşündüğü için, onları tanımanın en iyi yolunun bu olduğuna karar verdiği için yapıyor. Belki başka bir neden de olabilir ama bunu o da bilmiyor. Kitabı okurken ben de kadınlar bin bir çeşit dedim. Bazen tahammül edilemez oluyoruz, etmek zorunda değiller bence. Bukowski'nin dediği gibi bıraktığınız yerden devam edecek bir keriz mutlaka bulunur :) .Yeraltı edebiyatının öncü isimlerinden, yeraltı edebiyatını seviyorsanız okuyun. Yoksa bu boktan adam mı ünlü bir yazar dersiniz.
Edebiyat
KadınlarCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20214,244 okunma

Yazar Hakkında

Charles BukowskiYazar · 58 kitap
Charles Bukowski (16 Ağustos 1920 - 9 Mart 1994), asıl adı Heinrich Karl Bukowski olan Amerikalı yazar ve şair. Yapıtlarında bazen Henry Chinaski ismini de kullanmıştır. Hayatının çoğunu ABD'nin Los Angeles şehrinde geçirmiştir. Eserlerinde genellikle toplum dışı insanlar ile depresyonu konu alması ve alkolizme yatkın bir hayat tarzını anlatmasıyla ünlüdür. Bunun nedeni olarak kendisinin bu hayatı yaşaması gösterilebilir. Bukowski'nin yazılarında kendi hayatını yazıp yazmadığı tartışma konusu olmuştur; hayranlarının bir kısmı bunları kurguladığını, çoğunluğu ise yaşamadan bu tip kurguları yapmasının mümkün olmayacağını ve o karakterde bir insanın bu hayatı sürmesinin zaten doğal olduğu görüşünü savunmaktadır. I. Dünya Savaşı'nın sonlarında Almanya'ya askeri hizmet nedeniyle gelen Polonya asıllı Amerikan bir babanın ve terzilikle uğraşan Alman bir annenin çocuğu olan Charles Bukowski 1920 yılında Andernach, Almanya'da doğdu. 2 yaşındayken Los Angeles'ataşındılar. 1929 Krizi sırasında Bukowski'nin babası genelde işsizdi ve Bukowski'ye şiddet uygulardı. Genelde sessiz bir çocuk olan ve bu özelliğiyle dikkat çeken Bukowski, bazen çıldırış noktasına geliyor kendinden hiç beklenmedik kabadayılıklar yapıyordu. İlkokul yıllarından itibaren korkusuz olan Bukowski, kendi yazdığı bir eserinde ilkokul öğretmenine "sevişelim" dediğini söylemektedir. Bukowski, Los Angeles Lisesi'nden mezun olduktan sonra sanat, gazetecilik ve edebiyat dersleri aldığı Los Angeles Şehir Üniversitesi'nde 1 yıl okudu. Yazmaya başladığı günden itibaren yazılarını yayımlanması için dergilere gönderen Bukowski'nin yazıları hep geri gönderilmiştir. Ancak 24 yaşındayken "Aftermath of a Lenghty Rejection Slip" isimli kısa öyküsü yayımlandı. İki yıl sonra bir başka kısa öyküsü olan "20 Tanks From Kasseldown" isimli eseri yayımlandı. Bukowski yayıncılık yöntemlerinden hayal kırıklığına uğradı ve neredeyse 10 yıllığına yazmayı bıraktı. Hayatının bu bölümünü ABD'yi gezerek, çeşitli işlerde genellikle kısa vadeli çalışarak ve ucuz pansiyonlarda konaklayarak geçirdi. Hayatının diğer bölümlerinde olduğundan daha yoğun bir tempo ile açlık ile boğuşan ve kadınlarla zaman geçiren Bukowski daha sonra bu yıllarını Factotum isimli kitabında da anlatmıştır. Bu dönemdeki işlerinin kısa vadeli olmasının nedeni de düzen tanımaz kişiliği ve alkol bağımlılığıydı. Bukowski babasına olan nefretini onun aksine bir hayat yaşayarak göstermiş ve bir yazısında da bu yüzden bir hiç olmayı seçtiğini söylemiştir. O babasının aksine olduğu gibi görünen ve bir şey olmamayı hedefleyen birisi olarak kazandığı paraya önem vermiyor ve barlarda günü birlik bir hayat sürüyordu. Zengin Amerikalı kadınlarla ilişkiye girdiği dönemlerde onlara kaba dahi davransa etkiliyor onların evlerinde yaşamaya başlıyor ama bir türlü o hayata adapte olamayarak eski hayatına geri dönüyordu ki 1969'da da bunu, aç kalmayı seçtiğini söyleyerek ispat etmiş oluyor adeta. Ayrıca ömrünün çoğu denilebilecek kısmını da hipodromlarda geçirmiş ve bundan yazılarında sık sık söz etmiştir. 1950'lerin başında Bukowski, iki yıldan az bir süre ABD Posta İdaresi'nde posta kuryesi olarak çalıştı. 1955'te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı. Taburcu olduktan sonra bir daktilo satın aldı ve şiir yazmaya başladı.1957'de Barbara Fry ile evlendi fakat 1959'da boşandılar. Bukowski, şiir yazmaya ve içki içmeye devam etti ve sonra Los Angeles'taki postaneye geri döndü. 1965'te hiç evlenmediği Francis Smith'ten bir kızı oldu. 1969'da Black Sparrow Yayınevi'nden ömür boyu 100 dolar maaş teklifini alınca postaneden ayrıldı. Bir mektubunda şöyle bir açıklaması vardı "İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim." Posta ofisini bırakalı bir ay olmadan Postane ismindeki ilk romanını bitirdi. 1976'da Bukowski, Linda King ile tanıştı. İki yıl sonra birlikte Los Angeles'ta bir liman şehri olan San Pedro'ya taşındılar. Bukowski ve Beighle 1985'te evlendiler. Bukowski, Pulp romanını henüz bitirdikten sonra 9 Mart 1994'te 73 yaşındayken omurilikten yayılan lösemi sebebiyle San Pedro, Kaliforniya'da öldü. Bu tip bir hayat yaşadığı için birçok kez tutuklanmış, dayak yemiş olan Bukowski hayatı, özgün dili ve tarzı ile Amerikan edebiyatına damgasını vurmuş, Türkiye'de ise ilk kez Sokak dergisi'nde çıkan öyküleri ile tanınmıştır.