Hepimizin geçmişinde ya okuduğu okulda ya da yaşadığı mahallesinde "sıkıntılı" tipler olmuştur.
Bu tipler bazen yalnızken bazen grup şeklinde bize ya da çevreye rahatsızlık vermişlerdir. Akran zorbalığına maruz kalmayan yok gibidir.
Geriye baktığınızda bu insanlar ne yapıyorlar?
Ya hayatlarına aynı şekilde devam etmişler, hapishane veya rehabilitasyon merkezlerinden geçmişlerdir. Ve hala düzenlerini kuramamışlardır. Kurdukları düzen de düzensizliği getirmiş ve sürekli bocalama içerisinde hayatları geçiyordur.
Ya da hayatlarını tamamen değiştirmişler ve o günleri sorduğunuzda "gençtik yaptık bir hata" deyip geçeceklerdir.
İnsanların değişmesi kendi içlerinden gelen istekler/ dinamiklerle mi olur? Yoksa devlet veya toplum insanı değiştirir mi? Bunlar kitabın cevap aradığı sorular.
Kitapta görmek/ düşünmek bile istemeyeceğimiz sahneler söz konusu. Okurken yaşıyorsunuz adeta. Oldukça başarılı bir kitap.