Ali KOÇ

Ali KOÇ
@C_AliKoc
Istırabı kanına kat da göz kırpmadan iç! Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç... Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç, Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında...
*Atatürk Üniversitesi *Erciyes Üniversitesi
Yozgat
22 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı

Ali KOÇ

, bir kitap okudu
10/10
·352 syf.·
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Ahmet Taşağıl
9.1/10 · 1.148 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Orman kavimlerinde ve yerleşik topluluklarda, hakimiyeti ele geçiren gruplar zorbalık yolu ile, kendilerine hiçbir siyasi ve mülki hak tanımadıkları mahkum kütleleri (Moğollada çeşitli kölelik müesseseleri,Slav kavimlerinde meşhur köle ticareti, Mısır'da köle kütleleri, Çin'de enselerine boyunduruk vurularak çalıştırılanlar.Hindistan'da paryalar, eski Yunan'da, Aristoteles'in ehli hayvan ve canlı alet dediği, doğrudan mülk sayılan insanlar, Roma'da benzeri köleler) sınıf, kast cenderisine alarak cemiyet düzenini öyle devam ettirmek için asırlar boyunca türlü tedbirlere (özel kanunlara) başvururlarken, insanın kol kuvvetine ihtiyaç duyulmayan TÜRK toplumunda özel mülkiyet ve hür çalışma sayesinde gelişen sosyal gelenekler zamanla töre (anayasa) hükümleri halinde kesinlik kazanmıştı. Velhasıl kelam TÜRK'lerin toplum yapısında hiçbir şekilde kölelik yoktur herkes hür ve bağımsızdır.
GÖKTÜRK KAĞANLIĞI
Gök Türk ülkesi çok genişlediği için Taspar Kağan ülkenin doğu kısmında yeni bir teşkilatlanma ya gitti. Yeğenlerinden, ağabeyi Kara'nın oğlu She-tu'yu (Işbara Kağan) ülkenin doğu tarafına, kardeşi Ju-tan'ın oğlu Börü'yü batı tarafına küçük Kağanlar olarak tayin etti. Böylece kendisi Kağanlar kağanı seviyesine yükseldi.
Hunlarda Sosyal Statü
İdare edenlerle halk, Hindistan ve Avrupa'daki gibi sınıflara bölünmüş değildi. Hun boylarının asil olma durumu onları birbirlerine karşı farklı hukuki haklarla donatmıyordu. Suç ve ceza konusunda hiçbir sınıf farklılığı ve ayrıcalık gözetilmiyordu.
Türk Adını Bulmak
Herodotos'un MÖ 5. Yüzyılda doğu kavimleri arasında zikrettiği Targitaların Türk isminin ilk şekli olabileceği ileri sürülmüştür.