Dünya ancak birkaç tane gerçekten iyi insanı kaldırabilir. Geri kalanların doğal olması gerekir. Yoksa insanlar ne çalışırdı ne de yaşamlarından zevk alırlardı.
Doğu ve Bati'daki ortak yoruma göre Tac Mahal, evlilik aşkı ve bağlılığının mükemmel ifadesi, eşin sınırsız yuceltilmesi ve ona tapmanin bir anitidir. Estetiği, hükümdarın eşine olan duygularını dile getirir; deyim yerindeyse ' taşa kazınmış aşk şiiri ' ile karşı karşıyayız. Süregelen bu yorum elbette çağdas vakanivusler tarafından koruklenen bir efsaneden ibarettir.
Yeni araştırmalar bu yoruma katılmaz. Ne Şah Cihan o kadar asil ve karısına romantik bir şekilde bağlıydı ne de Tac Mahal'in kendisi sadece sevilen bir kişinin anitidir. Tac Mahal sayesinde hükümdar, karısına duyduğu sevgiyi değil, herşeyden önce kendi büyüklüğünü göstermeyi amaçlar.
Babür, Timur'un Orta Asyasından gelen biriydi. Geldiği ortam, yetiştirilme tarzı ve çevresi Fars kültürüne derinden bağlıydı. Bu kölenin farkındalığı sayesindedir ki Baburlüler Hindistan'daki yönetimlerininin başlangıcından itibaren kendilerini bu kültürün taşıyıcıları olarak görmüş ve bu mirasın alt kıtada aktarilmasini ve daha da geliştirilmesini sağlamışlardır.