Şu üç soru bize sıkça sorulur:
1. Çocuğumu ahlaken nasıl eğitmeliyim?
2. Çocuğumu dinen nasıl eğitmeliyim?
3. Çocuğumun teorik eğitim sürecini nasıl yönetmeliyim?
Üç soruya da benim standart cevabım her zaman bir tanedir: Kendini eğit.
Sebebi şu ki; ben eğitimde müşahedeyi esas alırım. Eğitim çocuğa okutulmaya çalışılan sayfalar, söylenen sözler değil çocuğun müşa hede ettiği şeydir.
"Gerçekte öğrenmek özü itibariyle güzeldir. Yani hiçbir ek fayda veya sonuç getirmese dahi bilmek, bilmemeye nazaran güzel bir şey olurdu.
Sadece öğrenmek için öğrenseniz dahi öğrendikten sonra artık aynı kişi değilsiniz. Hakikati keşfetmek ya da keşfettiğini düşünmek insanı kaçınılmaz olarak değiştirir. İnsan kendi bilgisine karşı direnemeyen bir varlıktır..."
Birisi 6, diğeri 1 yaşındaki iki kızım da eve kitap kargosu geldiğinde sevinirler. Kargoyu açma ayinini onlar da istediği için hep beraber yaparız. Muhtemelen benim sevincimden dolayı kitap kargosu açma olayını zihinlerine sevinçli bir olay olarak kodladılar. Benim kitap okuduğum koltuğa benim gibi oturup ellerindr resimli kitapları ile durmaya çalışırlar. Bunu çok küçük yaşlarından itibaren yapıyorlar,ilk gördüğümde çok şaşırmıştım. Aynen benim gibi oturmaya çalışıyorlar. Ben henüz çocuklarımı kitap okuma konusunda teşvik etmiş değilim.