"İki husus kafamda dolaşıyordu; ölmek ya da delirmek. İki halde ne hissedilebilir, ne de doğrulanabilirdi. Ölmüş ya da delirmiş olabilirdim yani. Delirdiğimi kimselere belli etmemek için hep sakinlikten bahsediyorduysam, ölmüş olduğum anlaşılmasın diye de yaşıyor muydum yoksa?"
"Gece kimin içine çekeceği konusunda kararsızdı. Tüm ihtişamıyla binlerce cariyesi olan yıldızları okşuyordu dışarıda. Geceye mukavemet gösterdiği oranda inceliyordu insan. Sonra yazabilen yazıyor, bağırabilen bağırıyor ikisini de yapamayan var gücüyle susuyordu."
"Şarkıyı değil o şarkıyı ilk dinlediğin zaman ki kendini özlüyorsun. O zamana dokunamadığını anlayınca da, şarkıyı bir daha dinliyorsun. Geçmiş zamanın şimdiki zamanın işleyişine burnunu sokmaktan vazgeçmemesi de diyebiliriz, buna."