' Benim içimdeki us sımsıkı durur, dizginleri de elinde tutar. Duyguların gemi azıya alarak korkunç uçurumlara doğru sürüklemesine olanak vermez. Tutuklular aslında çılgındır; bırakırsan tozu dumana katarlar. İstekler de kendi hallerine kale, bir sürü boş hayallere, kod umutlara kapılırlar. Ama benim içimdeki us her tartışmada en son sözü söyler. Kasırga, deprem, yangın gelip geçebilir başımdan... Ama ben vicdanın buyruklarını yorumlayan o yavaş, serin sesin gösterdiği yoldan ayrılmam.'
Helen beni yatıştırmıştı; gelgelelim bana verdiği huzurda anlatılmaz bir hüzün tortusu da vardı. O konuştukça içimi yas bürümüştü, ama bu yasın nedenini bilmiyorumdum.
"... Ara sıra Gateshead Köyü'nde kapı önlerinde çocuklarını emzirirken, çamaşır yıkarken gördüğüm yoksul kadınları düşündüm. Onlar gibi konuşup yaşamak, bilgisiz kalmak! Yok, yok; özgürlüğümü böyle pahalıya satın alacak kadar kahraman değildim."