Türkiye’de garip bir tecrübe biriktirdik: En çok hangi alanın üstünde durduysak, en çok onu hırpaladık. Tarımı konuşa konuşa toprağı küstürdük; ekonomiyi tartışa tartışa dengesini sarstık; eğitimi sürekli yeniden kurarken kökünü zayıflattık; ahlâkı dilimizden düşürmeyip içini boşalttık.
Sanki söz çoğaldıkça öz geri çekildi. Gürültü arttıkça hakikat inceldi. Ve biz, en çok sahip çıktığımızı sandığımız yerden kaybettik.