Nurettin hocamizin cevaplariyla Ahmet tasgetirenin sorulariyla sohbet havasında hazırlanmış radyo programinin kitap haline getirilip harika bir eser yapılmış.heyecanli tutkulu bir şekilde kitap okumak isteyen Nurettin hocamizin kitaplarını okumali
Kendini düşünmüyorsun ama başkasının imanı uzerinden cennet pazarliyorsun.Adeta şöyle oluyor:Cennet dört kişilik ve bız dört kişiyiz;bir kişi daha gelirse bize yer kalmaz,o gelmemeli.Bir devlet dairesinde memur olan ya da filan sistemde görev alan kişi müşriktir diye milyonları aynı anda cehenneme atacak nükleer kararların vebali kıyamet günü çok ağırdır.Bu kadar basit olmamali.
Kadınları mutlu etmek zor değildir aslında, yeter ki samimi olun onlara.
Çiçek almayı unuttum değil; param yoktu deyin mesela.
Patron mesaiye bıraktı değil, arkadaşlarla çıkacağız deyin onlara.
Arkadaşlarınızla çıkmanıza kızıp, dudak düşürüyorlarsa da; sizle daha çok vakit geçirmek içindir o tafralar da. Yoksa turşunuzu kurmayacaklar;emin olun hiç bir zaman asla.
Aldığınız çiçekler değildir onları mutlu eden, duygularınızı somutlaştırıp kalbinizi ellerine bırakıvermenizdir; yüzlerindeki çocukça tebessümü ettiren.
Ve kalbinizin çiçeklere dönüşmüş halidir onları güldüren.
Bu yüzden vazgeçemez kadınlar çiçeklerden, o çiçekleri kalbinize benzettiklerinden. Yoksa çiçek çok da önemli değildir, zira ben hiç görmedim kadınlardan çiçek yiyen.
Sahiplenilmeyi sever kadınlar; "kendi ayakları üstünde durma felsefeleri" güçlü görünme kaygısından.
Hesap sorar gibi değil, tebessümle "nerdeydin" dediğiniz zaman; size tüm günü anlatıverirler o an.
Ama sıkıldığınızı belli etmeyin; otobüste bi kaç durak ayakta gittikten sonra, biraz oturup tekrar yaşlı teyzeye yer vermek zorunda kaldığını da anlattığı zaman.
Dinlenilmeyi sever kadınlar; düşüncelerine değer verildiğinde eşsiz bir huzura kavuşurlar.
Düşüncelerine değer verdiğiniz an, yine karlı çıkan siz olursunuz o zaman, sizi yere göğe sığdıramazlar; o kadar büyütürler ki taşırırlar sizi odalardan sokaktan.
Çocuktur aslında bütün kadınlar; bu yüzdendir nazlanmalar; elinde değildir ki; hala içindedir elinde pamuk şekeri saçında kurdelayla koşturan küçük kızlar.
Ve annedir bütün kadınlar; bu yüzden her zaman sizden bir adım ötede yaşarlar; çünkü geleceğinizi onlar kurarlar.
/alıntıdır.
Biz günahı"yabancımiz değil ama dostumuz da olmayan"bir pozisyonda gormeliyiz.Bizde istemeksizin bulunan birşey olarak.eskilerin bir sözüdür;günahtan değil günaha curetten korkmak lazım.