Can Gök

Can Gök
@CanGok3593
Arşiv niteliğindedir.
Özcülük, eskiçağdan Darwin'in zamanına kadar neredeyse evrensel olarak kabul gören dünya görüşüydü. Pisagor ve Platon tarafından temeli atılan özcülük, doğanın görünürde değişken olan tüm olağanüstü olaylarının sınıflandırılabilece­ğini öğretir. Her sınıf, tanımıyla (özüyle) nitelendirilir. Bu öz, sabittir (değişmez) ve tüm bu tür diğer özlerden kesin sınır­larda ayrılır. Örneğin Pisagorcular, bir üçgenin, şekli ne olursa olsun daima bir üçgen olduğunu, dörtgenlerle ya da herhan­gi bir geometrik şekille ara şekiller vasıtasıyla bir bağlantısı kurulamayacağını savunmuşlardır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bulunan ilk tartışmasız kuş fosili, üst Jura'ya (145 milyon yıl öncesine) ait olan Arkeopteriks'tir. Kuşların soyoluşuyla ilgili başlıca iki öneri vardır. Tekodont (gömük dişli) teorisine göre kuşlar, belki de 200 milyon yıldan daha önce, geç Trias'ta arkozor sürüngenlerden kaynaklanmış­lardır. Dinozor teorisine göreyse kuşlar, geç Kretase' de (yakl. 80-110 milyon yıl önce) teropot dinozorlardan kaynaklanmış­lardır. Dinozor teorisinin esas desteği, kuş iskeleti­nin özellikle leğen kemiği ve arka uzuvlarının yapısının bazı iki ayaklı dinozorlarınkine çok benzemesidir
Damarlı ilk bitkiler Silüryen dönemi tabakalarında bulunmuştur. Paleozoik zamanın (özellikle Kar­bonifer döneminin) hakim bitkileri; kurtayağı, eğrelti otu ve tohumlu eğreltidir. Mezozoikte yaygın olanlar, özellikle çikas (yalancı sago-palmiye benzeri tropik bitki) ve kozalaklı ağaçlar gibi açık tohumlulardı; şimdi yaygın olan kapalı tohumlular, Trias'ta ortaya çıkmış olmalarına rağmen yaklaşık 125 milyon yıl önceki Kretase dönemine kadar gelişmemişlerdir. Şimdiye kadar çiçekli bitkilerin yaklaşık 83 takıma ve 380 aileye yerleştirilmiş olan 270.000 türü tanımlanmıştır. Moleküler ve morfolojik yöntemlerin bir kombinasyo­nunun uygulanmasıyla artık kapalı tohumluların takımları arasındaki ilişkiler (soyoluş) iyi anlaşılabilmiştir. Çiçekli bit­kilerin muazzam yayılımı, Kretase ortasından beri böceklerin benzer yayılımı ile birlikte evrilmiştir.
Ílk bitkilerin fosil kaydı çok zayıftır. Genelde, yaşayan kara bitkilerinin en ilkeli olarak kabul edilen yosunların bulunan fosilleri, Devoniyen dönemine aittir fakat bu bitkiler önceden de mevcutlardır ama fosilleşmemişlerdir. Charophycea algle­rinden (yeşil alglerden) evrimleştikleri aşikardır. Ortakyaşar mantarlar, yaşanması zor toprakların ele geçirilmesinde önem­li rol oynamış olabilirler.
Bu kadar çok hayvan şubesinin aniden aynı anda ortaya çıkışı, belki de o zamanda gelişen bir diğer evrimsel gelişmenin eseriydi. Yeni fosillerin çoğu keşfedildi çünkü yumuşak vücutlu atalarının sahip olmadığı iskeletleri vardı. Fakat sonra, Kambriyen ile ilişkili olduğu açıkça belli olan tipler gibi birçok garip tip de içeren daha da erken bir fosil fauna (Ediakara), dünyanın çeşitli bölgelerindeki geç Prekambriyen'e (Vendiyen=Ediakara) ait tabakalarda keş­fedildi.