Günümüzde insanların mutluluğu eğlenmeye dayanıyor, eğlenmenin altındaysa "almanın", tüketmenin doygunluğu yatıyor. Tüm dünya, ağzımıza layık büyük bir nesnedir; büyük bir şişe, büyük bir elma, büyük bir memedir.
İnsan, ebediyen beklenti içinde ve ebediyen düş kırıklığı yaşayan
bir emici olup çıkmıştır.
Kapitalist toplumda eşitliğin anlamı değiştirilmiştir. Eşitlikle kastedilen, bireyselliğini yitirmiş insanların, otomatların eşitliğidir. Bugün eşitlik "birlik"ten çok "aynılık" anlamına gelmektedir.
Şöyle düşünün: İki çeşit başarısızlık vardır. Birincisi korktuğunuzda en kusursuz zamanı beklediğiniz için fikirlerinizi uygulamamanızdan kaynaklanır. Bu tip başarısızlıktan ders
alamazsınız ve ürkeklik sizi yıkıma sürükler. İkinci başarısızlık cesur ve girişimci ruhtan kaynaklanır. Bu durumda başarısızlığa uğrarsanız, şöhretinizin zedelenmesi öğrendiklerinizle kıyaslanınca pek önemli olmaz.
Yinelenen başarısızlık ruhunuzu sağlamlaştıracak ve işlerin nasıl yürüyeceğini size apaçık gösterecektir. Doğrusu ilk girişimde her şeyin doğru gitmesi bir lanet sayılır. Şans unsurunu sorgulamazsınız ve altın dokunuşa sahip olduğunuzu düşünmeye başlarsınız.