8/10
·224 syf.··
2023 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2023 20:32
Bu adamın kitaplarını her okuduğumda aklımdan şunlar geçiyor; ben bu adamı neden okuyorum? iki kelimesinden biri çılgın fantaziler olan, sürekli aklı seks de olan, gördüğü her canlıyı düzmekten bahseden, hayatı sevişmek ve içmekten ibaret gösteren ki bazen insanın midesini bulandıracak kadar abartan bu adamı neden hâlâ okuyorum? Ama işte bu "pis moruğun" her öyküsünün içine birbirinden güzel konular serpmesi, söylenmeyeni söylemesi, aykırı olması, siyasetten, günlük hayattan, iş hayatından, aile yapısından, insanlıktan bahsediyor ya tırnak işareti içinde işte o an da bu adamı okumaya devam etmeliyim diyorum. Diğer bir hoşuma giden yanı da beğenilmek için hiçbir çaba sarfetmemesi, mükemmel olma gibi bir çabasının hiç olmaması... Kitaba dönecek olursak, Bukowski yine bildiğimiz Bukowski... Hatta bu kitabında çoğu öyküsünde durumu çok daha fazla abartmış bu pis moruk. Ama kitabın adını da taşıyan öyküsünde şunu fark ettim, Bukowski aslında çok romantik bir adam da olabiliyormuş. Aşkı bilinen kalıplardan çıkarıp çok farklı bir şekilde sunuyor okuyucusuna. Keşke daha uzun sürseydi, keşke daha güzel bitseydi ve keşke daha çok aşk öyküleri yazsaydı Bukowski dedirten bir hikaye. Aşkı zayıflık olarak mı gördüğünden onun yerine sürekli çılgın fantazilerini koyuyor yoksa bu yanını şiirleri için mi saklıyor bilemedim. Belki de şiirlerini de okumam gerekiyor artık. Bu arada bazı öykülerini hiç dolandırmadan, saptırmadan mevzu odaklı yazmış. Çok da güzel becermiş bu işi de ama tabi ki de "yeraltı edebiyatından" çok da uzaklaşmadan... Bukowski'yi okuyup beğenmiş kişilere önereceğim bir kitap fakat daha önce okumayan kişilerin Bukowski'nin ailesini ve çocukluğunu anlatan Ekmek Arası kitabını okumadan diğer kitaplarının okunmaması gerektiğini düşünüyorum. Hayatını öğrendikten sonra öykülerini anlamanız, yorumlamanız çok daha rahat olacaktır. Ne yazık ki herkes okusun demeye çekindiğim bir yazar. Ama Bukowski'yi seven herkese rahatlıkla önerebileceğim bir kitap. keyifli okumalar.
Kasabanın En Güzel KızıCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 20231,908 okunma
·
3.655 Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
“Güzelliğinle neden uğraşıyorsun? Kabullensene?” “Başka bir şey gördükleri yok da ondan. Bir bok değil güzellik. Uçar gider. Çirkin olduğun için talihlisin. Biri seninle ilgilendiğinde başka bir şey için olmadığını biliyorsun.” Kasabanın En Güzel Kızı
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Çirkin erkeklere müşfik davranır, yakışıklı erkeklerden iğrenirdi. “Hayat yok onlarda” derdi. “Mükemmel kulaklarından ve burunlarından başka bir bok düşünemezler. Yüzeyseldirler. İçleri yoktur...” Kasabanın En Güzel Kızı
Bugün yarın biter benimki. Üslubu yorsa da alıştırıyor kendine. Herkesin içinde bir Charles Bukowski olmalı lazım olduğunda ortaya çıkacak:)
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Çok yerinde bir yorum oldu:) teşekkür ederim 📚
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Bir gün, “Bukowski ölmüş,” diyecekler ve gerçekten keşfedilip yaldızlanacağım. Ne fayda? Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
Cass, kasabanın en güzel kızı, yirmisinde ölü. Kasabanın En Güzel Kızı
Reklam
Eğer insanlar her şeyi çekinmeden söyleyebilseydi şu yazdıklarınızdan oldukça çok görebilirdik "iki kelimesinden biri çılgın fantaziler olan, sürekli aklı seks de olan, gördüğü her canlıyı düzmekten bahseden, hayatı sevişmek ve içmekten ibaret gösteren" Yalanın İcadı filmi bence bu konuya uygun bir film :)
Mustafa Kemal Baba
Gönderi Sahibi
@Katalitik hep aynı şekilde (...) :) mantıklı geldi :D