Ölmek için doğanlar var, düşüyorum tutacakmış gibi yapıp itiyorlar.
Her geçen gün biri daha gözümde yaş olup gözümden düşüyor. Ne kadar az insan, ne kadar çok yaratık var.
Artık dünyada kalmak istemiyorum.
Sevgili, uzatma dünya sürgünümü benim.
Bugün bana baktı
işvekârım
bakmasın diye yalvardım
güldü baktı
baktı güldü
ben
Yalvardım o güldü
Zalımsın
Nemrutun kızı
Gönlüm bayram yeri
Beynim elektrik direği
çarmıha gerilmiş İsa hakkına
duada yorulmuş Muhammed aşkına
seni doğuranın hatırına
gülümseme bana doğru
bir daha
Yağmur mu çıksın
Bora mı?
ne istersin gönlümdeki denizcilerden
kaybedelim mi kendimizi
unuttuk mahalimizi
Eve mi dönmeyelim
Behey zalımın kızı
kal desen kendimi olduğum
yere çivileyeceğim
Git! desen
paramparça dağıla dağıla
gideceğim
O zamanlar gençtik ve kaybetmeyi sevmiyorduk hoş hiçbir zaman da sevmedik ama yaş kemale erince bir muharebe düştü diye komple yenik sayılmadığını öğreniyor insan.