O zaman gene aynı kalıplaşmış alışkanlıkların bıktırıcı çarkını döndürmek için enerji harcamayı sürdürmek zorunluluğu üzerimize bulut gibi çöker.Gözlerimizi, gece karanlığında salt bizim keyfimiz için yeniden biçimlendirilmiş bir dünyaya açabilmek için çılgın bir arzuya kapılırız belki de: her şeyin yepyeni renk ve şekiller taşıdığı, değişmiş olduğu,başka gizemler içerdiği bir dünya; maziye içinde hemen hemen hiç yer vermeyen bir gün geçmişin bilinçli bir sorumluluk ve pişmanlık tortusu bırakmadığı, sevinçli anıların hüsran, tatlı anıların burukluk vermediği bir dünya.