Giriş Yap

Nureddin Yıldız

Yazar
Derleyen
Çevirmen
9.3
8,4bin Kişi
Unvan
İlim Adamı, Yazar, Çevirmen
Doğum
Of, Trabzon, Türkiye, 1960
Yaşamı
1960 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ailesiyle İstanbul’a geldikten sonra on yaşına kadar hafızlık ve ilk dini eğitimini babası Hilmi Yıldız hoca efendiden aldı. Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesine devam ederken değişik gazetelerde haftalık yazılar yazmaya ve tercüme haberler kaleme almaya başladı. Aynı zamanda kürsü hatipliğine de devam etti. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde aldığı bir yıllık eğitiminin ardından Mekke Umm Al-Qura Üniversitesi’ne geçiş yaparak Usul-u Fıkıh bölümünü bitirdi ve aynı dönemde hadis hocalarından özel dersler aldı. Büyük Muhaddis Abdulfettah Ebu Gudde, Hindistanlı büyük alim Ebu’l Hasen En’Nedvi ve Emin Saraç hocaefendi icazet aldığı hocalardan bazılarıdır. İstanbul’a döndükten sonra on yıl boyunca babasının kurmuş olduğu Kur’an Kursunda hafızlık ve dini eğitim verdi. Aynı dönemde tercüme eserler kaleme aldı. İstanbul’a dönüşünden sonra sivil toplum çalışmalarına da devam etti. Senabil Hizmet ve Kültür Vakfı, Sena Eğitim Ve Kültür Vakfı, Tüketiciler Birliği, Sosyal Doku Derneği vb. yirmiye yakın kurum ve kuruluşun öncülüğünü yaptı. Çocuk ve aile eğitimi, Gençlerin bilinçlendirilmesi, İslam ahlakı, teşkilat Eğitimi, Ümmet Bilinci vb. konularda yüzlerce seminer ve konferans verdi. Aylık düzenli olarak dört dergide (Altınoluk, Reyhan, Genç Doku, ElifElif) düzenli yazılar yazmaktadır. Halen Senabil Hizmet ve Kültür Vakfında çalışmalarına devam etmekle beraber evli ve dört çocuk babasıdır. Dünya Alimler Birliği’nin Türkiye’deki ilk üyelerinden olup, düzenli olarak her hafta Sosyal Doku Derneği’nde Pazar sohbetleri vermektedir.

İncelemeler

Tümünü Gör
200 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
aldığım 9 karar!
Hayatımızın bazı dilimlerinde, birtakım dönüm noktaları olur. Okuduğum bu eser, benim için tam da bu noktada konumlandı. “Gaza gel-“ fiili, kitabı okuduktan sonra aldığım radikal kararları ifade etmede elbette çiğ kalacaktır. Henüz şaşkınlığım dinmiş değil. Bu denli sanal olan bir mecranın, gerçek kalemlerle harf harf işleniyor oluşu beni ziyadesiyle korkuttu. Bir ‘enter’ tuşunun yalnızca bir giriş tuşu olmadığını anladım. Bunu farkettiğimde neyse ki iş işten geçmemişti. Hâlâ nefes alabiliyordum. Ayrıca emoji kullanımının, bilerek veya bilmeyerek "dilsizleştirme" çalışması olduğunun idrakine vardım ve emoji kullanmayı terkettim. Bu beni daha fazla düşünmeye sevk etti. Bir gülen emoji ile kapatabileceğim bir meseleyi güzel bir cümle ile noktalamak hayli zor geldi. İnternet ile aramızdaki ilişkinin de karakterimize hatrı sayılır bir katkısı olduğunu öğrendim. Kapı çalma edebimizde, kapı açıldığında nasıl ki içeriyi göremeyecek yerde duruyorsak; yan komşudan gelen telefon görüşmesine kulak kesilmek bir yana mekan değiştirmeliymiş mümin. Ayrıca karşısında konuşmaya çekindiğim bir kitleye, klavye başında istediğimi söyleme cesaretini gösteremem. Kitaptan bana ilham olunan kararlar: Biiznillah... ✓ Telefon görüşmelerimi kısa tutmalıyım; zira telefon iletişim aracı. ✓ Kulaklık kullanmalıyım; vücudum emanet. ✓ Bir kişiyi üç kez çalacak şekilde aramalıyım. ✓ Beğendigim paylaşımların tarafında olduğumu unutmamalıyım. ✓ İyi niyetle de olsa yaptığım paylaşımın; küfrün, batılın reklamı olmamasına dikkat etmeliyim. (Bu ne biçim laf? diyerek lafı söyleyenin tanınırlığını artıramam) ✓ Kornaya basmadan önce kırk kere düşünürüm. ✓ Namaz vakitlerinde kimseyi aramam ve aynı vakitlerde beni arayan kişileri tekrar gözden geçiririm. ✓ Ziyaretlerim kısa olur. Ev sahibinin esnemesini beklemeden kalkarım. ✓ Yük olmak yerine, yük almaya çalışırım. Allah razı olsun hocamızdan. Aldığımız kararlarda Allah muvaffak eylesin.
İnternet Fıkhı
9.2/10 · 1.663 okunma
·
Reklam
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42