Serdar idim serhatta, ne ser kaldı ne hat. Yaralı aldığım yolda ayağıma diken dolmuş oturup bakasım yok, han viran, hancı zeval olmuş. Bırakmışlar kervandan bir başıma yorulup da durasım yok.
Arada kalın bir çizgi gibi duran duvar yıkıldı, içimdeki çocuğun üstüne!
Artık var da bir yok da bir.
Ölüm de bir yaşam da, zaman bir girdabın içinde artık , geçmiyor dönüyor sadece.