"Bir de peçeli çarşafa razı değilim. Çarşafı beş türlüye çevirdiler. Bu peçeli çarşaf, çarşafın kalkmasına sebeb olacak iş. Biz memleketten İstanbul'a geldiğimizde çarşaflı ve peçeli gelmiştik.
Efendi Babama (Kuddise Sirruhu): 'Peçeye ne dersiniz? diye sordum. O da: 'Oğlum, doğru örtünsünler peçeye lüzum yok.' dedi."
"Bir bölük hocahanım Efendi Hazretleri'ne gelerek bazı hocahanımların çarşafı ikiye böldüklerini söylediler.
Efendi Hazretleri:'Sakın ha! Rahibelerin de önceden çarşafları vardi ama ilk yaptıkları şey çarşafı ortadan ikiye bölmek oldu.
Sonra alttaki eteği daralttılar, zamanla üstteki parçayı da yeleğe çevirdiler, iste rahibelerin şimdiki hallerinin geçmişi budur. Tarafımdan onlara çok kızdığımı söyleyin.' buyurdu."
Ayaklarınıza ses çıkartmayan, siyah ayakkabı giyin, böyle yaparsanız hem meşâyihın duasını alır, hem de Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in sefaatine nail olmuş olursunuz."
Erkekler bizim camide, hanimlar da misafirhanede toplandı. işte islâm şeriatınin emrettiği diğün böyle olur. Para vardır diye azgınlık yapmaya gerek yok.
"Efendi Hazretlerimiz Türkçe ve Arapça olmayan kelimeleri duyunca latife yapar, onları pek kullanmazdı. Bir iftarda Efendi Hazretleri'ne puding ikram edilince Efendi Hazretleri'nin çok hoşuna gitti ve bundan birkaç kase yedi.
Efendi Hazretleri: ' Bu nedir? Ne güzelmis.' diye sorunca ben:'Efendi Hazretleri buna 'Puding.' diyorlar.' dedim. Efendi Hazretleri latife yaarak: 'Ula puding nedir? Dört kitapta arasan ismini bulamazsın buyurdular."