Gecelerden bir gece; köşe bucak hapsoluyorum gizlice
Bir şeyler var sürekli gelip geçiyor ömrümüzden
sevişmeler ve gülüşmeler varken sürgümüzde
burkulan bir yaşama sevincine açılıyor bir sabah gözlerimiz
adımlarını birer birer çantasına doldurup gidiyor biri bu şehirden
bir sarhoş hüznü bu gökyüzündeki
bir kirlilik abidesi
bir toz pembe mavisi.
umulması kolay gibi gelirken alıyorlar birer birer ellerimizden sevdiklerimizi
‘çeşmenin duvarları boyandı’ derken;
kaskatı kesilmiş dağlardan su indi
kar taneleri eridi,
yitip gitti insanlar birer birer;
sözlerimizden, gözlerimizden, dünlerimizden.
vakur bir mumun ürkekliği siniyor gönlüme
velev ki korkuyor, titriyor, ,inliyorum küflenmiş bir duvarla hislice
halim perişan
ne geçmiş bir lisan var ömrümde
ne bir gelecek türküsü umuda söylenen
hiç bitmeyecekmiş gibi Ortadoğu kan ağlarken
seni arıyor gözlerim;
ölüm, açlık, sefalet sokaklarda kol gezerken
sana yürüyorum
dilenen bir Suriyeli bebeğin gözbebeklerinde…