Akıl Çağı (Özgürlüğün Yolları 1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
5.640
Gösterim
Adı:
Akıl Çağı
Alt başlık:
Özgürlüğün Yolları 1
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
437
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106939
Orijinal adı:
L'Age De Raison
Çeviri:
Gülseren Devrim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Akıl Çağı
Akıl Çağı
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransa'ya renk ve bütün dünyaya ses veren "Jean-Paul Sartre"ın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir. Sartre'ın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında önemli bir yeri olan "Özgürlüğün Yolları" başlıklı dizi romanı üç kitaptan oluşuyor: "Akıl Çağı", "Yaşanmayan Zaman ve Yıkılış". Tümü 1945-1949 yılları arasında yayımlanan bu üç romanın 1945 yılında yayımlanan ilk ikisi, anlamlı farklılıklarıyla İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı altüst oluşu sergiler. Dizinin ilk kitabı olan ve 1941'de bitirilen "Akıl Çağı"nda, 1937-1938 yıllarının aldatıcı iyimserliği içinde, iki gün süresince kendilerini arayan ve kendilerinden kaçan, çok içe dönük birkaç kişisel yaşamın sınırlı çerçevesi içinde süregiden arayışlar anlatılır. "Özgürlüğün Yolları" dizisinin kalan iki kitabını, "Yaşanmayan Zaman" ve "Yıkılış"ı da pek yakında Can Yayınları arasında bulacaksınız.
(Arka Kapak)
Mathieu nun iç dünyası özgürlüğünden vazgeçemezken bir çok kişiyi kaybetmesini anlatıyor okunmaya değer varoluşçuluğu yansıtan bir kitap fazla uzatmak istemiyorum okumanızı tavsiye edebilirim
Romanın kahramanı Mathiu AKIL ÇAĞI na gelmenin sıkıntılarını, içinde bulunduğu durumun vasıtasıyla yaşar.Özgürlüğü savunurken, hiçbirşeye, hiçkimseye gerçekten bağlanmamayı düşünürken aslında seçimsiz hayatın ne kadar sıradan olduğunun , seçimsizliğin bi tür kaybediş olduğunun farkına varır.Romanda genç öğrencileri onun bu özgürlükçü tutumuna hayranlık beslerken kendinden yaşca büyükler, bu tutumu cezalandırmak isterler.Hatta onun bu sorumluluktan kaçmak için çırpınışından için için zevk alırlar.Mathiu evlilikten ve çocuk sahibi olma sorumluğundan kaçarken , kendi vicdanı ile çatışmaktadır.Aynı şeyi belli bi yaşa gelip evlenmemişseniz gözlemleyebilirsiniz. Etrafınızdakiler hem size gıpta ederler hem de ince ince sıkıştırmaya çalışıp, üzerinizde toplum baskısı oluşturmaya çalışırlar. Bu insanın içsel çatışmasıdır.Seçimlerin getireceği sorumluluktan kaçarken, seçimsizliğin getirdiği hiçliğin derin sancısı..
Dinlene dinlene, sindire sindire okunması gereken bir kitap. Yazar, '4 günde neler yapılır, neler yok edilir?'i anlatıyor. Kahramanların hepsinin iç sesini de romana katarak çoğulcu konuşmalarla romana daha çok bağlanmamız sağlanmış.
Bilindiği üzere Sartre varoluşçu yazar ve filozoftur. Sartre'nin varoluşçuluğu, insanın önceden tanımlanmamış bir varlık olarak ele  alınmasıdır. İnsan kendi yaşamını ya da tanımını kendi kararıyla verecektir.  İnsanın içinde bulunduğu koşullar içinde yaptığı tercihleri onun kim olacağını ve ne olacağını belirler.  Varoluş özden  önce gelir. 

Kitaba gelecek olursak Akıl Çağı, Özgürlüğün Yolları serisinin ilk kitabı. Ana karakterimiz Mathieu, özgürlüğüne düşkün, özgürlüğünden ödün vermemek adına bağlanmamayı tercih eden bir adam... Fakat, tercihleri ve yaptıkları onu ne kadar özgür kılıyor? Sorunun burasında Sartre'nin insan tercihleriyle ne olacağını belirler düşüncesi kendini  gösteriyor.  Romanda geçen insanlar içe dönük, kalabalık içinde bile yalnız tipler. Bir anda mutluyken kendi kabuğuna çekilen, birbirini hem çok seviyor görünüp hem  de birbirinin kusurlarını bulup içten içe nefret eden insanlar.  Mathieu'nun varoluşunu ortaya çıkarıp özgürüm düşüncesi ile yaşarken neleri kaybettiğini ve aslında ne kadar klasik ve herkesçe hayat yaşadığını fark ettiğini anlatıyor. 
Akıl Çağı, Özgürlük Yolları üçlemesinin ilk kitabı. Jean Paul Sartre'nin bu romanı kendisi gibi 1905 doğumlu ve felsefe öğretmeni olan Matheu adlı bir adamın, özgür olmak adına yaptiklarini, kendisiyle mücadelesini ve bu uğurda neleri kaybettiğini anlatiyor. Sartre bu romanda, kendi değer yargilariyla, prensipleriyle, erdemleriyle, doğruları ve yanlışları ile 35 sene boyunca kendisiyle yaşamış olan, harekete geçmemekte direnen, kendi özgürlük anlayışınca hareket eden ve bağ kurmaktan uzak duran, varlığını kendi egemenliği altına almaya çalışan kontrolcü bir adamın, gırtlağına kadar kendi yaşantisina gömülüşünü ve asla dışına çıkamayışının çaresizliğini ilmek ilmek işlemiş.

Birtakım politik olayları da görüyoruz kitapta. 1940 yani 2.Dünya Savaşının olduğu bir yılda, hiçbir kişiyle, görüşle, durumla bağlantı kurmayan özgür adamımız Mathieu'nün görüş benimsememesi ve dostlarıyla birlikte siyasi olaylara katılmaması onlardan kopmasına sebep oluyor. Matheu'nun arkadaşı, savas ortasında, her şey yıkılırken, herkes kaçarken, yapacak bir şey kalmadığında bile, aydin insanlarin sakince, inanmak ve benimsemek icin haklarının olduğunu düşünmelerine katlanamiyor ve eleştiriyor.

Aslında Matheu'nun çevresindeki hiç kimse ona katlanamiyor. Yedi yıllık sevgilisi Marcelle, avukat olan abisi, Daniel, ve Ivich icten içe nefret ediyorlar.

Her bir karakterin vermis olduğu varoluş mücadelesi ayri ayri incelenmeli. Ruhsal değişimleri, bireyin iç dünyasındaki gizli düşünceleri -ozellikle bastırılmis yoğun nefreti- Matheu'nun kimseye benzememek için verdiği uğraşların onu nasil herkese dönüştürdüğüne, kendi kendinin nedeni olmak ve özgürlük uğruna yaptığı seçimlerin onu sonsuz bir özgürlüğe mahkum edişine tanıklık edeceğimiz harika bir başyapıt.
“ Akıl Çağı” bir insanın kendisini içinde bulacağı bir eser. Derin ve felsefik konuşmaların bitip tükenmeyen azizliği. 1930-1940 Fransa’sında kendini aşka ve idealizme adayan bir grup genç. Başını çeken Mathieu’nun yaşamı. acı, aşk, yokluk, sosyal, kültürel ve siyasi birikimin bütünü. Aslında seçimsizliğin özgürlük olmadığını değiniyor. Okudukça içiniz açılacak ve cümlelerin arasında Sartre’ye dokunacak, Simon’u hissedeceksiniz. “Ben yalnızca kendim olmak, kendime dayanmak istiyorum”
Keyifli okumalar...
Ozgurluk nedir sorusunu sordururken, herhangi bir seye baglanmamanin, soyutlanmanin herkese ve her seye belli bir mesafeden fazla yaklasmamanin aksine isteklerini belirleyebilme kendine tanima ve karar verip sorunlulugunu alabilmenin ozgurluk demek oldugunu anlatan kitap.sonradan bakilinca her karakterin kendi yorumuna gore ortaya cikan davranis ve bakis acisi farkliliklari.kendi ic sesinize kulak vereceginiz kitaplardan biri.
Kitabı defalarca okudum. Defalarca derken abartmıyorum. Özgürlüğün Yolları serisinin ilk kitabı Akıl Çağı Başkahraman Mathieu'nun birkaç gününü anlatıyor. Kitabı okurken kitabın hikayesinden çok karakterlerin okunması gerekiyor. Karakterlerin her biri kendini var etme yolu arıyor. Ben okurken bütün karakterlerde defalarca kayboldum. Sakin bir zamanda yavaş bir şekilde okumanızı tavsiye ederim.
Sartre'nin Nobel ödülünü aldığı ve reddederek kabul etmediği eserdir. Roman olarak duru ve yalın bir anlatıma sahiptir. Sıradan kişilerin başından geçen gündelik olayların çözümlemesinden ibarettir diyebilirim. Esere asıl farklılık kazandıran felsefi yönüdür. Karakterlerin her birisi farklı düşünce biçimleri ile alakasız ruhsal yapılara sahip olarak tek bir sonuca bakmaktadırlar. INSAN OZGUR OLMAYA MAHKÛMDUR
Sartre'in "Özgürlük yolları" serisinin ilk kitabı. Kitabı ben çok sevdim. Bağlanma korkusu yaşayan, birbirini seven ve ya tam aksi birbirinden nefret eden insanlar. Farklı yapılardaki ilişkileri inceleme fırsatı buluyorsunuz kitapta. Toplumda her insanın hem kendi insanlığıyla hem de çevrenin talepleri ve sorumluluklarla nasıl da mücadele halinde olduğunu görüyorsunuz .
~“Özgürlüğe gelince; onu da çok düşünmeye gelmezdi, çünkü o zaman insan özgürlüğünü kaybederdi.”
Kocaman bir boşluk yaratır kitabın son sayfasını çevirip kitabı bitirmek.Varoluşçu bir düzlemde ilerleyen kitap ayrı ayrı karakter analizleri sunarken bunu gerçekleştirdiği görsel betimlerle karakterleri seninle tanıştırır ve okuma süresince beraber yaşamaya başladığınızı hisettirir.Özgürlüğün toplumsal çıkarlar gözetildiğinde ne kadar büyük bir kaos yarattığı olaki iki kişilik bir hayata tecavüz ediyorsa bunun yarattığı rahatlığı lakin hayatlardan biri çıkmaza girdiğinde(matheu)toplumun baskısının daha çok hissedildiğini çok gerçekçi işlemiştir.Romanın kadın karakteri marcella fikirlerini ifade etmekte yarattığı kişilik özellikler kesinlikle çok bizden ve içler acısı bir durum sergilemekte.Toplumsal cinsiyetin yarattığı kadının çok iyi bir örneğini sergilemekte,kadına yüklenen tüm acıları doğum vb.acı bir şekilde isyan etmeni sağlıyr.yazacak çok şey var Daniel,lola ayrı karakter analizleri yapılması gereken cinsten okuyup üstüne düşünülesi bir başyapıt.
Sartre'in kendi uzerinde psikanaliz uyguladigi kitap. Varolussal krizlerle dolu, her bir karakterin kendi alter egosunun disavurumu oldugunu dusundurttu. Tabii her Sartre kitabi gibi bu da birazcik bunalimli, insanin icine işliyor.
Hiç kimse bana benden söz etmiyor ,ben kendim , bazen kendimi bulmakta zorluk çekiyorum .
İhtiyarladım. Şurada bir sandalyenin üzerinde gırtlağıma kadar kendi yaşamıma gömülmüş oturuyor ve hiçbir şeye inanmıyorum.
Şurada bir sandalyenin üzerinde gırtlağıma kadar kendi yaşamıma gömülmüş oturuyor ve hiçbir şeye inanmıyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akıl Çağı
Alt başlık:
Özgürlüğün Yolları 1
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
437
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106939
Orijinal adı:
L'Age De Raison
Çeviri:
Gülseren Devrim
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Akıl Çağı
Akıl Çağı
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransa'ya renk ve bütün dünyaya ses veren "Jean-Paul Sartre"ın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir. Sartre'ın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında önemli bir yeri olan "Özgürlüğün Yolları" başlıklı dizi romanı üç kitaptan oluşuyor: "Akıl Çağı", "Yaşanmayan Zaman ve Yıkılış". Tümü 1945-1949 yılları arasında yayımlanan bu üç romanın 1945 yılında yayımlanan ilk ikisi, anlamlı farklılıklarıyla İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı altüst oluşu sergiler. Dizinin ilk kitabı olan ve 1941'de bitirilen "Akıl Çağı"nda, 1937-1938 yıllarının aldatıcı iyimserliği içinde, iki gün süresince kendilerini arayan ve kendilerinden kaçan, çok içe dönük birkaç kişisel yaşamın sınırlı çerçevesi içinde süregiden arayışlar anlatılır. "Özgürlüğün Yolları" dizisinin kalan iki kitabını, "Yaşanmayan Zaman" ve "Yıkılış"ı da pek yakında Can Yayınları arasında bulacaksınız.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 303 okur

  • Hakkı Ürper
  • Serkan Mutlu
  • Yağız Teğmen
  • Drkitapsever
  • Güneşli Gece
  • İlayda
  • No one
  • KÜBRA ÖZDEMİR
  • Cerridwen
  • mehmet Akman

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.9
25-34 Yaş
%43.1
35-44 Yaş
%30.2
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%43.1
Erkek
%56.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.4 (46)
9
%26.4 (28)
8
%12.3 (13)
7
%12.3 (13)
6
%3.8 (4)
5
%0.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.9 (1)

Kitabın sıralamaları