Dükkana girdiğinde, gördüğü yağlı boyalar ve duvara asılı dolapta bulunan Osmanlı musikisi enstrmanlarına uzun uzun dikkatle seyre daldığı mistiki izlenim uyandırmış dükkan sahibininkiydi.
Daha sonra T paraları toplamak için mağazaları tek tek gezmeye başlamıştı ki ilk girdiği mağaza; aralarında en zengin tüccara ait, mağazaydı.Yani 145 rubleden malları satan mağazaydı.
Bu mağazanın sahibi kısa boylu kafasında bir yumak saçı kalmış, göbekli, yüksek faiz karşılığında insanlara para veren ve zorbalıkla parayı geri alan bir adamdı.
T Ona malları kaçar rubleden sattığını sordu.O da 100 rubleden sattığını söyledi.Ve sattığı tüm ürünlerin parasını T ye daha önceden hazırlanmış bir zarf içerisinde teslim etti.Ona bir şey içip içmeyeceğini sordu, T acelesi olduğunu daha sonra kalan mallar da satıldığında tekrar geldiği zaman içeceğini söyleyip hızlı adımlarla dükkandan çıktı.
Bu şekilde mal bıraktığı bütün dükkanları teker teker gezip paraları topladı.Aralarında gerçek sattığı fiyatı söyleyen tek mağaza sahibi 100 rubleden satandı.
Girdiği hiçbir dükkanda fazlaca oyalanmadan hızlı şekide çıktı, aracına bindi ve gitti.
İki gün geçtikten sonra beş otobüs turist kafilesi gelip mağazalara akın ettiler.Ellerinde son kalan trençkotlara gerçek anlamda saldırarak birbirleriyle itişe kalka aldılar.Bu durum karşısında mağaza sahibi şok olmuşlardı.Bazı turistler buraya tekrar gelmek istediklerini, eğer getirtebilirlerse mağaza sahiplerinden bu ürünlerden fazla sayılarda alacaklarını söylediler.Mağaza sahipleri ise siparişleri getirebilceklerini ve bu durumdan memnuniyet duyduklarını söyleyerek istenilen adetleri bi kağıda not ettiler.