İnsanlar göçer, yaşlanır, ölür ve her köşebaşında bir başka güzellikle karşılaşmaya duyulan o aydınlık inanç söner, tükenir. Ya şimdi ya da hiç bir zaman; mutluluğu ancak havada uçuşurken yakalayabiliriz, yakalayacaksak.
İnsanın yeryüzüyle yekvücut olduğu, yaşamın nabzının daha güçlü attığı, hayatın tıka basa vaatlerle dolu olduğu ve geleceğin insanın önüne, tepelere akıp giden yol gibi güvenle serildiği anlar vardır. Eh, o zamanlar gençtim...
Aramızda bir şey kopmuştu ve o buna çok üzülüp ümitsizliğe kapılıyordu. Bense, aksine, bunda bir ümit görüyordum; sanki tek bir kişiymiş gibi görünseler de aslında soğuk evrende kaybolmuş iki da farklı yalnız yıldızdan farksız olan eskimiş çiftlerin güya anlaşır görünmesinden güç alıp kendimizi birbirimize uydurarak, sahtelik içinde yaşamaya mahkum olmayacaktık.