Varoluşçuluk

8,2/10  (38 Oy) · 
149 okunma  · 
30 beğeni  · 
1.528 gösterim
Varoluşçuluk nedir?
Şimdiye değin çeşitli karşılıklar verilmiş bir sorudur bu. Sözgelişi, Weil'e göre varoluşçuluk bir bunalım, Mounier'ye göre umutsuzluk, Hamelin'e göre bunaltı, Banfi'ye göre kötümserlik, Wahl'a göre başkaldırış, Marcel'e göre özgürlük, Lukacs'a göre idealizm (düşüncülük), Benda'ya göre usdışıçılık (irrationalisme), Foulque'ye göre saçmalık felsefesidir.

Bu değişik karşılıklar varoluşçuluğu gereğince tanıtıyor mu bize? Eski deyişle, "agyarını mani, efradını cami" bir tanıma (tarife) varıyor mu? Sanmıyorum. Çünkü onlar, tanımlamaktan çok, varoluşçuluğun belli bir yanına parmak basıyorlar. Belli bir özelliğini ya da belirtisini ortaya koyuyorlar. Üstelik abartarak, büyüterek....
(Önsöz)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2012
  • Sayfa Sayısı:
    123
  • ISBN:
    9789754680096
  • Çeviri:
    Asım Bezirci
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ayşe Y. 
 05 Haz 19:40 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Jean-Paul Sartre'ın, Varoluşçuluk adıyla Asım Bezirci tarafindan dilimize kazandırılan kitabı, varoluşçuluk hakkında ön bilgi kazanmak isteyen okurlar için birebir. Kitabın girişine 21 sayfalık inceleme tadında bir önsöz kaleme alan Asım Bezirci, bu bölümde Varoluşçu felsefenin tanımından, kökenlerinden çeşitlerinden ve eleştirilerden bahsettikten sonra Sartre'ın elimizdeki kitabının ana metni olan "Varoluşçuluk Bir İnsancılıktır" adlı metin hakkında da bilgi veriyor. Ardından da Türkiye'de Varoluşçuluğun etkilerinden bahsedip sözü Sartre'la bitiriyor. Kitabın 1. bölümünü Sartre'ın Varoluşçuluk'la ilgili eleştiriler üzerine kaleme aldığı "Varoluşçuluk Bir İnsancılıktır" metni oluşturuyor. Bu metnin akabinde Sartre'ın Pierre Naville ile bir tartışmasına yer verilmiş. 3. Bölüm Gaéton Picon'un Sartre'a ilişkin bir incelemesine ayrılmış. 4. Bölüm ise Laffont Pompiani'nin incelemesi ile Sartre'ın yaşamı, kişiliği ve eserleri hakkında geniş bilgi içermekte.Kaynakça bölümünde ise çevirmen Asım Bezirci, bize Varoluşçuluk hakkında geniş bilgi edinebileceğimiz zengin bir kaynakça eklemiş. Varoluşçuluk kitabı, 128 sayfalık su gibi bir çeviriye sahip, oldukça zengin içerikli bir kitap. Varoluşçu felsefenin dünya edebiyatı ve bizim edebiyatımız üzerindeki derin etkileri düşünüldüğünde kitabın önemi de ortaya çıkıyor aslında. Bu anlamda bu alanda okuma yapan herkese kitabı mutlaka öneriyorum; ama şunu bilmenizde yarar var: "Varoluşçuluk" ucu bucağı olmayan bir felsefe, bu kitap ise bu felsefeye sadece ilk adım olabilir. Yüksek beklenti ile okunduğunda hayal kırıklığı yaratmaması için bu görüşümü ifade etmek istedim. Herkese iyi okumalar diliyorum.

Salih Sarıkamış 
 30 May 03:20 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Son zamanlarda Varoluşçu felsefeye veya düşüncesine merak salmıştım. bir kaç ufak araştırmanın sonunda Jean Paul Sartre'ın ''Varoluşçuluk'' eserini okumaya karar verdim ve okudum. Varoluşçuluk kısa ve öz olarak şudur; 'varoluş Öz'den önce gelir.' Sartre'ın dünyası tarihsel görüşten yoksundur. Bundan dolayı geleceği yalnızca bireyin tasarısına bağlar. peki ya özgürlük? Onun özgürlük dedği şey aslında bireyin kendi içine kapanışıdır. Her şeyden önce varoluşçuluk insancılık değildir. Tam tersine insanlık ve özgürlük düşmanı bir akımdır. İnsanın varoluşu konusunda meraklı olanlara tavsiye ederim. insanın özü mü öncelikli yoksa varlığı mı? İşte Jean Paul Sartre bunun cevabını bize güzel ve duru bir felsefi lisan ile anlatmaya çalışıyor.

mefkure 
10 Eki 2015 · Puan vermedi

Varoluşçuluk konusunu anlamaya matuf olarak okuduğum bir kitap oldu. Ancak, Sartre'nin bir konferansından alıntı yapılmış kitapta, bana göre felsefe terminolojisine uzak ve yeni başlayan biri için ağır bir dil ile karşılaşılması söz konusu. Sartre'nin, sonuçta felsefe ile ilgili kesimlere hitap etmiş olabileceğinden dolayı basit bir dil ve yorumda bulunması düşünülemezdi. Dolayısıyla biraz felsefe altyapısı olanların daha fazla anlayacağı ve zevk alacağı bir kitaptır diye düşünüyorum.

Ruby 
28 Tem 18:52 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Belki de felsefik yolunuza işık tutup size felsefik açıdan kimlik kazandıracak bir kitap olacaktir!
Varoluşçuluk: insanda -ama yalnız insanda- varoluş özden önce gelir.
İnsan önce vardır; sonra şöyle ya da böyle olur.
Çünkü o, özünü kendi yaratır.
Nasıl mı?
Dünyaya atılarak, orada acı çekerek, savaşarak yavaş yavaş kendini belirler. Bu belirlenme yolu hiç kapanmaz, her zaman açıktır

Dilay Ok 
25 Mar 20:42 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

"Varoluş,insanda ama yalnız insanda özden önce gelir. Bu demektir ki insan önce vardır;sonra şöyle ya da böyle olur.
Çünkü o,özünü kendisi yaratır. Nasıl mı?şöyle;
Dünyaya atılarak,orada acı çekerek,savaşarak yavaş yavaş kendini belirler. Bu belirleme yolu hiç kapanmaz..."

İbrahim çalikoglu 
17 Ağu 14:44 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 7/10 puan

Sartenin kendi geliştirdiği varoluşçuluk akımının anlamını,felsefesini anlattığı;eleştirilere yanıt verdiği bir arastirma ,deneme kitabi.felsefeyle ilgilenenlerin bir şeyler ozumseyecegi bir kitap

Sisyphos 
22 Haz 22:35 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Weil'e göre varoluşçuluk bir bunalım, Mounier'ye göre umutsuzluk, Hamelin'e göre bunaltı, Banfi'ye göre kötümserlik, Wahl'a göre başkaldırış, Marcel'e göre özgürlük, Lukacs'a göre idealizm (düşüncülük), Benda'ya göre usdışıcılık (irrationalisme), Foulquié'ye göre saçmalık felsefesidir.

Sartre'ye göre ise çok basit bir tanımı vardır:
"Varoluş özden önce gelir." Bu tanım çok basite indirgenmiş gibi görünse de aslında varoluş felsefesi ortaya atıldığından beri hiç bir mutlak tanımı yapılmadı. Sartre'nin bu tanımında ise varoluş felsefesi kısaca özetlenmiş oldu. Bir şey ilk önce taslak halinde değilde önce oluşur ondan sonra bir taslağı oluşur. Yani önce bir şey var olur ondan sonra etkin olur.

Bununla birlikte varoluş felsefesi iki kısıma ayrılmış oldu; Karl Jaspers ile Gabriel Marcel öğretinin Hıristiyan kanadını, Heidegger ile Sartre Tanrıtanımaz kanadını temsil ederler. Ama ikisinin de çıkış noktası aynıdır: Varlık özden önce gelir.

Birde varoluş felsefesinin kendiliğinden ortaya çıktığı zorunlu bir kendinde tanımı ortaya çıktı:
"Kendini nasıl yaparsa öyledir." Varoluşçuluğun baş ilkesi de budur. Ne kadar bir tanimlama girişimine girildiyse de sadece varoluşun etkilerinin ve sonuçlarının incelendiği ve sonucuna göre şekil aldığı bir bütün her şeyi konu alan herhangi bir sınır tanımayan bir felsefe öğretisi ortaya çıktı.

1946'da ki Sartre'nin bir konferans konuşmasının toplandığı bir kitaptır. O zamlar hıristiyanlar onu Umutsuzlukla, Komünistler ise özgeçilikle suçluyorlardı. Ve daha yeni ortaya çıkan bu akım herkesin aklında soru işaretiydi. Sartre bunu açıklamayı kendine görev olarak bildiği için ve hıristiyanlarla, Marxistlere cevap verme bağlamında bu konferansını yapar. Hemen o yıl bu konuşması toplanılır ve bu kitabı basılır.

Kendisini umutsuzlukla ve hayattan kopuklukla suçlayanlara aslında öyle olmadığını yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını iddia eder ona göre,
"İnsan yalnızca kendini anladığı gibi değil, olmak istediği gibidir de." Varoluş felsefesi de olacaktan değil olandan bahseder bu ise gerçek karşısında insanın tahammülsüzlüğü sayesinde olanı değilde olacak olandan korkular sayesinde yanlış anlaşılmak istedği içinde bu tür bir karşı duruş sergiler varoluş felsefesine...

Her ne olursa olsun bu dünyada terkedilmiş, bir başımıza bırakılmışlık hissini atlatamayacağız. Bu sadece Varoluş felsefesiyle açıklanabilirdi ki daha bu felsefeyi de tanımlayabilmiş değiliz...

Peyroux 
06 Şub 20:04 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Varoluşçuluk, Nietzsche,Kierkegaard, Heidegger'den sonra Sartre tarafından benimseniyor ve adı neredeyse birlikte anılır hale geliyor. 20.yüzyılın filozofu Sartre tüm eleştirel saldırıları da göğüslüyor. Bu kitap aslında daha çok Varoluşçuluk felsefesinin karşısındaki görüşleri karşılamak üzere planlanmış.
Varoluş, özden önce gelir, iyimser bir ögretidir. İnsanın elinde olan bir bilinçtir. Umutsuzluğa yer yoktur sanılanın aksine. Tüm insanlıktan sorumlu olmaktır. Bu sebeple de zamanla sorumluluk duygusunun insanda yaratacağı bulantıya sebep olabilir. Önce kendine güvenmektir. Düşünüyorum öyleyse varım bilincini benimser. Descartes' in izlerini taşır. İlerici bir ögretidir.Sartre, verdiği konferansta Varoluşçuluğun ne olduğu kadar, ne olmadığını da anlatıyor, eleştirileri yanıtlıyor.
Bulantı' yı daha iyi anlamak için öncelikle felsefesi hakkında fikir edinmeliydi. En çok da bu amaca hizmetle okudum bu kitabını. Ancak bir süre sonra yeniden okumak istiyorum. Çünkü tam olarak sindirebilmenin kolay olmadığı bir eser.

Kitaptan 44 Alıntı

onur karşı 
01 Tem 15:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Umutsuzluk, "irademize bağlı olan şeylere ya da eylemimize yol açan olasılıklara (ihtimallere) güvenmekle yetineceğiz," demektir.

Varoluşçuluk, Jean-Paul SartreVaroluşçuluk, Jean-Paul Sartre
onur karşı 
01 Tem 11:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Nitekim çoğu kimse yaptığının yalnızca kendini bağladığına, yalnızca kendini sorumlu kıldığına inanır. Bu yüzden, "Her koyun kendi bacağından asılır," derler. Kalkıp da onlara, "Ya herkes de sizin gibi yaparsa, o zaman ne olur?" diye sorarsanız, omuzlarını silkerek cevap verirler: "Herkes de böyle yapmaz ki!"

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (say)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (say)
Ayşe Y. 
 04 Haz 13:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Müthiş!!
"İşte Descartes da, "Dünyadan çok kendinizi yenin!" Derken aynı şeyi anlatmak istiyordu: Yani umuda kapılmadan işe girişin!"

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 53)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 53)
Ayşe Y. 
04 Haz 12:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Özden önce varoluş
"İnsanda -ama yalnız insanda- varoluş özden önce gelir. Bu demektir ki insan önce vardır; sonra da şöyle ya da böyle olur. Çünkü o özünü kendi yaratır. Nasıl mı? Şöyle: Dünyaya atılarak, orada acı çekerek, savaşarak yavaş yavaş kendini belirler. Bu belirlenme yolu hiç kapanmaz, her zaman açıktır."(Önsöz/Asım Bezirci)

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 8)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 8)
Peyroux 
04 Şub 22:42 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İşte, varoluşçuluğun ilk işi de her insanı kendi varlığına kavuşturmak, varlığının sorumluluğunu da omzuna yüklemektir. Ne var ki biz, "insan sorumludur," derken, yalnızca "kendinden sorumludur," demek istemiyoruz. "Bütün insanlardan sorumludur" demek istiyoruz

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Say Yayınları)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Say Yayınları)
Ayşe Y. 
04 Haz 14:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İnsan kendi tasarısından ibarettir!
"Eylemsizlik, yangeldimcilik, 'Ben yapmazsam, elbet bir yapan çıkar!' Benim yapmadığımı başkaları yapabilir!' diyen kimselerin davranışıdır. Size anlattığım ögreti (varoluşçuluk) ise tam tersidir bunun: Çünkü o, 'Ancak eylem içinde, iş içinde gerçeklik vardır,' der. Hatta daha da ileri gider: "İnsan kendi tasarısından başka bir şey degildir; kendi yaptığı, gerçekleştirdiği ölçüde vardır; yani hayatından, edimlerinin (fiillerinin) toplamından ibarettir!"diye ekler."

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 55)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 55)
Ayşe Y. 
04 Haz 12:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Varoluşçuluğun temel eğilimleri
"Bireyciliğe (ferdiyetçiliğe) aşırı yer vermek, kişinin varoluş sorununa büyük ilgi göstermek ve 'herhangi bir düşünce okulundan olmamak, herhangi bir inançlar kümesini, özellikle sistemleri yetersiz görmek; sığlığını, bilgiçliğini, yaşamdan yoksunluğunu ileri sürerek gelenekçi felsefeyi küçümsememek'-bütün bunlar, Kirkegaard'İn, Jaspers'in, Heidegger'in olduğu gibi, 'Nietzche'nin de belli başlı özellikleri've 'Varoluşçuluğun çıkış noktalarıdır."(Önsöz/Asım Bezirci)

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 9)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 9)
Ayşe Y. 
04 Haz 13:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Cogito
"Cogito: Descartes'ın 'Düşünüyorum, öyleyse varım' sözünün kısaltılmışı. (Çevirenin notu)"

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 34)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 34)
Ayşe Y. 
04 Haz 14:10 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Girişimler zinciri
"İnsan bir girişimler zinciridir. İnsan, bu girişimleri yaratan bağlantıların toplamı, örülüşü ve bütünüdür."

Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 57)Varoluşçuluk, Jean-Paul Sartre (Sayfa 57)
5 /