Onun ne yaptığı ve nasıl yaptığı... Benim yaptığımın aynısıydı, onunla tanışmadan önce yaptığım şeyin aynısıydı; onu bütün bu şeylere ben bulaştırmıştım. Benim hatamdı. Kendi kendini yok etmesi benim hatamdı.
İyi kız kötü çocuk klişesinin üzerine bir de kitabın lisede geçtiğini duyunca benim inanılmaz büyük ön yargılarım ortaya çıktı. Sırf ortalıkta dolaşan o inanılmaz "lolipop" sahnesine merakımdan okumaya başladım. Lolipop sahnesi için de bir beklentim yoktu ama neden bu kadar abartıldığını gerçekten merak ettim. Ve abartılmaya, konuşmaya değermiş.
Kitap okudukça bana ters köşeleri tek tek gösterdi. Öncelikle klişeden başlayalım. Aralarındaki ilişki, tüm o kötü ve iyi çatışmasındaki tahminlerimi aldı çöpe attı. Ve bu benim çokça hoşuma gitti. Lisede denilse de çok da liseli ergen hissini kitap vermedi.
Son olarak şunu söyleyip düşüncelerime son vereceğim. Kızın babasından aralıksız bir şekilde nefret ettim. Hatta okurken inanılmaz tetiklendim. Baba-kız konuşmalarını dozunda bırakıp kitabı bana bıraktırmadığı için şükrediyorum. Çünkü biraz daha babayı okusaydım benim için işkenceye dönecekti.