Zebercet gibi unutulmaz bir karakteri edebiyatımıza kazandıran Yusuf Atılgan, kendine has cümle kurma yapısı ile çok kolay okunmayan ama derinliği ile akıllarda uzun süre kalacak bir kitaba imza atmış. Bir cümle içerisinde geçen çok katmanlı zaman akışı, hem geçmiş zaman hem gelecek zaman, hem de şimdi zamanın aynı anda kullanımı, Zebercet’in ruh halini de yansıtıyor adeta. Gerçekliğini sürekli sorguladığımız, yaşanıp yaşanmadığını anlamadığımız ama bir halüsinasyon halinde geçen olaylar örgüsünü adeta ter içinde kalan Zebercet gibi buhranlar içerisinde takip ediyoruz. Otelin kokusunu resmen alıyorsunuz kitabı okurken, bazı anlarda iplerle bağlandığınızı hissediyorsunuz, arada bir de yalnızlık duygusu ile nasıl başa çıktığınızı aklınıza getiriyorsunuz. Sorunlu bir psikoloji ile geçen bir ömrü bu kadar kısa sürede bu kadar yoğun biçimde verebilmek çok kolay olmasa gerek.