Karakolda kendisine sakin olmasını söylediler.Karakola gerekli herşeyi anlattıktan sonra bu anlattıklarını delilleri ile birlikte tutanağa geçirdiler.Polislerin dikkatini bir şey çekti.Telefonuna gelen mesajı okudukları zaman numaraya bakıp numarayı sorgulattılar ve numaranın eski Çeçenistan X örgütü lideri husaın albanı’ye ait olduğunu fark ettiler.Bu durumu polisler çaktırmadan
’’4 Kamyon-1257,8689957-k52 deposunda’’ mesajını kağıda yazıp rus istihbarat şubesine gönderttiler.O sırada tüccar olanlardan habersiz oturup bekliyordu.
Yaklaşık 1 saat sonra tüccara kelepçe takıp hemen onu yüzüstü yere yatırdılar.Ekip arabasına tüccarı sokup depoya gittiler.Depoda dört tane kamyon duruyordu.
Polisler direk kamyonları aramaya başladılar, kamyon kasasının zemininin ahşap platformla yükseltilmiş olduğunu fark edip direk parkeleri söktüler.
Tamı tamına 18 adet Çeçen el yapımı konvansiyonel olmayan roketatar ve çeşitli el yapımı patlayıcılar orada duruyordu.Bunun üstüne tüccar hayır!
Hayır!! Bunlar benim değil.Kamyonları alcaktı!
Alçak herif! Diye bağırmaya başladı.
Rus istihbaratı atılan mesajdaki kodları çözmek için iki saat daha uğraş verdikten sonra kodların kremlin sarayı uydu kordinatları olduğunu çözdüler.Ve beş hafta önce kremlin sarayına Çeçen örgütü tarafından yapılacak bir terör eylemi ihbarı almışlardı.
Bunun üzerine tüccarı apar topar sorgu odasına alıp çeşitli işkencelerden geçirdikten sonra konuşturamayacaklarını anladılar.Bu adam işkencecilere resmen maval okuyan profesyonal bir çeçen ajanıydı.Ve terör eylemi planlıyordu.
Ne yaptılarsa hiçbirşeyden haberi olmayan tüccarı bir türlü konuşturamadılar, - ne de olsa bilmediği bir şey hakkında kimse konuşamaz’’
Çarşamba günü sabah sisli bir hava vardı.Moskova’ya kar yağmaya başlamıştı tekrardan.
Her zamankinden daha erken saatte mağazasını açan tüccar sabırsızlıkla kahvaltısını yaptıktan sonra gazetesini okurken Çeçenlerin moskova metrosunda canlı bir bomba eylemi yaptığını okuduktan sonra, ayağa kalkıp turist kadını aradı.
Telefonu açan turist kadın:
-’’Günaydınlar efendim’’
-E:’’Günaydın efendim, malları ne zaman teslim alacaksınız,sevkiyatı ayarlayabildiniz mi?
Bak lojistikle ilgili bir sorununuz varsa tanıdıklarım vasıtasıyla size o konuda da yardımcı olabilirim’’
dedikten sonra
turist kadın:’’Sağolun efendim,sevkiyatı ayarlayabildim ancak akşam üstü gelip ürünleri sizden teslim alabilirim,
ödemeyi dolar ile mi yapmamı istersiniz yoksa ruble ile mi?’’
-E:’’Siz kendinizi boşa yormayın efendim zaten bizim de şu sıralar dövize ihtiyacımız vardı, şuanki dolar kuruna göre ben hesabı yaptım,adetini 140 rubleden sayarsak 900 bin dolar yapıyor’’
Turist kadın:’’Peki beyfendi benim üzerimde şuan 790 bin dolar var, offshore hesabımdan hemen bugün içersinde kendime havale yapayım ancak bana biraz daha zaman vermeniz gerekiyor’’
-E:’’Tabi efendim hay hay, akşamı bekleriz’’
-turist kadın:’’Tamam, iyi günler’’
-E:’’iyi günler’’
dedikten sonra telefonu kapattı.E ellerini sıvazlamaya başlayarak bir sevinç kahkahası patlattı, döviz kurundan da kazanacağı karı düşündü’’
Çarşamba akşamı saat sekiz sularında tüccar depoda tamı tamına üç saattir bekliyor ve turist kadını arıyordu.
Fakat telefon çalıyor çalıyor birtürlü açılmıyordu.Bu durum karşısında öfkelenen E bir sağa bir sola gidip kamyonun tekerlerinden birine bir tekme attı.
’’Lanet olası karı, neden telefonunu açmıyor’’
’’Lanet olası kadın aç şu telefonu!’’
Saat onbir sularındayken tüccar heralde turist kadının başına bir aksilik
Yirmi dakika sonra telefonuna bir mesaj geldi.
’’4 Kamyon-1257,8689957 k52 deposunda’’
Mesajı okuduktan sonra telefonu bıraktı.Başını yastığa koydu gözlerini kapadı, fakat gözlerinde heyecandan dolayı gram uyku yoktu.
Tekrar yataktan kalkıp mutfağa gitti iki tane portakal kesip tabağa koydu, oturma odasına geçip televizyonu açtı, televizyonda bir gece spor programı bulup portakalı ağzını şapırdata şapırdata yedikten sonra elinde kalan portakal şiresini önce kanepenin kenarına daha sonra da göbeğine sürdü.Göbeğindeki kılları parmaklarıyla ovuşturarak top top ederken yarı ölü vaziyette uykuya daldı.
Normal zamanlarda sabah altı buçuk gibi kalkar mağazaya ilk giden hep kendisi olup mağazayı açardı.Bu sabah dokuz gibi uyandı telefonu eline alıp mağaza çalışanlarının kendisini onyedi kez aradığını gördü.İşe gittiği zaman iki mağaza çalışanı da kapının önünde donmuş vaziyette kendisinin gelmesini beklediğini gördü sırıtarak günaydın diyip dükkanını açtı.
Salı günü öğleden sonra telefonuna ‘’ adres??’’ diye bir mesaj geldi.O da bu mesajı cevapladı.Sevkiyat bu akşam gelecek diye düşünüp ellerini sıvazlamaya başladı.O sırada işini garanti altına almak için turist kadını aradı.Ve malların bu akşam geleceğini, ne zaman teslim alabileceğini sordu.
Kadın çarşamba sabahı malları alacağını, fakat sevkiyat için sorun oluşursa çarşamba akşamı bir aksilik çıkmazsa kesin olarak gelip alacağını söyledi.
Salı akşamı kamyonlar sekiz sularında depoya geldi.Kamyonlardan beş dakika sonra T de depoya giriş yaptı.O sırada kamyonlardaki kıyafetler indirilip kontrol edilmeye başlanmıştı.Yarım saat geçtikten sonra T parayı elden teslim alıp, iyi bir ticaretti,kamyonları dediğim gibi yaparız diyerek adamın elini sıktı ve depodan çıktı.
O akşam 2 kamyon da diğer mağaza sahiplerine teslimatlar
Faizci tüccar iki gün boyunca gece gündüz T’yi gece gündüz arasa da bir türlü ulaşamıyordu.Ah bir ulaşabilse, elinde daha ne kadar mal olup olmadığını öğrenip, trençkotları 50 rublenin de altında toptan bir fiyattan kapatabilse belki de son beş yıldız faizcilikten kazandığı paranın neredeyse aynısını kazanacaktı.
Tanrının budalası adam telefonunu neden açmıyordu...
Gün boyunca telefonu elinde ondan gelecek aramayı sabırsızlıkla beklerken ikinci günün gecesi saat 2 sularında telefonu titredi.Yarı uyur yarı uykuda heyecanlı bir şekilde telefonuna baktı,T bir mesaj gelmişti.
’’Bana 0850014579 numarasından ulaşabilirsiniz’’
Telefonu elinden bıraktı.Ne garip bir numaraydı, bu numara Rusya’ya ait değil diye söylendi kendi kendine.Daha sonra kendi kendine aceba şimdi mi aramalıyım yoksa sabah mı, en iyisi yatayım sabah ararım.
Tekrar yatağına uzandı başını sevinçle yastığına gömdü.Sonra tekrar doğruldu gözünde gram uyku kalmamış şekilde ‘’Neyse sonra da uyursun, şu iş bi bitsin’’ dedi ve yataktan kalkıp o numarayı aradı.
Aramadan önce aceba çok yazar mı diye içinden geçirdi, aman ne yazarsa yazsın bu işten çok para kazanacaksın, aklını başına topla kaz gelecek yerden tavuk esirgeme pinti herif dedi kendi kendine...’’
T: ‘’Alo’’
E:’’T nerelerdesin kaç gündür sana ulaşmaya çalışıyorum telefonun kapalıydı, ulaşılamıyordu
heralde iş yapmak istemiyorsun benimle tekrar?
Bak sana karlı tekliflerim vardı oysa ki...
T:’’Yurtdışındaydım bir iş için, teklifini dinliyorum, son mallar satıldı mı ?’’
E:’’Satıldı satıldı, sana bir şey soracağım elindeki şu trençkotlardan daha var mı?
T:’’Var fakat Ukraynada depoda son parti bekliyor, çok sipariş var onları teslim edeceğim, elimde son yedi kamyon edecek kadar ürün var’’
E:’’Ha işte yedi kamyon diyorsun bana 4 kamyonu ne kadara bırakırsın,