Lilly

Bilince Açılan Kapı
Milyonlarca insan aynaya göre yaşıyor. Aynada gördüklerinin kendi suratları olduğunu sanıyorlar. Bunun kendi isimleri, kendi kimlikleri olduğuna ve hepsinin bundan ibaret olduğuna inanıyorlar. Biraz daha derine inmen gerekiyor. Gözlerini kapatmalısın . İçini izlemelisin. Sessizce durman lazım . İçinde tam bir sessizliğe ulaşamazsan asla kim olduğunu anlayamazsın. Bunu ben sana söyleyemem. Söylemenin bir yolu yok. Herkesin kendiliğinden keşfetmesi gerekiyor. Ama varsın – bu kadarı kesin. Tek sorun içinin derinliğindeki merkeze ulaşmak ve kendini keşfetmek. İşte benim yıllardır öğrettiğim de budur. Benim meditasyon dediğim kendini bulmaya yarayan bir araçtan başka bir şey değildir. Bana sorma. Kimseye sorma. Cevap içinde bir yerde saklı ve onu keşfetmek için içinin derinliklerine inmen gerekecek. Üstelik o kadar yakın ki – yüz seksen derece dönüversen karşına çıkacak. Ve sen bir isimden, bir yüzden, bir bedenden ibaret olmadığını görüp şaşıracaksın, hatta sadece bir beyin de değilsin. Sen tüm varoluşun, onun güzelliğinin, ihtişamının, mutluluğunun, muhteşem coşkusunun bir parçasısın. Bilincin anlamı kendini tanımaktan başka bir şey değil
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İşte bu nedenle tüm bedenini dolaş ve onu sevgiyle, şefkatle, anlayışla çepeçevre sar. Bu en azından beş dakikanı alacaktır ve sonuçta kendini çok gevşemiş, rahatlamış, neredeyse uykusu gelmiş gibi hissedeceksin. Sonra bilincini nefes almaya taşı; nefes almanı rahatlat. Beden dışarıdaki bölümümüzdür, bilinç ise en derindeki ve nefes almak ikisini birleştiren köprüdür. O nedenle nefes almak sona erince insan ölür – çünkü köprü yıkılmıştır; artık beden evin, sığınağın olarak işlevini sürdüremeyecektir. Bu yüzden beden gevşediğinde gözlerini kapat ve nefes alıp verişini gör: bunu da rahatlat. Nefesinle küçük bir sohbete gir: "Lütfen gevşe. Doğal ol," de. Göreceksin ki "Lütfen rahatla," dediğinde belli belirsiz bir ses çıkacak. Normalde nefes alıp vermen çok doğadışı bir hale geldi ve onu nasıl rahatlatacağımızı unuttuk, çünkü devamlı o kadar gerginiz ki nefes alıp vermenin de gergin olması neredeyse huy haline geldi. Ona iki üç kez rahatlamasını söyle ve sonra da sessizce kal
Rahatlamak için insanın çok konforlu olması gerekir, o nedenle kendini rahat ettir. Sandalyede hangi şekilde rahat ediyorsan öyle otur. Gözlerini kapat ve bedenini rahatlat. Ayak parmaklarından kafaya kadar kendini tarayıp içinde nerede gerginlik olduğuna bak. Dizlerde hissedersen dizi gevşet. Dize dokun ve ona, "Lütfen rahatla," de. Omuzlarda gerginlik varsa oraya dokun ve "Lütfen rahatla," de. Sandalyende rahat otur, ışığı ister loş yap ister kapat, ama çok parlak olmamalı. Herkese bu yirmi dakika boyunca rahatsız edilmek istemediğini söyle, telefon yok, herhangi bir şey yok, o süre boyunca dış dünya adeta silinecek. Kapıları kapat, bol bir kıyafet giy ki hiçbir yerin sıkılmasın ve gerginliğin nerede olduğunu hissetmeye başla. Birçok gerginlik noktası bulacaksın.
Her türlü mutsuzluğun varolma nedeni sana bir yerlerde hata yaptığını, yoldan çıktığını belirtmektir. Hemen geri dön! Bedene kulak vermeye, do ğayı ve içindeki sesi dinlemeye başlarsan gittikçe daha mutlu olursun. Doğaya karşı iyi bir dinleyici ol.
Sağlığın tarifini hatırla. Bedenini hiç hissetmediğinde sağlıklısın demektir. Başını sadece başın ağrıdığında hissedersin. Başın ağrımıyorsa başın da yoktur – hiçbir ağırlığı kalmaz. Bacağın ağrıyorsa vardır. Ağrımıyorsa orada değildir. Beden sağlıklı iken – benim sağlık tarifim şudur, sağlığın varlığından tamamen habersiz olursun, orada olup olmaması hiç fark etmez. Aynı şey sağlıklı beyin için de geçerlidir. Akıl sakinse, sessizse, hissedilmez. Beden ve beyin birlikte sessiz olurlarsa ruhu daha kolaylıkla, gülerek hissedebilirsin. Ciddi olmaya hiç gerek kalmaz.